Mart?ın azizliği

Abone Ol

Üstünüze afiyet saat başı değişen Mart iklimi bendenizi de

yatağa uzatıverdi. Bu yüzden de yattığım yerden maçlara dikkat kesilmeye

çalıştım. Ama yazılarımı yazdığım bilgisayar, bir arkadaşımın evinde olduğundan

oralara kadar uzanamadım. Sağ olsun gazetedeki arkadaşım Muhammet, telefonu

kaptığı gibi yazdır abi dedi.

Evet, Kasımpaşa büyükler karşısındaki galibiyetlerden bir

yenisini daha aldı. Beşiktaş ın Fenerbahçe galibiyetinden sonra şampiyonluk

yarışı stresini aşamadığını görüyoruz. Samet Hoca, sol arkada düştüğü talihsizliklerle

boğuşmak zorunda kalıyor. Bu defa da Emre yi çıkarmakta geç kalınca 2-1 e

yakalandı, çıkmak için ikinci yarıda tek kaleye ulaştı ama şans, şut

seçimlerindeki ürkeklik, dirilmeye yetmedi. Kasımpaşa da Şota ya Fenerbahçe

maçından sonra bir soru sormuştum. Demiştim ki, Niye çift santraforla

oynuyorsun be kardeşim Nitekim, maçın başında öne geçtiği Fenerbahçe ye çift

santrafor inadıyla maçı sunmuştu. O günden sonra güçlü bir orta saha kurup,

ilerdeki kaliteli ayaklarıyla daha geniş alanlar bulup, pozisyon üretebiliyor,

gol yapabiliyor ve maç kazanabiliyor. Aklı başına gelmiş herhalde. Şota nın

Fenerbahçe maçındaki ısrarını yazıp söyleyen tek kişi idim. Beni mi dinledi

yoksa aynayla mı hesaplaştı bilmem. Ama paçayı kurtardı. Beşiktaş ta ön taraf

zafiyeti Holosko nun harmandalı oynayışı sebebiyle ve de tabi ki Niang ın maç

eksikliğinden bir türlü organize olamıyor. Fernandez in yüksek tekniğini boşu

boşuna gereksiz yerlerde sahnelemeye çalışması da yarar değil zarar getiriyor.

Bence Beşiktaş ın şampiyonluk yarışı dışı kalışı takımı rahatlatır ve son 2

maçın ötesinde bir takım sunar bizlere diyorum.

Dedik ya rahatsızdık diye, Trabzon maçını pas geçmiştim bu

yüzden, kısaca değineyim. Tolunay Hoca bu Alanzinho, Colman gibi yabancılardan

artık vazgeçmeli. Volkan ın bu takımın ilk 11 inde olmayışı Şenol Güneş i

kopyalamak mıdır yoksa bu işte bu kadar anlamak mıdır Yazık. Bir kamyon

yabancısı olan Trabzonspor un haline üzülerek bakıyorum.