Marjinal senaryolar

Abone Ol

Sığ, düzeysiz, hayattan kopuk ve bir eli yağda bir eli balda tuzu kuru ailelerin arızalı ilişkilerini ele alan dizilerle, gayri meşru ilişkileri, ahlaksızlıkları, aldatma-aldatılma kavramlarını gözümüzün içine sokan yapımcıların ve rezilliklerin daha çok izlenmesi kalem oynatan senaristlerin son dönemde buldukları damar, "marjinal konular" Toplumumuzun ahlak anlayışına ve aile yapısına kesinlikle uymayan extrem mevzular Bu dizi konseptinin öncüsü, yaklaşık bir aydır magazin medyasının da yüksek gayretleriyle hayatımıza sokuşturmaya ve yapımın reytingine katkıda bulunmaya çalıştığı Binbir Gece Dizisi Çaresiz kalan kadının kanser olan çocuğunu kurtarmak için patronunun ahlaksız teklifini kabul etmesi. Bu ahlaksızlığı ekrana getirenler yetmiyormuş gibi sayfalar dolusu röportajlarla yaptıkları işi meşru bir şeymiş gibi pazarlamaya gayret ediyorlar ya, anlamak mümkün değil. Dizide bu haltı işleyen oyuncuya soruyorlar, "Gerçek hayatta böyle bir şeyle karşılaşsanız ne yaparsınız " "Gözümü bile kırpmadan kabul ederim"

Meşrepsizliği, ahlaksızlığı, utanmazlığı, arlanmazlığı, yediği haltı çok matah bir şeymiş gibi halka yutturmaya çalışıyor. Hemen hergün televizyon ekranlarında, çaresiz bir hastalığa duçar olmuş, çok özel tedavi gerektiren bir rahatsızlıkla boğuşan, ışıl ışıl gözleriyle, masumiyet akan yüzleriyle bizleri yüreklerimizden yaralayan çocukların haberlerini izliyoruz Diyelim ki, aynen bu dizideki gibi babası olmayan böyle bir çocukla annesi, tesadüfen bu diziyi seyrediyor Yaşadıkları çaresizliği anlamlandırabilecek zekaya sahip böyle bir çocuk, kalkıp annesine, "Anne sen böyle bir patron neden bulmuyorsun " derse ne olacak Olmaz, olmaz demeyin

Bu zeka kumkuması senaristler, "olmaz", bu bir hayal ürünüdür diye saçma sapan ürünlerini bize yutturmaya çalışıyorlar ya Bu memleketin sağlık sistemindeki aksaklıklardan muzdarip, evlatlarının veya kendilerinin çaresiz hastalıklarıyla boğuşan her anne, böyle bir "ahlaksız teklif" kendisine yapılırsa, "Ben de kabul ederim" noktasına getirilmeye çalışılıyorsa, bu dizinin vereceği sözde toplumsal mesaj yerin dibine batsın İnsanların ahlak anlayışlarını dönüştürmek için "çaresizlik, tükenmişlik" gibi kavramları esnetmek, gayri meşru zeminlerin oluşmasına yol açar. Dikkat ediyorsanız, kendi yaşadıkları ahlaksızlıkları topluma yedirebilmek için bunların kullandıkları terimler çok farklı: Mesela, zina kavramını kullanacaklarına, birlikte olmak derler. Ahlaksız ve günü birlik yaşantılarına, "Seviyeli birliktelik" derler. Aldatır, aldatılırlar ama, "Başka bir aşka yelken açtı" olurlar. Evlililik müesesesini yerle bir ederler, "Aşkı öldürüyor, biz birlikte yaşamayı tercih ediyoruz" derler

Neyse Yine bizi hiç ilgilendirmeyen, toplumsal zeminde karşılığı olmayan, marjinal senaryolu  bir diziyle önümüzdeki günlerde karşı karşıya geleceğiz Ve yine tartışmalar başlayacak İşin tuhaf yönü, bu dizinin "ahlaksızlığa pencere açan" Binbir Gece Dizisini yerden yere vuran medya grubunda yayınlanacak olması. Medyadan takip ettiğimiz kadarıyla Bebeğim adlı bu dizinin üzerinde oturacağı senaryo konsepti, "Taşıyıcı annelik" konusu Kanuni olarak ülkemizde yasak olan bu konuyu deşeleyecekler, eşeleyecekler ve çok büyük ihtimalle bu mevzuyla alakalı olanlar üzerinden yapılacak tartışmalarla reytinglerini garantiye alacaklar. Yine kendimizi garip tartışmaların ortasında bulacağız Bu tartışmalarla gıdıklanan meraklarla dizi seyredilecek Milletin zihinlerini bulandırmaktan haz alanlar, deveyi hamuduyla götürecekler Olan, yine ahlak anlayışları törpülenen halkımıza olacak.