Gündem

Mardinli çocukların Peygamber sevgisi

Mardinli çocukların Peygamber sevgisi

Abone Ol

Mardinli teyze çocuğu olan 3 ilk okul öğrencisi  (10 yaşındaki ilk okul 3 sınıf öğrencisi Bünyamin Başçı, 12 yaşındaki 5 sınıf öğrencisi Hasan Gerkes, 14 yaşındaki Şehmus Gerkes) Peygamber efendimizin doğum günü münasebetiyle Peygamber Efendimizin dünyaya teşrifini, doğum gününde meydana gelen mucizeleri anlatıyorlar.

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ilan edilen ve her yıl geleneksel olarak kutlanan "Kutlu Doğum Haftası"nı fırsat bilen Mardinli tebliğcilere, vilayet binasının yanındaki simit sarayında rastladık.

Bisiklet yarışı için İstanbul‘dan Mardin‘e gelen ve dağ bisiklet yarışmasını organize eden Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz, yarışlara ev sahipliği yapan Mardin Belediye Başkanı Av. Mehmet Beşir Ayanoğlu, Mardin Valisi Turan Ayvaz ve İl Gençlik ve Spor Müdürü Cevat Ercan‘a Peygamber Efendimizi ve doğumunda meydana gelen mucizeleri anlatan Mardinli tebliğcilerden Bünyamin Başçı, kendini tanıtarak söz başlıyor ve şunları söylüyor

Peygamber Efendimizi tanımalı ve herkese tanıtmalıyız

"Hz. Muhammed (s.a.s.), İbrahim‘in (a.s.)oğlu İsmail (a.s.)‘in soyundan geldi. Mekke‘de bulunan Kureyş Kabilesi‘nin Haşimîler soyundandır. Dedesinin adı Abdulmuttalip, babasının adı Abdullah‘dır. Annesi ise Vehb kızı Amine‘dir.

Allah‘ın Elçisi temiz ve şerefli bir soydan geldi. Bu gerçeği sevgili Peygamberimiz şöyle açıklar: "Ben hep nikahlanarak evlenen kimselerin soyundan geldim. Soyumuzda hiç evlilik dışı ilişkiler olmamıştır."

Peygamber Efendimiz doğarken meydana gelen mucizeler

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed (s.a.s.), Rebiülevvel ayının 12. günü, Pazartesi gecesi tanyeri ağarırken dünyaya geldi. Yeryüzünün en kutsal şehri olan Mekke‘de güneşin ilk ışıkları dünyayı aydınlatmaya başladı. Buna Risalet güneşi doğdu diyebiliriz. Ve nuru ile bütün zamanları ve mekanları aydınlattı.. Sevgili Peygamberimiz‘in doğduğu gece olağanüstü olaylar meydana geldi. Bunlara biz mucize diyoruz. İşte bu olaylardan bazıları:

1. İran hükümdarı Kisrâ‘nın sarayı sallandı ve l4 sütunu yıkıldı.  2. Mecûsilerin (ateşe tapanların) tapındığı bin yıldır yanmakta olan ateş söndü.  3. Kâbe‘de bulunan putlar yüzüstü yere yıkıldı.  4. Sava Gölü kurudu.  5. Semave Deresi taştı.  6. O gece Kâbe‘nin yakınında bulunan dedesi Abdulmuttalib‘in kulağına gelen bir ses; "Şu anda oğlun Abdullah‘dan bir çocuk dünyaya geldi. Onun varlığı âlemlere rahmettir. Çocuğun adını Muhammed koy" denildi.  7. Hz. Muhammed (s.a.s.), göbeği kesilmiş ve sünnet olmuş bir şekilde dünyaya geldi.  8. O gecenin sabahında Medine‘de bir Yahudi halka seslenerek: "Bu gece Ahmed‘in yıldızı doğmuştur" dedi.(Yahudiler, ilimleri ile O‘nun doğacağı günü bile biliyorlardı. Ama Yahudi neslinden değil de Arap kavminden doğduğu için, aralarında "bu vallahi O‘dur, son peygamberdir. Ama vallahi iman etmeyeceğim ona" diye konuştular.)

Tebliğci Bünyamin ile yöneticiler arasında şu diyalog yaşandı:

- Bunları niçin anlatıyorsun?

Bünyamin Başçı: -Allah‘ın rızasını kazanmak için.

-Ne kadar para istiyorsun?

Bünyamin Başçı: -Para istemiyoruz. Dua edin, yeter."

-Bize başka ne söyleyebilirsin?

Bünyamin Başçı: Peygamber Efendimizle ilgili bir şiir biliyorum. ‘Onu söylerim‘ diyor ve başlıyor şiiri okumaya...

İşte Bünyamin Başçı‘nın okuduğu şiir:

Peygamber uludur

Peygamberim uludur,

Abdullah‘ın oğludur,

Güzel adı: Muhammed,

Yolu, Allah yoludur.

Annesidir mine,

Nur yağdı can evine,

Gördü tatlı rüyalar,

İmrendi gök, zemine,

Doğdu Hakk‘ın güneşi,

Doğmadı hiçbir eşi,

Beş yüz yetmiş bir yılı,

Söndü şirkin ateşi.

Bastı altı yaşına,

Kaldı bir tek başına,

İnci gibi, annesi,

Üzüntüler, boşuna.

Hak dindirir her yası,

Dedesiyle amcası,

Hemen kanat gerdiler,

Büyüdü gül goncası.

Kırk yaşına gelince,

Peygamberlik verildi,

"Allah birdir" deyince,

Putlar yere serildi!

Herkes kördü sağırdı,

"Gelin" diye bağırdı,

Hakk‘ın doğru yoluna,

İnsanları çağırdı.

Sürü sürü gümraha,

Karşı duran O oldu,

İnsanları felaha,

Kavuşturan O oldu.

Yirmi üç yıl didindi,

Taşı, yastık edindi,

Aydınlattı cihanı,

Getirdiği "Hak din"di.

Altmış üç yıl yaşadı,

Alnı açık, yüzü ak,

Anıldıkça pak adı,

Selâmlanıp duracak.