Maraz meraklar!

Abone Ol

Türkiye de programcılık mantığı, taklit ve apartma üzerine kuruludur. Ne zaman bir program formatı tutarsa, diğer televizyon kanallarında da hiç vakit geçirmeden bu programın türevleri yayınlanmaya başlanır. Pop Star böyle bir şeydi Romanstar böyle bir şeydi İzdivaç programları da böyle bir şey Mahremiyetin iflası demiştik bu programlar için İnsanların, milyonların gözünün önünde evlendirilmeye çalışıldığı bu programların neye hizmet ettiklerini sormuştuk. Gemi azıya alan program koordinatörleri, olayı renklendirmek, başka bir boyuta taşımak için şimdi de Huysuz Virjin namlı Seyfi Dursunoğlu na izdivaç programları yaptırmaya başladılar. Huysuz Virjin ile Görücü Usülü Yani, bu toplumumuzun aile mahremiyetine ait bir kavrama da gönderme yapmışlar.

Görücü usulünü bir konsept olarak ortaya getirmişler. Ama, dikkatimizi çekti, programın seyredilme sembolü 7 yaş ve üzeri, hatta olumsuz örnek oluşturabilecek davranışlar sembolü. Yani, aile kurmak üzere kurgulanan bir programda, olumsuz örnek oluşturabilecek hareket yapılabilirmiş 7 yaş üzerindeki seyircilerin izlemesi uygunmuş. Bu nasıl bir aile programı Sizin kuracağınız ailenin temelinde bu semboller varsa, bu aileden neye hayır gelir söyler misiniz

Huysuz Virjin in aracı olduğu bir görücü konseptinden ortaya çıkacak ailenin temeli baştan yıkılmış demektir zaten. Türkiye, sosyal olarak müthiş bir travma geçiriyor. Televizyon ekranları bu sosyal travmayı körükleyen, adeta ateşe körükle giden bir yayıncılık felsefesiyle bu milletin zihinlerini bulandırmaya devam ediyorlar.

Çalışmadan kazanmayı içselleştiren kutu yarışması "Alo, ben evlenmek istiyorum. Ekrandaki vatandaşı çok beğendim" sözleriyle kurgulanan aileler Bu milleti enayi yerine koyan, arızalı diziler Kendi kültürel değerlerimizi yansıtmayan türlü türlü yapımlar Nereye gidiyoruz Binmişiz bir alamete, gidiyoruz kıyamete

Maraz meraklara servisin sınırı yoktur demişti bir iletişim profesörü. Yaşadığımız travma budur. Dedikodu bir maraz meraktır. İnsanları BBG evlerinde gözetleme bir maraz meraktır. Evlilik programlarının temel felsefesini oluşturan şey de maraz meraktır. İki insanın ekranda birbirlerini beğenmesi, ilk konuşmaları, birbirlerine yaptıkları reveransları bir maraz merakın ürünüdür. İnsanlar, bu tür şeyleri izlemeyi sevebilir. Televizyon yayıncıları, bu merakı gıdıklayacak, bu hastalıklı meraka yatırım yapacak bir programcılık anlayışıyla hareket etmemelidirler. Çünkü aile kurmak mahrem bir konudur. İki insanı ilgilendiren böylesine mahrem bir konunun milyonların gözünün önünde, reyting kavramının içine doldurularak ortaya konulması, yayıncılık felsefesi açısından ürkütücüdür. Korkunçtur Sosyal olarak bir şeyleri dinamitlemektir. "Biz ekranda sadece insanları tanıştırıyoruz. Gerisini onlar bilirler Yaptığımız masum bir şeydir". Böyle anlayış olmaz. Böyle mantık olmaz. Böyle zihniyet olmaz. Bir toplum mahremlerini milyonların gözünün önünde tartışmaya başlarsa, toplumun temeli olan aile kavramı kıyısından köşesinden törpülenmeye başlanırsa, evlilik kutsalı reyting kavramıyla anılmaya başlanırsa, bu gidişin sonu hayra alamet olmaz!