Mantığımızı düzeltelim

Abone Ol

Çağının en güçlü kralı olan Firavun, bir gün Mısır meydanına halkı toplar ve hepsine birden bir konuşma yapar.

Bu konuşmanın en olumsuz cümlesi  "Ben sizin en yüce Rabbinizim" cümlesidir. Rabbimiz bu küfür dolu cümleyi,  Naziat süresinde bize haber verir.

Kulun kula kul olmasını yasaklayan Rabbimiz, bütün insanların yalnız ve yalnız Yaratan a kul olması ve insanlığın özgürlüğünü sağlaması için Musa ile Harun aleyhimesselamı peygamber olarak görevlendirir.

Bu günkü mantığımızla düşünürsek, kendini Rab ilan etmiş, güçlü ordulara sahip, güçlü bir ekonomiye sahip Firavun karşısında dünyalık hiçbir şeyi olmayan iki peygamberin başarı şansı hiç yok gibidir ama sonunda başarılı olan o iki peygamberdir.

Bir tarafta Bizans imparatorluğu, öbür tarafta Pers imparatorluğu, bir tarafında da Habeş imparatoruğu varken Mekke müşrik topluluğuna İslâm ı tebliğe başlayan sevgili peygamberimizin hiç mi hiç şansı yok gibiyken aradan elli yıl geçmeden Kudüs, Şam, Bağdat, İran, İslâm la şereflenir.

Bugün, Afrika da Hıristiyanların çoğunlukta olduğu devletlerde, bir yolun sağ tarafı Müslüman mahallesi, sol tarafı Hıristiyan mahallesi.

Sağ tarafta su yok. Elektrik yok. Camileri yardım için gelen yağ tenekelerinden yapılmış. Evler harap vaziyette.

Yolun sol tarafındaki Hıristiyan mahallesinde yol, su elektrik hepsi var. Evler güzel, kilise muhteşem, kilisenin önünde oturan ve geçenlere gülücükler atan papaz kolalı gömlek, cilalı ayakkabıyla duruyor.

Yoldan geçen bir putperest Afrikalı, bu iki dinden hangisine girer

Tahmin edin. İyi düşünün. Kararınızı vermeden bir daha düşünün.

Gidip gelenlerden edindiğimiz bilgilere göre yolun sağ tarafında oturan Müslümanlardan karşıya geçip Hıristiyan olan hiç olmamış bugüne kadar.

Ama yolun solunda oturan Hıristiyanlardan kaşıya geçip Müslüman olan çok olmuş.

Bu tür haberlerde bir kişinin verdiği haber doğru olmayabilir" diyebilirsiniz.

Yani o zengin Hıristiyanların, fakir Müslümanların dinine girmesine inanamayız" denebilir.

O halde geçen hafta hemen hemen bütün gazetelerin haber olarak geçtiği, Millî Gazete nin manşetten verdiği bir haberi size hatırlatayım:

Der Spiegel in haberine göre Alman İçişleri Bakanlığı bol para vererek bir araştırma kurumuna 2004-2005 yıllarında Müslüman olan Almanları araştırtmış.

Sonuç bu yıllarda dört bin Alman kendi irade ve seçimiyle İslam dinine geçmiş.

Araştırma kurumunun yaptığı hesaba göre 2048 yılında Almanya nın çoğunluğunun Müslüman olacağı doğrultusunda imiş.

Teknolojisi bizden ileri olan, Euro su ve ekonomisi bizden güçlü olan bir Alman, acaba niçin kendi işinde çalıştırdığı Müslüman ın dinine giriyor

Bunun üzerinde kafayı biraz değil çok yoralım.