Erzurumlu Efe Hazretlerinin (Hace Muhammed Lütfi)
Erzurum’a dair güzel bir kasidesi vardır. Mevla’ya emanet olsun Erzurum. Bir
başka ifadeyle fi emanillah Erzurum. Bu kasidenin bazı kıtaları şöyledir:
Erzurum kilidi, mülk–i İslâm’ın,
Mevla’ya emanet olsun Erzurum.
Erzurum derbendi ehl–i İslâm’ın,
Mevla’ya emanet olsun Erzurum.
Gayet şecaatli erler var idi
Nisası, ricali hayadâr idi.
Edepli erkânlı bir diyar idi,
Mevla’ya emanet olsun Erzurum.
*
Meğer Filipinler’in başkenti Manila’nın eski veya gerçek
adı da ‘Allah’a emanet ol’ imiş. Manila, ‘Fi emanillah’ adının zamanla
değişmişhalinden başka bir şey değil. Anlayacağınız, Fi emanillah zamanla
Manila olmuş!Zamanla Fi emanillah’ın izleri kaybolmuş ve yerine Manila kaim
olmuş. Müslüman sultanlıklar ve sultanlar İspanya gelmeden evvel Manila için
‘Allah’a Emanet ol’demişler. Lakin Manila’nın da Kurtuba ve kardeşleri gibi
zamanla izleri silinmişveya kaybolmuş. Arapların ifadesiyle ‘asbaha eseren
ba’de aynin’ yani gerçek iken, sanal ve kayıp iz haline dönüşmüş. Fatima,
Kurtuba, Manila İslam’ın med ve cezir günlerinde veya nöbetleşme anlarında
kaybettiğimiz bazı kentler ve başkentlerdir.
Bütün zamanlarda dünyanın en zengini, tarihin
silikleştirdiği şehirlerden Timbuktulu Manla Musa’dır. 14’üncü yüzyılda
Timbuktu’dan Gana ve Mali topraklarının yer aldığı bölgeyi Mali İmparatorluğu
adına yönetmiş ve 400 milyar dolar kıymetinde bir servete hükmetmiştir. Hacca
giderken Kahire gibi şehirlerden geçerken fakir fukaraya para saçmış.
Timbuktu’dan Hicaz’a giderken uğradığıyerlerde Hızır gibi bitmiş ve saadet
olmasa bile refah dağıtmış. Tarihten günümüze devreden Timbuktu gibi kayıp ve
silik başkentlerimiz var. Şimdi bu şehirler kimi yerlerde hadır-ı İslam’ıdeğil,
Otrar ve Urgenç gibi baykuşların tünediği harabatı temsil ediyorlar.
*
Geçenlerde Kuala Lumpur’da Uluslar arası İslam
Üniversitesinde hocalık yapan Serdar Demirel Bey’le Ali Rıza Hocanın dergahında
buluştuk. Laf lafı açtı ve dilimiz Büyük Selçukluların başkenti olan Rey’e
kaydı. Rey’in yerine Tahran’ın kurulduğunu biliyordum. Rey ile Tahran’ın
münasebetinin Fustat ile Kahire ilişkisi gibi olduğuna da arifim. Serdar
Demirel Hoca bir adım daha ötesini anlattı ve Rey’in bugünkü Tahran’ın bir
semti ve mahallesi olarak yaşadığınısöyledi.
Eşeledikçe, tarihin dibinden unuttuklarımız yüzeye
çıkıyor. Olayların arkeolojisiyle veya patlatmasıyla kayıpşehirlerimiz bir bir
ortaya dökülüyor. Selçuklular, Rey üzerinden İslam alemine hükmetmişlerdi. Daha
hicri 250 tarihindeİmam Buhari Rey’e uğrayanlardan birisidir. Olayları
eşeledikçe saklı başkentler dile geliyor. Bunlardan birisi de Manila. Muhammed
Ammar Moro isimli MILF Temsilcisi El Müctema dergisine Manila’nın hikayesini
anlatıyor (15/12/2012 tarihli sayı).Böylece bir kayıp Ötüken’imizi daha
keşfetmiş oluyoruz. Belli ki Müslümanlar Allah’ın emaneti olan Manila’yı
taşıyamamışlar. Mahfuz Kahire (Mısrı’l mahruse) ve diğerleri gibi hamlini
beceremediğimiz bu emaneti yine Allah’a havale ediyor ve Manila fi emanillah
diyoruz. Allah’a emanet ol Manila!