Maneviyatın kökünde ne yatar, sizin kökünüzde ne yatar?

Abone Ol

Milli Görüş lideri Necmettin Erbakan ın Devlet Bakanı ve

Başbakan Yardımcısı sıfatıyla, 1976 yılında TBMM de yaptığı konuşmanın bir

kısmını geçen yazımda bu sütunlarda aktardım.

Büyük ilgi ve alaka ile karşılandı.

Milli Gazete okurları telefon ve email ile, Bu

konuşmanın tamamı yok mu Mümkünse bütününü verseniz dediler.

Hoca nın tüm konuşması bu sütunlara sığmaz ama geçen

yazımda verdiğim takunya kısmını çıkararak- yeknesaka yakın bölümünü bugün

vererek okurların bu talebini yerine getirmek istiyorum.

Buyursunlar efendim;

***

Muhterem arkadaşlarım, bu noktayı huzurlarınızda böylece

tespit ettikten sonra şimdi müsaadenizle yine sabahleyin burada serdedilmiş

olan fikirlere bir kaç cümle ile dokunmak istiyorum.

Sabahleyin buraya gelindi, önce bir defa felsefenin belli

bir bölümünü dahi, kanaatimce birbirine karıştıran büyük hatalar yapıldı.

Zira materyalizm başka şeydir, diyalektik materyalizm

başka şeydir. Materyalizm, tam eski asırlardan beri sürüp gelen bir düşünce

tarzı, diyalektik materyalizm İse sadece şu son bir iki asır esnasında

getirilmeye çalışılan bir düşünce tarzıdır. Arkadaşımızın sabahleyin burada

serdetmiş olduğu fikir, arkadaşımızı kastetmiyorum, tekrar ediyorum, fikrini

kastediyorum, diyalektik materyalizme ait birtakım mütalaaların serdinden

ibaret oldu.

Burada, adeta inanç yerine, din yerine maddenin

metafiziğinin ikame edilmesine kalkışıldı. Bunlar, bu noktalarda fikir yürütmüş

insanlar için çok büyük, birbirinden ayrı ayrı meselelerdir. Din başka şeydir,

felsefe başka şeydir. Dinin yerine maddenin metafiziğini din zannetmek bambaşka

bir iştir. Bundan dolayıdır ki, dinin yerine, reddin reddi felsefesi gibi

diyalektik materyalizmle, komünizm felsefesinde temel taşı yapılmış olan

birtakım fikirlere iltifat etmenin imkânı yoktur. (MSP ve AP sıralarından

Bravo sesleri, alkışlar)

***

Bunların hepsi boş laflardan ibarettir, hakikati kimse

değiştiremez, reddin reddini kendine inanç yapacaksın da ne geçecek eline

Söyleyeyim mi eline ne geçecek Eline sadece bomba ve dinamit geçecek, bomba ve

dinamit. (MSP ve AP sıralarından Bravo sesleri alkışlar)

İşte Dördüncü Beş Yıllık Planın çalışmalarına başlıyorum.

Böyle başlayacağız Allah ın izniyle, böyle de neticeye gideceğiz. Dördüncü Beş

Yıllık Plan, maneviyatçı bir plan olacak. Anayasanın emrine sarahaten uyan bir

plan olacaktır.

***

Muhterem arkadaşlarım, şunu hemen belirteyim ki, yine

sabahleyin burada bahsedilirken, aslında bendeniz millî ve manevî değerlere

bağlı bir Hükümetin sözcüsü olarak arz ettim. Evlâtlarımızı Şu, şu, şu

fikirlere sahip evlâtlar olarak yetiştirelim dedim. Böyle bir konuşmanın

üzerine, buraya gelinip de Efendim beş vakit namaz kılmak yerine on vakit

kılmak şöyle ifrattır şeklinde konuşmalar yapılmasının, ondan önce yapılmış

olan bir konuşma ile alâkasını görmedim.

***

Şu noktanın unutulmamasını rica ederim; kötünün aşırısı

daha kötüdür, iyinin aşırısı ise; sadece daha iyidir. Akıldan çok daha kıymetli

mefhumlar var. Akıl tek başına bir işe yaramaz, akıl çok faydalı bir alettir;

ama bir imanın emrinde olursa faydalıdır. (MSP ve AP sıralarından Bravo

sesleri, alkışlar)

Şöyle ki, her zaman içki içmeye alışmış olan bir kimse, o

gün akşamleyin eve giderken, onun aklı o kimseye, niye bu akşam da içmesi

lâzımdır, bunun delillerini hazırlamaya meşgul olur ve burada işe yarar.

Halbuki niye içmemesi lâzımdır, meselesini akıl o

İnsana göstermez. Onun için akim rolü nedir, inancın yeri

nedir, bunları birbirlerine karıştırmamak mecburiyetindeyiz. Akıl, güzel bir

vasıtadır, ehlinin elinde işe yarar. Yalnız o ehlin, ehil olmanın şartı, iyi

inançlara, doğru inançlara sahip olmakla mümkündür.

***

Şimdi burada tabiî çok mühim bir hususun üzerinde durmak

istiyorum. Bakınız Başbakan maneviyatçı olamaz deniyor. Biraz önce Anayasanın

sarih maddesini okudum. Maneviyatçı olmak bir emirdir, Anayasanın bir emridir.

Hem kaldı ki, muhterem arkadaşlarım, daha üzerinden çok zaman geçmedi, daha 2

sene olmadı, bu kürsüde saatlerce tarihî yanılgıdan bahsedildi, ne diyordu o

tarihî yanılgı (MSP ile AP sıralarından alkışlar) Tarihî yanılgı ne diyordu

Bugün ispat ediyoruz ki diyordu. Bir insan hem maneviyatçı olur hem de

ülkenin yükselmesi için de iyi gayretler içinde bulunabilir. Bugün bunu

görüyoruz dendi ve tarihî yanılgı bu kürsüden daha 2 sene geçmeden yakın bir

mazide ilân edildi. (MSP sıralarından Bravo sesleri, alkışlar)

Hangisidir Bugünkü sabahleyin işittiğimiz sözler midir

tarihî yanılgı, yoksa 2 sene önce işittiklerimiz midir Huzurlarınızda

hatırlatayım ki, 2 sene önce söylenen söz doğrudur. Bazı kimseler tarihî

yanılgının içine düşmüştür, herkes değil, milletimiz de değil, sadece bazı

kimseler, mahdut bazı kimseler tarihî yanılgının içine düşmüştür. İnsanların

maneviyatçı olmasıyla, ilerici olmaları, ülkeyi ileriye götürmek istemelerini

birbirlerine tezat zannetmişlerdir. Halbuki bu ne büyük gaflettir, bir ülkeyi

en ileriye götürmekte maneviyattan daha üstün kuvvet mi olur (MSP ve AP

sıralarından Bravo sesleri, alkışlar)

Aziz kardeşlerim, bundan dolayıdır ki, burada serdedilmiş

olan bu fikre iltifat etmemiz, bu fikri kabul etmemiz mümkün değildir.

***

Muhterem arkadaşlarım, sabahleyin burada yapılmış olan

konuşmanın aslında kanaatimce en önemli bölümü şu kısmıdır. Bakınız aynen

zabıttan okuyorum. Burada söylenmiş olan söz şu; Maneviyatla maddiyat

arasındaki farkı, maddiyat mı maneviyattan üstündür, maneviyat mı maddiyattan

üstündür Maneviyatın kökünde ne yatar, sizin kökünüzde ne yatar. Onların

hepsini burada tartışmak lâzımdır diyor. Burada tartışmak lâzımdır sözünden

dolayı, bu sözleri söyleyen arkadaşıma teşekkür ederim. Bu tartışmanın

açılmasında büyük fayda gördüğümü sözlerime başlarken de esasen ifade ettim.

 NOT: Bugün 20 Ocak 2014 Pazartesi... 1) İşte geldi 2014

Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011 seçimleri öncesinde yeni ve sivil

anayasa sözünü yerine getiremedi, sınıfta kaldı, çuvalladı. 2) Yoksul-zeki

Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları, 28

Şubat darbesi döneminde kapatıldı. Vakıf olan bu yurtların asıl sahiplerine

iadesi noktasında şu ana kadar tık yok. Dubakalin olacak