Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
Avrupa Birliği, ırkçı emperyalizm, kapitalist ekonomik düzen, materyalizm, bunların hepsi bir bütün olarak manevi tahribat düzenidir. Bunlar; “Önce Ahlâk ve Maneviyat” olsun istemezler ve yeryüzünde fesat ve yozlaşma olsun isterler. Bunlar fesada koşanlardır. Erbakan Hoca’mızın dediği gibi; bir ülkenin asıl gücü, ne tankıdır, ne parasıdır. Milli ve manevi değerlere bağlı genç evlatlarıdır. Yeryüzünde bir hak-batıl mücadelesinin varlığından haberimizin olması gerekir. Hak-batıl mücadelesi, İslam ile Siyonizm ve Haçlı Batı arasında geçmektedir. Batılın hâkimiyeti için mücadele edenler, manevi tahribat yaparken, hakkın hâkimiyeti için mücadele edenler de manevi kalkınma yaparlar. Türkiye’de hakkın kapısını tutan ve hakkın hâkimiyeti için mücadele eden tek hareket, Milli Görüş hareketidir ve onun tek temsilcisi de Saadet Partisidir. Bunun için Milli Görüş’ün içinde bulunduğu hükümetlerde “maddi kalkınma” ile beraber “manevi kalkınma” da ihmal edilmemiştir. Çünkü ahlâk ve maneviyat olmadan hiçbir şey olmaz. AB ve ırkçı emperyalizm işbirlikçisi iktidarlar, mayaları gereği, manevi tahribat yapmaktan geri durmazlar. Yirmi yıldır iktidar koltuğunda oturan AK Parti, Haym Nahum Doktrini’nin en önemli maddesi olan, “Türk halkını, milli ve manevi değerlerinden ve şuurlu İslam’dan uzaklaştırmak” gaye ve hedefini gerçekleştirmek için bütün gücüyle çalışmıştır. Batı ahlâksızlığı, İslam ahlâkının yerine ikame edilmiştir. AK Parti’nin kontrolünde olan televizyonlarda yayınlanan diziler ve bir kısım programlar bunun en açık delilidir. “Toplumsal cinsiyet eşitliği” adı altında, aile kurumu çökertilmiştir. Zina suç olmaktan çıkartılmış, domuz, kasaplık hayvan yapılarak, helal gıda güvenliği yok edilmiştir. Kumar ve içki yaygınlaştırılmıştır. Materyalist eğitimde ısrar edilmiş, nesiller ahlâk ve maneviyattan uzak bir anlayışla yetiştirilmiştir. Yalan ve güvensizlik toplumu sarmıştır.
ERBAKAN HÜKÜMETİ’NDEN SONRA
İşbirlikçi iktidarlar döneminde yapılan manevi tahribattan kısa bir özet sunmak, bu tahribatı görmek bakımından yeterlidir. 1-İşbirlikçiler döneminde, din ve Kur’an öğrenimi ya yasaklanmış ya da sulandırılmıştır. İmam hatip okulları ya kısıtlanmış ya da adedi çoğaltılarak içi boşaltılmıştır. 2-Çeşitli vaatlerle halk aldatılırken, diğer yandan gerçekte ırkçı emperyalizmin hoşuna gitmeyen bir şey yapılmadığından, şuurlu dini ve manevi öğrenimin engellenmesi için her türlü adım atılmıştır. 3-Bu meyanda bizim okullarda ve ders kitaplarında milli ve manevi değerlerimizle ilgili mefhumların kullanılmasını yasaklamıştır. 4-Güya başörtüsü zulmü sonlandırılmış, ancak tesettür şuuru tahrip edilmiştir. 5-Okullarda okutulmakta olan din derslerinin gerek muhtevası ve gerek öğretmenleri bakımından bütün mana ve önemini ortadan kaldıracak adımlar atılmıştır. Dinin tanımı değiştirilmiş, hak-batıl dinler tasnifi İbrahim’i dinler olarak değiştirilmiş, hakla batıl birbirine karıştırılmıştır. 6-Irkçı emperyalizmin İslam’ın aslını ve gerçeğini ortadan kaldırmak için uyguladığı “Ilımlı İslam”, “Avro İslam” projelerine yardımcı olunmuştur. “Dinler Bahçesi”, “Diyalog”, “Medeniyetlerin Buluşması” gibi kavramlarla yine ırkçı emperyalizmin istediği şekilde İslam’ın aslının ve özünün değiştirilmesine yönelik adımlar atılmıştır. 7-Müslümanlığın öğrenimi ve öğretimi sulandırılırken, milli ve manevi değerlerimizin sembolü olan mimari şaheserlerimizin bakım ve tamirleri yapılmazken, kiliselerin tamiratına öncelik verilmiş, misyonerlik çalışmalarına her türlü destek olunmuştur. AK Parti tarafından çıkartılan Vakıflar Kanunu vasıtasıyla büyük şehirlerin önemli mahallelerinde açılan kiliselere ilaveten, Anadolu’muzun bütününde 1071 Malazgirt Zaferi’nden önceki 3000 kilisenin yeniden yapılması için her türlü destek sağlanmıştır. 8-“Zina suç sayılmaz” kanunu telefonla verilen talimatla bir günde çıkartılmıştır. 9-KOBİ’lere kredi verileceğine domuz kredisi verilmesine önem verilmiş ve domuzun kasaplarda satılması için yönetmelikler değiştirilmiş, tamimler yayınlanmıştır. 10-Toplumun dini duyguları değiştirilmiş, camilerin içi boşaltılmıştır. 11-Faiz yaygınlaştırılmış, haram kazanç yolları, helal kazanç yollarının yerine ikame edilmiştir. Belirtmeye çalıştığımız korkunç tahribat, aslında bütün boyutlarıyla yürürlüğe konmuş, 25 yıllık işbirlikçi iktidarlar döneminde milli ve manevi değerlerimizde en büyük tahribat dönemi yaşanmıştır. Bu; manevi felakettir, manevi tahribattır.
KÜÇÜK PARÇALAR
Yukarıdaki açıklamalarımız bir büyük fotoğrafın küçük parçalarından ibarettir. Büyük fotoğraf; ırkçı emperyalizmin Türkiye’yi parçalamak ve İsrail’e vilayet yapma planıdır. Bu plan, Haym Nahum Doktrini planıyla “ekonomik yıkım”, “manevi tahribat” ve “dış politika faciası” ile yürütülmüş ve bunların sonucu olarak ülkemiz terörle, parçalanma tehlikesiyle, açlıkla, işsizlikle, borca esaretle ve manevi tahribatla bir felaketin eşiğine getirilmiştir. İşbirlikçi partilerin ve AK Parti’nin uygulamaları ve sebep oldukları sonuçlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde görülen gerçek şudur; toprak ayağımızın altından kayıyor ve yok olmaya götürülüyoruz. Son 25 yıllık denemeler milletimize açıkça göstermiştir ki, Milli Görüş’süz ve Saadet Partisiz kurtuluş mümkün değildir. Anlamalıyız ki Milli Görüş’süz olmuyor.
TEK ÇARE
İnanan insan iki defa aldanmaz. İnanan bir fert ve toplum; AB’ci, faizci kapitalist düzeni yürüten ve materyalist eğitimle milletin evlatlarını inancından, tarihinden, coğrafyasından koparan bu işbirlikçilere destek vererek harakiri yapmaz. Çok kere aldandın, şimdi hüngür hüngür ağlıyorsun, sen ne hale geldin, ülke ne hale geldi, tarım ve hayvancılık bitirildi, köyler boşaltıldı, üretimin alt yapısı çökertildi, inin inim inliyorsun. Bütün seçimlerde Milli Görüş= Saadet Partisi bu gerçekleri sana duyurdu. Sen ırkçı emperyalizmin elindeki medyanın, ATV başta olmak üzere havuz medyasının savurduğu rüzgârla gittin, seni yok etmek isteyenlere alet olarak destek verdin. Şimdi işsiz kaldın, bunu kendin istedin, bu harakiriyi kendin yaptın ve şimdi 25 sene sonra dizini dövüyorsun. Bil ki, kurtuluşun Milli Görüş’tedir, Saadet Partisi iktidarındadır. Adil Düzen’e geçilmeden saadete ve refaha eremezsin. Selam hidayete tabi olanlara…