Türkiye Diyanet ve Vakıf Görevlileri Sendikası (Diyanet- Sen) Araştırma Ekibi tarafından hazırlanan "Türkiye‘de uyuşturucu bağımlılığı ve manevi çözüm yolları" adlı rapor açıklandı. Rapora göre; uyuşturucu kullanımı, ölümlerin yanı sıra, yaşamların dramatik bir şekilde kararmasına, bireyin ve toplumun refah düzeyinin düşmesine, madde ile ilintili suç ve kazaların, enfeksiyon hastalıklarının artmasına yol açıyor.Birleşmiş Milletler, Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezi‘nin (EMCDDA) ve Emniyet Genel Müdürlüğü‘ne bağlı Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi ve TÜİK verileri referans alınarak hazırlanan rapora göre Türkiye‘de uyuşturucu kullanımı her geçen gün ciddi artış gösteriyor.
Son yıllarda artış var
Bağımlı sayısı birçok ülkeye göre Türkiye‘de daha az görülüyor ancak son yıllarda ülkemizde de hızlı bir artış gözlendiğinin kaydedildiği raporda, "Türkiye‘de son bir yıl içerisinde 150‘nin üzerinde kişi uyuşturucudan hayatını kaybetti. Yine uyuşturucu bağlantılı kazalardan ise 145 kişi öldü. 2005 yılında uyuşturucudan gözaltına alınıp tutuklananların sayısı 4 bin 125 iken bugün bu rakam 25 binin üzerinde. 2010 yılında sadece esrar yüzünden gözaltına alınanların sayısı ise 28 bin 625 olarak belirlendi" denildi.
Uyuşturucu ile mücadelede etkin çözüm önerileri
Diyanet-Sen‘in derlediği bilgilerin son kısmında ise çarpıca çözüm önerileri getiriliyor. Özellikle eğitim camiasına bu anlamda büyük görevlerin düştüğünün yer aldığı raporda çözüm önerilerine ilişkin şu maddeler yer alıyor:
"İlköğretimin ikinci kademesinde uyuşturucu ve madde bağımlığı konusunda dersler olmalı veya en azından bu noktada bütün okullarda MEB tarafından zorunlu olarak sınıflarda uyuşturucu ve madde bağımlığının zararları bir bir anlatılmalı...
Okullardaki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin bir kısmı ünite olarak uyuşturucuya ayrılmalı. Öğretmenler öğrencilere uyuşturucu ve madde bağımlılığının manevi ve dini açıdan zararlarını anlatmalı, dini açıdan yasak olduğu öğrencilerin hayatlarına mal olacak yanlış davranışlarda bulunulmaması konusunda bilgi verilmeli.
Diyanet İşleri Başkanlığı gençliğimizi tehdit altına alan bu veba ile mücadele konusunda imamlara yeterli bilgiyi vermeli. İl ve ilçe müftülükleri bünyesinde oluşturulacak birimlerde uzman kişiler imamlara bu konuda yeterli bilgileri aktarmalı. İmamlar ise bunu bulundukları bölgelerdeki camilerde ailelere uyuşturucunun sakıncaları konusunda uyarılarda bulunmalı.
Uyuşturucu ve madde bağımlılığının yasaklarla belli bir noktaya kadar engellendiği bilinmekte. Bu noktada ise manevi eğitimin önemi bir kez daha ortaya çıkmakta. Manevi eğitimin güçlü bir şekilde verildiği İmam Hatip Liseleri‘nde uyuşturucu ve madde bağımlılığının azlığı bunu açıkça göstermekte. Bu yüzden bu okulların orta kısmı açılmalı bu sayede ise öğrencilerin uyuşturucudan uzak tutulması sağlanmalı.
Uyuşturucu ve madde bağımlılığı ile ilgili kolay erişim engellenmeli. Bu noktada ise sanal dünya internette büyük önlemler alınmalı. Okullarda ve evlerde öğrencilerin uyuşturucuya kolay erişimi noktasında internet filtreleri kullanmalı. Bunun için ise BTK ve bu noktada yetkili merciler gerekli takipleri yeterince yapmalı ve bu sitelere erişim engellenmeli.
Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Uyuşturucu ve Madde Bağımlılığı ile ilgili bir birim oluşturularak, MEB‘e yeterli materyal ve Ar-Ge faaliyetlerinde bulunarak bilgi sağlamalı. Oluşturulacak birçok bağımsız site ile öğrencilere uyuşturucunun zararları anlatılmalı. Sosyal medya bu noktada etkili bir şekilde kullanılmalı. Uyuşturucunun kararttığı hayatların hikayeleri ve görüntüleri bu noktada takipçilere ulaştırılmalı.