Galatasaray’ın teknik Direktörü Mancini’ye gerçekten teşekkür etmek gerekir. Yok yok Galatasaray’ın kazanması beni hiç mi hiç ilgilendirmez. Sadece Avrupa maçları hariç tabii ki... Peki, neden mi teşekkür ettim Sadede gelelim mi Gelelim.
Mancini, göreve geldiğinden bu yana Galatasaray’ı adeta bir deneme tahtası haline getirdi. Her maç ayrı kadro, her maç ayrı görevlerin dağılımı, her maç hiç birbirine benzemeyen uygulamalar... Neden mi teşekkür o zaman Öyle ya bunları yapanları çok seyrek de olsa yaptıklarında eleştiriyoruz ya. Ama Mancini’nin her doksan dakikaya, hatta bazı doksan dakikaların içine bile bir iki adet sürpriz eklemesi bizi oyalıyor, düşündürüyor, kafa patlatmaya zorluyor ve de “Demek ki böyle oluyormuş” sonucuna da taşıyor. Ama...
Şimdi bunu açalım. Geçen hafta içeride Trabzonspor’a karşı kanatsız bir Galatasaray vardı. Şaşırmıştım. Deplasmana gelmiş bir takımı kenarlara açarak yenmek iyi bir plan değilmiş demek ki dedim kendi kendime... Sonra baktım Aydın Yılmaz falan girdi oyuna... Daha büsbütün şaşırdım. Neyse... Geldik Kayseri’ye. Deplasman maçı ya... Dedim ki Mancini, Trabzonspor maçındaki düzeni burada uygular artık. Aaaa baktım ki yine şifreli takım. Bruma sağ kanatta, Burak solda. Al sana bu defa iki kanatlı takım. Sanki Erciyeşspor içeride kapanacak gibi... Bitti mi, hayır.... İkinci yarıda Bruma bu defa solda. Neden ki Spiker diyor ki, “İçeri dalıp dalıp sağ ayağıyla şut atacakmış... Anlaşılan o ki, Amrabat’tan hâlâ iyi şeyler öğrenememişler(!) . Tamam, Burak tam anlamıyla açık değil ama Hakan indiğinde içeri Drogba’nın yanına ikinci uç adamı gibi geliyor. Bunu da Kayseri takımı yiyor mu Hem de Cem Can gibi deneyimli bir bek varken... Bana ne Ama Sneijder’in golüne hem Melo’nun pasından, hem de kendisinin müthiş kontrolü ve harika vuruşundan dolayı şapka çıkarmak gerekir.
Şimdilik fotoğraf şu: Galatasaray zirveye yaklaşıyor gibi. Ama Mancini’nin fallarının her maç başa bela olabileceğini de ben şimdiden söyleyeyim. Şimdi bu yazıyı yazarken aklıma ne geldi biliyor musunuz Hani dedik ya biz değişik yazarız diye, niye bir gün sonra yazıyorsun diyenlere...
Terim’le dört yıl üstü üste şampiyon olan ve UEFA Kupası’nı kazanan takımı şöyle ezberlememiş miydik: Taffarel, Fatih, Popescu, Bülent, Hakan - Okan, Suat, Emre - Arif, Hakan Şükür, Hagi... Fatih sakat veya cezalı ise yerine Capone, Hakan Ünsal arızalı ise yerine Ergün, Ümit Davala da joker... Ey Mancini neden ezber bozuyorsun ki Sakat makat, cezalı mezalı yokken... Hâlâ mı takımı ve bizim futbolu tanıyamadın Oyuncularını da bizim gibi şaşırtmayı çok mu seviyorsun Haa az kalsın unutuyordum; Yekta geçen hafta çok mu kötü oynamıştı