Siyaset literatüründe Makyavelcilik ile siyaset
felsefesinde Mücadele Kuramı nın savunucularından olan Niccolo Machiavelli nin
görüşleri farklı anlamlara gelirler. Gerçi uzun bir süre, yaklaşık XIX. yy.
kadar siyaset felsefecisi Machiavelli nin görüşleri siyaset literatüründe yer
etmiş Makyavelcilik in kaynağı şeklinde algılanarak aynı anlamda
kullanılmıştı. Hegel in Almanya da merkezi bir otoritenin zorunluluğuna ihtiyaç
duyarak Alman birliğinin gerçekleşme özlemini işaret eden Çağımın
Machiavellisi olmak isterdim mealindeki sözüyle birlikte Machiavelli nin
görüşleri bilimsel açıdan yanlış anlama bulutları dağıtılma sürecine girecektir.
Ondan sonradır ki Machiavelli nin Makyavelciliği beslediği zannedilen
görüşlerinin yetersiz değerlendirmelerin ve bir kısım çarpıtmaların kurbanı
olduğu açık seçik anlaşılacaktır. Her ne suretle olursa olsun Machiavelli nin
İl Principe Hükümdar (Türkçeye Prens olarak çevrilmiş bir başka nüshası da
vardır. Fakat Hükümdar nitelendirmesi eserin muhtevasını daha doğru
aktarmaktadır) da ileri sürdüğü düşünceler eserin yayımlandığı onaltıncı
yüzyıldan itibaren geniş bir yankı uyandıracaktır. Öyle ki, bazı kaynaklarda
Hükümdar ın Osmanlıcaya çevrildiği ve dönemin padişahına sunulduğu şeklinde
rivayetler de vardır. Nitekim Marmara İlahiyat ta bu konuda bir doktora
çalışması yapılmaktadır.
Roma imparatorluğu (Batı)nun yıkılmasıyla birlikte Avrupa
merkezi bir otoriteden yoksun kalacak, Roma Kilisesi, yani Papalık başta olmak
üzere çeşitli iktidarlar bu merkezi otoriteyi sağlamak amacıyla ortaya
çıkacaklardır. Bu bin yılı aşan bir mücadele sürecidir. Nihayet Rönesans ın
oluşturduğu yeni zihniyet ortamında Avrupa da uluslaşma ve ulus devletler birer
birer vücut bulacaklardır. İtalya ve Almanya merkezi otoriteye ancak XIX, hatta
XX. yy. kavuşarak birliklerini en geç sağlayan ülkeler olacaktır.
Machiavelli nin, daha sonraki yıllarda Hobbes un
Leveiathan da ileri sürdüğü görüşlerin oluşumunu doğrudan etkileyen bu merkezi
otorite ve sınırları belirlenmiş ülke ihtiyaç ve özlemidir. Siyaset
kuramlarında dayandıkları ilkeler ve unsurlar bu çerçevenin doğrudan sonucu
olmasalar da, bir şekilde bununla ilişkilidirler. Aksi takdirde yanlış
değerlendirmelere düşülmesi kaçınılmazdır.
Machiavelli kuramında iktidar ı bir olgu, bilimsel bir
olgu hüviyetiyle ele alıp irdeler, tartışır ve bir kuram olarak ortaya koymaya
çalışır. İktidar olgusunun kaynağı ya da yansıma alanı insanda varolan doğal
bencillik olmalıdır. Bencillik kendisini dış dünyada güç biçiminde
gösterir ki işte iktidar ile buluştuğu nokta da burasıdır. Elbette bencillik i
evrensel bir ilke bilimsel anlamda nesnel bir yasa olarak kavramak istiyordu Machiavelli.
Bu açıdan Humanizma nın kavramak ve tanımlamak istediği yeni insan anlayışına
Machiavelli bağlı kalır. Öyleyse, insanın doğal özüne ait olan bencillik in
doğasına tam uygun olan güç, ancak iktidar olgusu bağlamında ifadesine
kavuşur. Dolayısıyla iktidar ulaşılması gereken, hatta zorunlu olan bir
insani amaçtır aynı zamanda. Bu amacın gerçekleşmesinde, kendi özü gereği
herhangi başka bir sınır olmamalıdır. Bir başka ifadeyle iktidarı elde etmede
ya da gerçekleştirmede karşılaşılan herşeye başvurulması doğaldır, meşrudur,
yani mübah tır. Çünkü amaç (iktidar, dolayısıyla güç, sonuçta bencillik) her
türden aracı belirler, açıkçası meşrulaştırır.
İşte Makyavelcilik deyiminin doğuşuna ve siyasette
farklı bir anlam kazanmasına gerekçe oluşturan da budur. Alman (o zaman için
Prusya) imparatoru II. Freiderick, başta bu görüşü olmak üzere Machiavelli nin
kuramına karşı yazdığı eserde, onu, siyasette ahlâkı gözetmediği gerekçesiyle
eleştirecektir. Böylece Makyavelcilik siyasette ahlâksızlığın, çıkarcılığın,
vefasızlık ve dönekliğin vb. bir başka adı olacaktır. Ne var ki Freiderick,
iktidarı süresince, hem de en yakınında bulunan kız kardeşleri de dahil, her
türlü hileye, yalana, çıkarcılığa, vefasızlığa, kısaca ahlâksızlığa başvurmada
hiç bir zaman geri durmayacaktır. Ünlü Fransız tarihçi Michelet, bu konuda
Makyavelcilik in ilk sıralarda gelen kişilerinin başına Freiderick i
yerleştirir.
Fakat Makyavelcilik de bir takım yetenek ister. Sınırlı
yeteneğe sahip olanlar ancak kartondan Makyavelci olabilirler. Kimdir bunlar,
demeyin, siyasetin bilgesi Erbakan hocanın konuşmalarındaki tanımlara dikkat
edin. Ayrıca bir sürü gazete yazarları televizyon programcıları zaten bu
Makyavelcileri uçurup duruyorlar. Herhalde tanıdınız onları!