Reklamı Kapat

Gözleri Var Görmezler Kulakları Var Duymazlar

“Ey Kureyşliler! Başınıza öyle bir iş açılmıştır ki, artık siz onun üstesinden gelemezsiniz. Muhammed henüz gencecik bir delikanlı iken sözce en doğrunuz, emanetçe en emininiz idi ve en çok ondan razıydınız. Saçlarına ak düştüğü ve size bir misyonla geldiği zaman ona sihirbaz dediniz. Hayır o sihirbaz değildi; zira biz sihirbazların ne yaptıklarını biliriz. Ona kâhin dediniz. Hayır o kâhin de değildi; zira onların sözlerindeki secileri biliriz. Ona şair dediniz. O şair de değildir; çünkü biz şiiri ve o sanatın inceliklerini de biliriz. Sonra ona mecnun dediniz. Hayır o mecnun da değildir; çünkü biz mecnunları da biliriz. Onun ne karıştırması vardır ne de vesvesesi. Ey Kureyşliler, durumunuzu bir düşünün! Gerçekten başınıza büyük bir iş gelmiştir.”

n n n

Ne kadar da aklı başında cümleler gibi duruyor değil mi?
İlk bakışta gerçeği kavramış ve Efendimiz Aleyhisselâmın risaletine iman etmiş birine ait gibi görünen bu olağanüstü nutuk, Efendimize ve risaletine belki de Ebu Cehil’den bile daha çok zararı dokunan Nâdir Bin Hâris’e ait.

Nâdir, Mekke’nin ulularındandır. Görmüş geçirmiş bir adamdır. Tüccar olduğu için İran, Mısır, Suriye ve Yemen gibi ülkelere pek çok kez gitmişliği vardır. Kültür ve sanata yatkındır. Bu seyahatlerinde yabancı kültürlere dair derin gözlemler yapmış, elit seviyede ilişkiler geliştirmiş, krallarla ve sultanlarla dostluklar kurmuştur. Nadir’in hitabeti, edebiyatı ve şairliği de çok kuvvetlidir. Dönemin çeşitli müzik aletlerini çalar, şarkılar söyler, şiirler okur. İnsanlık tarihi ve dinler tarihi hakkında da azımsanmayacak bilgilere sahiptir. Efendimizin risaletine cevap verebilmek için başta Medine olmak üzere uzak diyarlara kadar gider, oralarda Yahudi ve Hristiyan din adamlarından çeşitli bilgiler alır.
Efendimizi adım adım takip ederek görüştüğü kimselerle görüşür, Müslüman olmaya hazırlanan insanları etkili hitabetiyle ikna ederek hidayetlerine engel olur. Hazreti Peygamber Aleyhisselâm’ın anlattıklarının, “eskilerin masalları” olduklarını söyler. İkna edemediklerine de emrindeki cariyeleri göndererek zihinlerini bulandırmaya çalışır.
Bütün bunların yanında Nâdir bir de üstelik Mekke’nin tıp doktorudur. Hasta ve yaralıların tedavi olmak için kapısını ilk çaldıkları kişi odur. Anlayacağınız Nâdir Bin Haris, Mekke aristokrasisinin en seçkinlerinden biridir.

Gel gelelim gerçeği gayet iyi bilip hissettiği hâlde, en çok da kahrolası gururunun ve kibrinin etkisiyle iman etmez ve ilâhi hakikatle en ön safta savaşmayı seçer. Kur’an-ı Kerim’deki azılı müşriklere dair pek çok âyetin bizzat Nâdir Bin Haris ile ilgili olduğu rivayet edilir. Hikâyesinin sonunda da Bedir’de esir alınır ve Rahmet Peygamberinin dahi affetmediği ve 23 yıl boyunca kanı heder edilen az sayıdaki zavallıdan biri olarak helâk olur gider. Ne büyük bir ibret.

n n n

Bizler de bugün çağımızın Nâdir Bin Hâris’leriyle yüzleşmek durumunda kalıyoruz. Çağımızın Nâdir’leri de hakikatin gayet farkındalar. Fakat sahip oldukları büyük imkânlarla gerçeklerin üzerini örtmeye çalışıyorlar. Hâk bâtıl mücadelesinin bugünkü temsilcilerine türlü iftiralar atıyorlar. Alay ediyorlar, hakaret ediyorlar, yaftalıyorlar. Yaşanmış gerçekleri yaşanmamış sayıyorlar. Doğru ile yanlışı birbirine karıştırıp öyle servis ediyorlar. Tıpkı Nâdir ve şürekâsı gibi gözleri var görmüyorlar, kulakları var duymuyorlar.
Öyleyse biz de Efendimiz Aleyhisselâm’ın sünnetine ittibâ etmeye mecburuz. Hiçbir kınayıcının kınamasına aldırmadan Hakk’ı haykırmak zorundayız. Uğradığımız zulüm ve haksızlıklara sabırla göğüs germek durumundayız. Merhum Erbakan Hoca’mızın formüle ettiği yöntemlerle, Hakk’ın hâkim olduğu bir dünya için yılmadan, usanmadan çalışacağız. Böylece biiznillah varlık sebebimizi yerine getirmiş olacağız. Ebedi hayatımızda yüz aklığına ancak böyle kavuşabiliriz. Sarp yokuşu ancak bu şekilde tırmanabiliriz. Yoksa Allah muhafaza ziyana uğrayanlardan oluruz.
Zaten kimse kolay olacağını da söylememişti, öyle değil mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Münir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Sebanur Çeli̇k - O gün de Nadir ler vardı bugün de var ama unuttukları bugün Ali 'ler de var Fatıma' lar da var Elhamdülillah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Nisan 20:46


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?