Reklamı Kapat

5 nisan hukuk rezaleti

İktidar Avrupa Birliği’ne girmek için, bu birliğin kriter ve normlarına uyacağını taahhüt ederek bir takım torba yasalarla engelliler hususunda da iyileştirmeler ve bazı hakların verilmesine dair kanunlar çıkardı. Hatta Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’ne de tereddütsüz imza koydu. Ne var ki daha sonra uygulamalarda ve çıkarılan kanunlara rağmen yapılan yönetmeliklerle adeta verilen sözlerin ve çıkarılan kanunların tersine icraatlar uygulanmaya başlandı. Bu samimiyetsizliğin ve kandırmacanın en son vuku bulan hadisesi, görme engelliler adına vahim bir tabloyu ortaya koydu. 5 Nisan Dünya Hukukçular Günü’nde görme engelli bir avukat olan arkadaşımıza yapılan davranış ve muamele, bu camianın hafızalarına kazınan ve unutamayacakları bir olay oldu.

Söz konusu görme engelli avukat arkadaşımız noterde işlem yapmak için hukukçu kimliği olmasına rağmen imza için iki şahit istenmiş. Bu onur kırıcı ve küçük düşürücü tutum karşısında noterliği terk ederek aleyhinde dava açmak için Çağlayan Adliyesine gitmiş, savcıya şikâyette bulunmuş. Ne var ki savcı da aynı tutum ve davranışı göstererek iki şahit istemiş. Bunun üzerine olay sosyal medyaya akseder. Sosyal medyada tepkilerin yoğunlaşması ve görme engelli camiasının infiali karşısında söz konusu savcının görevden alındığı yetkililerce açıklanır ama bu görme engelli camiasının öfkesini ve infialini dindirmeye ve yatıştırmaya yetmedi. Görme Engelli Evrensel Hukukçular Derneği, Ankara Barosu ve İstanbul Barosu ile eş zamanlı olarak 7 Nisan Perşembe günü Ankara Sıhhiye Adliyesi önünde basın açıklaması yaparak olayı protesto etti. Ve görme engelliler adına önemli bir dayanışma ortaya koydular. Akabinde Noterler Birliği, Görme Engelli Evrensel Hukukçular Derneğine randevu vererek taleplerini dinledi. Bu sorunları en kısa zamanda çözecekleri hususunda taahhütte bulundular. İnşallah sözünde dururlar.

Engellilerin çözüm bekleyen problemleri bununla da bitmiyor. Engelsiz taksi uygulaması projesi UKM’de maalesef reddedildi. Sabiha Gökçen Havaalanı’na yolcu taşıyan Havataş, engellilerden ücret almıyor, bedava taşıyor, ama Havaist engellilerden ücret alıyor, ayrıca otoparklarında engelli araçlarına imtiyaz tanımıyor. Bu iki şirket arasındaki farkı da anlamış değiliz. Engellilere verilen sözlere ve vaatlere bakınız; bir de yapılanlara... Arife tarif gerekmez. Fazla söze de hacet yok.

Evet, engelliler camiasında bu gelişmeler olurken, mübarek 11 ayın sultanı, rahmet ayı Ramazan’ın içinde bulunmamız hasebiyle toplumun gündeminde ister istemez iftar sofraları, haramlar, helaller, günahlar, sevaplar var. İktidar milletvekilleri yoksulluğun zirve yaptığı bu dönemde kendilerince mütevazi bir sahur sofrası hazırlama adına menemen yapıyorlar. Bizim aklımıza da hemen bir anımız geldi. Bunu sizlerle paylaşmak istiyoruz: Geçenlerde çocukluk arkadaşım, Erzurum’dan aradı. Birkaç dakikalık sohbetten sonra, “Ben bu adama bir daha oy vermeyeceğim. Domatesi gördükçe gözlerim doluyor” dedi. Bu arkadaş emekli biri. Daha böylesi milyonlarca var. Domatesi görünce gözleri dolan milyonlar varken iktidar ne anlatmaya çalışıyor, Allah aşkına?

Bu arada meşhur hocalardan Cübbeli, “Bir vakit namazın farzını kaçırmak, zina yapmaktan da adam öldürmekten de büyük günahtır” diyor. Evet, namazın önemini belirtme adına gayet güzel. Ama biz de diyoruz ki, faiz yemek, rüşvet, israf daha mı az günahtır acaba? Faizin %14’üne kadarı mübah da 14’ünden yukarısı mı haram? Bunlar neden konu edilmiyor, neden anlatılmıyor? Yoksul kuru ekmek ile iftar ederken, gösterişli, şatafatlı, israfın ayyuka çıktığı iftarlar, sahurlar neden anlatılmıyor? Cübbeli gibi hocaefendiler, hakikati, gerçeği neden anlatamıyorlar? Anlatırlarsa zülfiyare mi dokunurlar yoksa? Allah’ın adaleti herkes için değil midir? Paşa da padişah da çoban da bu emrin muhatabı değiller midir? Adaletin faruku Hz. Ömer’e (R.A.) dahi hesap sorulmadı mı? Her Müslüman, inanan, iman edenin bu rahmet ikliminde, nefis terbiye etmesi ve muhasebe yapması gerekmez mi?

Kavgadan ve kaostan beslenen iktidar kanadı, muhalefete “6’lı mı, 106’lı” mı diyerek terör saflarına sokma iması, kutuplaşmanın fitilini ateşleme gayretlerinden başka bir şey değildir. Allah akıl, fikir versin. Daha ne denebilir, vesselam...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?