Siz Hocanıza Dua Edin!

Bu kulaklar neler duydu neler! Bu gözler neler gördü neler!
Ama kulaklarımızın dün duydukları ile bugün duydukları arasında öylesine büyük farklılıklar var ki! Çoğu kez kulaklarımıza inanmakta güçlük çekiyoruz desek yeridir.
Yine gözlerimizin dün gördükleri ile bugün gördükleri arasında öylesine büyük farklılıklar var ki! Gözlerimize inanmakta güçlük çekiyoruz desek yeridir.
Mesela kulaklarımız dün, “Bu trenden inen bir daha binemez” yollu söylemlere ev sahipliği yapıyordu. Bugün ise, “Hepimiz aynı gemideyiz yükü beraber taşıyacağız” şeklindeki açıklamalar duyuyor.
Dün “iyi günlerinde” kendileri gibi düşünmeyenlere “rest” çekilirken bugün “kötü günlerde” hiçbir ayrım yapmadan herkes “birlik” olmaya davet ediliyor.

Hepsinden önemlisi dün “yapmayın etmeyin, bölünmeyelim size dua ederiz” denildiğinde “siz hocanıza dua edin” diye rest çekerek kapıyı gösterenler bugün merhum Erbakan Hoca’mızla ne kadar yakın(!) çalışmalar yaptıklarını anlata anlata bitiremiyorlar.
Yani “anca beraber kanca beraber” havası estiriliyor. Ama bütün bunlar vatandaşın gözünden kaçmıyor.
Tıpkı dün, “One minute” diye, “bir daha da gelmem” diye meydan okunurken bugün İsrail Cumhurbaşkanı’nın Türkiye’ye yaptığı ziyaretin önemsendiğinin açıklanmasında olduğu gibi!
Ve de bu ziyaret vesilesi ile bölgenin “barış havzası” haline dönüşebileceğinden söz edilmesi gibi! Her şey vatandaşın gözü önünde cereyan ediyor. Söylenen anında dünyanın en uzak yerine kadar ulaşıyor.
Kimsenin dediklerini kabul etmeme gibi bir şansı yok!

Kim ne dediyse anında her yerde o sözler konuşuluyor.
Evet, insanoğlu özellikle siyaset ile uğraşanlar ağızlarından çıkan sözlere çok dikkat etmek durumundalar.
Tabir caizse bin düşünüp bir söylemek zorundalar.
Siyaset dünyasında her an büyük değişiklikler yaşanabileceğini dikkate alarak konuşmalılar.
Siyasetin ne ebedi düşmanlıklara ne de ebedi dostluklara müsait olmadığını akıllarından hiç çıkarmamalılar.
Bu ilkeler akıllarda tutulacak olursa o zaman siyasilerin dünleri ile bugünleri arasında bir tutarsızlık yaşanmaz.

Bu ilkeler dikkate alınmazsa ne mi olur?
Ne olacak bugün yaşadıklarımız yaşanır.
Kulaklarımızın dün duyduklarıyla bugün duydukları, gözlerimizin dün gördükleri ile bugün gördükleri arasında büyük farklılıklar yaşanır. Tutarlı siyasetin ilk şartı bu olsa gerek.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Misafir - Siz önce durduğunuz yere bir bakın.Her şey gelip geçici bu gün bütün değerleri üç kuruşa kiraya verip kapmak için çaba sarf ettiğiniz koltukların bir kaç sene sonra bir hükmü kalmayacak.Tarih nasıl Muhsin başkanın destansı mücadelesini onyillardir anlatacaksa sizin omurgasızlığınızıda yazacak tarih.Önce şu milli sıfatını atın sonra n er isterseniz yapın.Sizin milli görüşle nokta benzerliğiniz yok da ona düşmanlığınız kesin.

Yanıtla . 1Beğen . 6Beğenme 12 Nisan 05:59


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?