Reklamı Kapat

Komşuda Pişer, Bize De Düşer! Macaristan’da Seçimin Hatırlattıkları

Macaristan’da siyasetin ve özellikle ittifakın yaşadığı süreçler bundan üç yıl önce akademik çalışmalar vesilesiyle gündemime girmişti. Seçim ittifakları ile ilgili bir araştırma makalesi üzerine çalışırken literatür taraması sırasında Macaristan’da muhalefet tarafından oluşturulan ittifak ile ilgili yayınlar ilk kez karşıma çıkmıştı.

İşin doğrusu “ittifakın koalisyonu andıran” bu yeni tarzı siyasetçiler açısından nasıl yeni bir tecrübe anlamına geliyorsa akademi açısından da farklı bir durum içermemektedir.
Dolayısıyla Türkiye’de parti ittifakları ile ilgili oldukça sınırlı yayınlar bulunması, bırakın Macaristan gibi ülke örneklerini ele alan çalışmalar yapmayı, Türkiye’nin kendi ittifak geçmişi ile ilgili çalışma yapmayı dahi zorlu/sorunlu hale getirmektedir.

Peki Macaristan seçimleri niye bu kadar gündem oldu Türkiye’de?
Biz hemen bu konuya girelim. Ama baştan şunu belirtmeliyim ki; her ülkenin kendine göre şartları söz konusudur. Bir ülkede yaşanan süreçler aynı şekilde diğer ülkeler için de geçerli olacaktır gibi bir yaklaşım doğru olmayacaktır. Bununla birlikte, karşılaştırmalı okumalar bizlere bazı fikirler verebilmektedir.
Onun içindir ki, seçim sürecine girildiğinden beri zaman zaman bu köşedeki yazılarımızda Macaristan seçimlerini dikkatlice izlememiz gerektiğini ifade ediyorduk.
Macaristan seçimlerinin Türkiye’de gündem olmasının gerekçesi, taşıdığı benzerlikler nedeniyledir. Dolayısıyla bugün Macaristan’da yaşanan seçim sonuçlarının Türkiye’de de görülmesi ihtimali bulunmaktadır.

Her şeyden evvel ittifak konumlanmaları Türkiye ile benzerlik taşımaktadır. Macaristan’da muhafazakâr-milliyetçi iktidar ittifakının karşısında “benzemezler” diye söylenebilecek sol-liberal-muhafazakâr görüşteki 6 muhalefet partisi yer almaktadır.

Altılı ittifakın en büyük ilham kaynağı başkent Budapeşte’yi de kazandıkları 2019 yerel seçimlerindeki başarılarıdır. Nitekim Ekim 2019 seçimlerinden önce İstanbul’a gelen muhalefet adayı Karacsony, Ekrem İmamoğlu’nu ziyaretinde “Bize ilham kaynağı oldunuz” demişti.

Yine aynı şekilde Budapeşte gibi şehirler kazanıldığında ittifakın bu başarısı, “2022 genel seçimlerinin provası” şeklinde lanse edilmişti. Yani Macaristan seçimleri her ne kadar bugün kamuoyunun gündemine gelse de Türkiye’de uzun süredir muhalefet partilerince uzaktan ilgiyle ama sessizce izleniyordu.
3 Nisan 2022 seçimlerine gidilen süreçte “altılı ittifak” ciddi anlamda motive olmayı başarmış, stratejik adımları planlar hale gelmişti. Başbakan Orban’ın otokrat bir lider olarak gösterilmesi, zirve yapan yolsuzluklar, ağırlaşan ekonomik kriz, AB ve ABD gibi güç odaklarının muhalefet ittifakına verdiği açık destek, seçimlerde Orban’ın kaybedeceğinin kesinleştiği şeklinde yorumlanıyordu.

Altılı ittifak “Orban mı, özgür dünya mı” diyerek özgürlük ve demokrasi temalı bir söylem geliştirirken Orban ise altılı ittifakın iktidarı yönetmeyi başaramayacak ölçüde parçalı oluşuna, kaos çıkartma potansiyeline dolayısıyla istikrarsızlığa vurgu yapıyordu.

7 Mart 2022 tarihli yazımızda, “Seçmenlere 1,8 trilyon forint (5,23 milyar dolar) değerinde vergi indirimi yapan ve sosyal yardımları en yüksek seviyeye çıkartan Orban’ın partisi daha çok yaşlılar, kırsal kesimler ve şehirlerde yaşayan yoksullardan oy alırken muhalefet ise gençler, kentsel nüfus ve zenginler tarafından tercih ediliyor” diyerek tahminlerin aksine Orban’ın seçimleri kazanma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtmiştik.

Çünkü Orban’ın karşısında, ülkenin birikmiş sorunlarını çözeceği umudunu veren bir lider görünmüyordu.
Orban’ın karşısında birbirine benzemeyen ve iktidara geldiklerinde nasıl bir yönetim ortaya koyabilecekleri konusunda vatandaşı ikna edemeyen bir altılı ittifak vardı.

Altılı ittifakın denge siyasetini güderek kendi aralarından bir başkan adayı çıkarma çabası, bunun sonucunda “hikâyesi olan” bir belediye başkanında (Peter Marki-Zay) karar kılınması beklenen sonucu vermedi.

Macar halkı Orban’ı destekleyerek altılı ittifakın AB ve ABD temalı seçim stratejisine, AB normlarına vurgu yapan konuşmalarına, özgür dünya söylemlerine tepkisini vermiş oldu.

Bugün Türkiye’de muhalefetin bu gerçeklerden ders çıkarmak yerine düne kadar örnek verdiği Macaristan seçimleri için “bize çok da benzemiyormuş aslında” şeklinde açıklama yapmasını ya da toptan görmezlikten gelmesini hayretle takip ettiğimi belirtmem gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bekir Gündoğmuş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Uğur Yavuz - Muhterem yazar, meseleyi çok güzel anlatmışsınız. Ama bu yazının devamı da lazım.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 11 Nisan 14:12


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?