Reklamı Kapat

Zor Dostum Zor!

Katar yolcuları yavaş yavaş Katar’daki yerlerini alıyorlar. Avrupa son biletin sahibini bekliyor. O da Haziran’a ertelenen İskoçya- Ukrayna galibiyle Galler arasında oynanacak final maçıyla netlik kazanacak.
Önceki gece Portekiz, İtalya’ya büyük şok yaşatan Makedonya’yı, Seri A Ligi ağırlıklı Lewandovski, Zielinski ve Szczesny gibi yıldız isimlerden oluşan kadrosuyla Polonya da İsveç’i aynı skorla (2-0) turnuva dışı bıraktı. Ayrıca Polonya Milli Takımı kadrosunda Trabzonspor’dan tanıdığımız Puchasz da yer alıyor. Fakat İsveç karşısında forma şansı bulamadı.

Yazının yazıldığı dakikalarda Avrupa’dan 12 olmak üzere toplamda 27 ülke finallere adını yazdırdı. 32 takımlı son kupa olacağı düşünülür ise son 5 isim bekleniyor.

Futbol kültürümüzü şöyle bir tazeleyelim; Avrupa Kıtası’ndan Almanya, Danimarka, Fransa, Belçika, Hırvatistan, Sırbistan, İspanya, İsviçre, İngiltere, Hollanda, Portekiz ve Polonya “tamam” dedi. Amerika Kıtası’ndan Kanada, Uruguay, Ekvador, Brezilya ve Arjantin bavulları toplamaya başladı. Afrika Kıtası’ndan Fas, Kamerun, Tunus, Gana ve Senegal biz de katılıyoruz mesajını paylaştı. Asya Kıtası’ndan S. Arabistan, Japonya, G. Kore ve İran bizim için sorun yok dedi. ABD, Meksika ve Kostarika siz bu satırları okuduğunuzda gece yarısı gruptaki son maçlarına çıkmış olacak. Meksika’nın Katar bileti tamam gibi. ABD ise kendisini ve Meksika’yı puan olarak tehdit eden Kostarika deplasmanına gidecek. Bu üçlünün alacağı sonuçlara göre de Peru’nun rakibi belli olacak ve Amerika Kıtası’nın Play-Off maçı oynanacak. Asya Play-Off’unda ise Avustralya- BAE karşı karşıya gelecek. Avrupa’yı zaten biliyorsunuz.
Katar 2022’ye gidemeyenler ise milli maç arasını değerlendirebilmek açısından kendi aralarında hazırlık maçı yaptı. Bunlardan biri de Türkiye Konya’da grup elemeleri ve Play-Off son maçlarında şok üstüne şok sonuçlar alan İtalya’yı ağırladı.

Milli Takım Teknik Direktörü Stefan Kuntz, Ozan-Merih-Çağlar üçlü sisteminden vazgeçmeyeceğini ve bu sistem ile yoluna devam edeceğini üstüne basa basa bir kez daha gösterdi.

Savunmadaki bu isme baktığımızda üst düzey liglerin üst düzey takımların kadrolarında ve savunmalarında oynuyorlar. Ve bu sistemi çok iyi biliyorlar. Fakat milli takımın oyun karakterinde ya da tekniğinde bu arkadaşların kale-top-rakip arasındaki müdahalelerinden sonra hamle yapabilecek seri oynayan kısa boylu pire tarzındaki oyuncularımız oldukça geç kalıyor ya da savunmaya dönüşlerde doğru yerleri alamıyor. Bu da İtalya ve Portekiz gibi üst klasman takımlar karşısında sorun oluşturuyor.
Mert Müldür, Dorukhan ve Rıdvan bu sistem için daha uygun isimler gibi duruyor. Kaptan Hakan ofansif olarak yaptığı katkıyı defansif olarak gösteremiyor. Fakat Burak Yılmaz’ın milli takımı bırakmasıyla oldukça rahatlamış görünüyor. Eski vuruşları ve şutları geri gelmiş. Burak Yılmaz’dan sonra Caner Erkin’in de milli takımdan affını istemesi gerekir diye düşünüyorum. Çünkü bu takıma Zeki Çelik, Ferdi Kadıoğlu gibi isimler gelecek. Abdülkadir Ömür sıra bekliyor ve yazık oluyor. Salih Özcan var ki fişek gibi, zıpkın gibi genç adam. (Salih demişken bir parantez açalım. Şimdi Türk Milli Takımında alt yapıda Alman asıllı genç bir yetenek U21’e geldiğinde Alman A Milli Takımını seçmiş olsa bizim futbol medyası ve sosyal medya hemen infaz etmiş, darağacına göndermişti. Peki, Salih’in bu şekilde A Milli Takımını seçmesi sizce doğru mu? Etik mi bir kere? Bu gencin aklına kim girdi? Ferdi Kadıoğlu için de aynı kelimeleri yazabiliriz. Hani yazın yediğin hurmalar… Ya da ah almak, dürüst oyun çerçevesinde kalamamak negatif sonuçları doğurur.)

O yüzden Caner arkadaş da tıpkı Burak gibi yaşı geçtiği için ayakları yerine daha çok çenesi konuşanlardan. Kendisinin açıklama yapması daha hoş olur.

Enes, Cengiz ve Kerem… İyi niyetli, koşan ve çabalayan isimler. Cengiz zaten kendisini kanıtlamış bir isim. Serdar Dursun oyunu hareketlendirdi. Say say bitmiyor. Hele bir U18 Milli Takımı var, sanki Gurbetçi Milli Takımı! Kadro Bundesliga’da top koşturuyor. Bilmem anlatabildim mi?

Gerçeklere dönelim. Oynadığımız sisteme İtalya B takımıyla yürüye yürüye 3 gol attı. Sadece pres yaptı ve doğru paslar attı. As takımı ve daha tempolu oyununu tercih etse bizi fena madara ederlerdi. Sayın Kuntz artık kemik kadrosunu seçmeli ve sistemine bir karar vermeli. Enes ileride tek kalıyor. 3’lü sistemde santrforlar hep tek mi olur? 3’lünün önündeki adam Kaan Ayhan olamaz mı?

Tüm bu yazdıklarımı boş verin! Ben size gerçekleri anlatayım. Kalli, eğer bir teknik adam 3-5-2, 4-4-2 gibi sayılara taktiklere takılıyor ise gitsin süpürge satsın derdi. Çok da doğru söylerdi.

Ülke olarak iç huzurumuz yok. Ağzımızın tadı yok. Türk futboluna yön verecek kurum olan TFF ve kulüpler (bazıları hariç) tamamen siyasi erkin etkisi altında. Bir negatiflik var. Emin olun bu kutuplaştırma, kibir, itibarsızlaştırma ve algı oluşturma sayesinde pek çok yurdum insanı çok sevdiği A Milli Takımının siyasete algı oluşturmasınlar diye başarılı olmasını istemiyor.

Bir de çok acemi yönetilen, her alanda olduğu gibi spor ve özellikle futbolda samimiyetin, dürüstlüğün ve ahlâkın kalmadığı günlerden geçiyoruz. Örneklerini tek tek yazarız yeri gelince.
Sizin anlayacağınız bu kafayla zor dostum zor!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?