Reklamı Kapat

ABD Bize Güvenmeli de, Biz Nasıl Güveneceğiz?

Bir gazetede, “ ABD bize güvenmeli” başlığı altında yer alan haber ister istemez başlıktaki soruyu aklıma getirdi. Çünkü ABD çıkarına bakar, eğer çıkarı söz konusu ise karşısındaki ülkeye güven duymasına bile gerek kalmadan o çıkarını gerçekleştirmek için yapılması gerekeni yapar. Aynı durum AB için de geçerli. Bu bakımdan gerek ABD gerek AB ile ilişkilerimizde onların bize güvenmelerinden çok bizim de onlara güvenip güvenmediğimiz önemli. Yoksa yıllarımız kendimizi onlara beğendirmek, her yaptıklarına karşılık hâlâ bize güvenmeleri gerektiğini söylemek uluslararası ilişkilerde yaşanan gerçeklerle uyuşmuyor.

Hemen belirteyim ki, geçmişe gitmeye, oralarda bir takım deliller aramaya gerek yok. Son yıllarda ABD ile aramızda yaşanan birkaç örnek bile onlar bize istedikleri kadar güvensinler önce onların bizim güvenimizi kazanmaları gerekiyor. Söz gelimi bölgemizde ve Akdeniz’de Yunanistan ile aramızda bir sorun yaşandığında -ki bu ülke ile sorunlarımızın bitmesi mümkün değil- ABD peşin peşin Yunanistan’ın yanında yerini alıyor. Aynı durum Kıbrıs için de geçerli orada da sorunların çözümsüz kalmasının sebebi ABD’nin her durumda Kıbrıs Rumları ve Yunanistan’ın yanında yer almasıdır. Yoksa şimdiye kadar pek çok sorun çözülebilirdi. Bunun yanında ülkemizde darbe girişiminde bulunanları korumayı sürdürüyor olması, parası ödenmiş uçak ve hava savunma sistemlerini vermiyor olması da ABD’nin bize değil bizim ABD’ye güvenip güvenmememiz gerektiğini görmeye yetecektir. Kısacası, bölgemizdeki sorunların çözümsüz kalışının sebebi biz değiliz. ABD ve AB’nin desteğini sürekli yanında gören Yunanistan’ın şımarıklığıdır. Bu bakımdan biz kendimizden eminiz ama ABD ve AB’den emin değiliz. Eğer bu ülkeyi yönetenler eminseler o zaman bir takım sorunlar niçin sürekli çözümsüz kalıyor. Biz çözüme ulaşılmasını istemediğimiz için mi bu sorunlar süreklilik kazanıyor?

Bu noktada AB’nin kapısında yıllardan beri bekletiliyor oluşumuzda bizim hiçbir ihmalimizin olmadığı gibi 50 yıldan beri kendimizi onlara beğendirmek için elimizden geleni yapıyoruz ama beğendiremiyoruz. Niçin böyle olduğunun cevabı, “Haçlı ittifakında hâlâ yüzyıllar öncesinden gelen İslam düşmanlığı sürüyor” olabilir. Böyle bir cevap yanlış da değildir. Çünkü Türkiye olarak yüz yılı aşkın bir zamandan beri bu ülkeyi yönetenler millete ulaşılması gereken hedef olarak Batı’yı gösterdiler. Bunun için yasalarımızda pek çok düzenlemeler yaptılar, bunları da uyum yasaları olarak nitelendirdiler. Kime, niçin uyum diye hiç sormayın AB ülkelerine benzemek için. Ancak onlara benzemek bizi kendilerinden görmeleri için yeterli olmadı, olmuyor. Kendi kimliğimizi topyekûn terk etmemiz isteniyor. Hemen belirteyim ki böyle bir durum gerçekleşse bile Haçlıların bizi kendilerinden biri saymaları ve bize güvenmeleri söz konusu olmayacaktır.
Sözü uzatmadan AB’nin ülkemize bakışını yansıtan son bir gelişmeyi kısaca aktarmak istiyorum:

AB Dış İlişkiler Konseyi’nde onaylanan Stratejik Pusula başlıklı belgenin ülkemize atıfta bulunulan Doğu Akdeniz bölümünün, Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin bu denizdeki haklarını yok sayan maksimalist deniz yetki alanı iddiaları iki AB üyesi tarafından AB’ye dikte ettirildiği, bu haliyle uluslararası hukuka, teamüle ve AB’nin kendi müktesebatına aykırı ve gerçeklikten kopuk olduğu görülüyor. Bu da gösteriyor ki uluslararası ilişkilerde ABD ve AB’ye bizim güvenmemizden çok ABD ve AB’nin bize ne kadar güvendiği önemlidir. Çünkü sorun bizde değil hâlâ Haçlı zihniyetinden kurtulamamış olanlardadır. Bu bakımdan hiç olmazsa bundan sonra toplumumuzu bir takım gerçek dışı hayallerle oyalamaktan vazgeçmemiz gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder

# ABD

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?