Reklamı Kapat

İçimiz dışımıza, dışımız içimize uygun olmalı

İşimizin güzel olması için, içimizin güzel olması gerekir.

İçimizin güzel olması için de kalbimizi yaratana olan imanımızın yaratanın istediği şekilde olmalıdır.

İslam’ın tarif ettiği iman, kalbe girince o kalbin süsleneceğini haber verir Rabbimiz:

“Bilin ki, Allah’ın Resulü içinizdedir. Eğer birçok işte, o size itaat etseydi sıkıntıya düşerdiniz. Ancak Allah size imanı sevdirdi ve onu gönüllerinizde süsledi. İnkârı, fasıklığı ve isyanı size kötü gösterdi. İşte onlar doğru yolu bulanların ta kendileridir.” (Hucurat süresi, ayet 49/7).

İçimiz imanla, dışımız o imanın gereği olan amel-i salihle süslenmeli.

İmanın tarifini Kur’an-ı Kerim ile kendisine inen Kur’an’ı tebyin/açıklama, tebliğ ve örnek olmakla gönderilen Sevgili Peygamberimizin açıklamaları esas alınmalı.

Amel-i salih konusunda herkes kendi yaptığını esas alınca Müslüman sayısınca din ortaya çıkar.

Onun için, helal, haram, iyi, kötü ve güzelliğin sınırlarını belirleyen Kur’an ve sünnet sınırlarını aşmamaya dikkat edilmeli.

Selef-i salihinin büyüklerinden Süfyan-i Sevri (ö. 161/778), “Söz kabul edilmez amele/eyleme dönüşmedikçe” diyor.

Yani ekmek üzerine üç gün konuşsanız da ekmek yemeseniz, o konuşma sizin karnınızın doymasına hiç faydası olmadığı gibi, sizin helak olmanıza da sebep olur.

“Ülkeyi kalkındırma işi bizim işimiz; biz bunun eğitimini Dünya Bankasında görmüşüz.”“Ben Halep’te iken yedi arşın atlardım” diyenler, “Haydi bir oyna da görelim” denildiğinde yedi kazan sütü döktükten sonra, “Yerim dar, yenim dar” diyenlerin sözüne aldanmamamızı söyler.

Süfyan-i Sevri devam ediyor, “Amel/eylem kabul edilmez, ihlâs/samimiyet olmayınca” diyor.

Yani “Desinler” için iş yapanların da başarılı olamayacağını, ibadetini siyaset için yapanlar, siyasetini kendi çıkarları için yapanlar ne kadar çalışırlarsa çalışsınlar “Ben” merkezli hareket ettiklerinden hareket alanını daraltırlar. “Ben bu makamı başbakanlığa atlama taşı olarak kullanayım” derse, “Amaca varmak için her yol mübah” diyen Makyavelli’nin (1469-1526) Prens’ini kılavuz kitap olarak alıp, bütün akli melekelerini, bilgisini, becerisini ona teksif eder ve bu uğurda Sezar’ını bile arkadan hançerler.

Brütüs, aslında Roma’ya çok güzel hizmet etmiş ama ihanetin adı iki bin yıldır,  Brütüs olarak kalmış.

Süfyan-i Sevri devam ediyor, “İhlâs/samimiyet de kabul edilmez, Kur’an ve sünnete uygun olmayınca” diyor.

Yani yapılan iş hukuka uygun olacak. “Harama bakmasın” diye çocuğunun gözlerini oyan meczup babadan daha samimi adam bulmak imkânsız ama yaptığı iş şeriata aykırı.

“Ülkem için daha güzel hizmet etmem için benim de çalıp çırpmam veya dışarıdan gelen paraları yandaşlarıma aktarmam gerekir” mantığıyla hareket edecek olanlar da uzun vadede hem kendine hem de ülkesine hizmet etmemiş olurlar.

Kapitalist ekonomiyi öğrenerek yetişen sağcımız da solcumuz da, halkın elindeki paraların çeşitli dalaverelerle ellerinden alınıp, belirli ve iri ellerde toplanmasını, paraya para güç katacağından daha faydalı olacağını çok iyi niyetlerle fakültelerde okuttular, siyasilere akıl verdiler ve çok iyi niyetlerle bu hale düşürdüler.

Yalnız benim köyümün yayladaki binlerce dönüm arazisi ekilip biçilmediği için binlerce ton buğday, arpa ve nohut piyasaya sürülmüyor.

Sahildeki üzüm bağlarımız da bakımsızlıktan, bağlarımız dağ oldu. Bizim köyün üzümlerinden iki yüz ton üzüm kuru üzüm, bağların harap olması nedeniyle toplanmıyor ve piyasaya sürülmüyor. Bütün Türkiye’yi buna kıyas ediniz.

Bütün bunların temelinde, kovboy ekonomisini öğrenmiş, çok iyi niyetli insanlarımızın, bizim elimizdeki paraları öküze, katıra, ata, motora yatırıp tarlaları ve bağları sürmek yerine bankaya veya finans kurumlarına yatırmanın daha kârlı olduğunu propaganda eden ve paraları bir avuç hortumcuya vermek suretiyle ayakta kalabileceğine inanan ekonomistlerimizin yanlış eğitimi yatmaktadır.

Sözümüz, amele/eyleme dönüşsün. Niyetimiz, halis/samimi olsun, iyi niyetlerimiz, Kur’an’a ve sünnete uygun olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?