Reklamı Kapat

Vefa ve Feragat

Bir insan veya bir kimse anlatılmaya çalışıldığında, kimi zaman fiziki özellikleri ilk olarak akla gelse de, bu o insanı veya kimseyi tam olarak tanımlayamaz. Kişiliği, ilişkileri, anlayışı, görüşü, duygu ve düşüncesi gibi yetilerinin insana, çevresine, topluma, dünyaya vb. nasıl yansımış, ne türden etkilerde bulunmuştur diye bir değerlendirme yapma ihtiyacı hemen kendini gösterir. Çünkü fiziki veya fizyonomi özellikleri insanın yaratılışına aittir, ama kişilik ile olan nitelikler onun iradesiyle, sahip olduğu yetileri eğitmesi, geliştirmesi ve yetkinleştirmesi ya da mükemmelleştirme çabasıyla bağlantılıdır. Dikkate değer olan, kalıcı hale getiren, yerine göre örnek oluşturan da bu niteliklerdir. Kısaca insanın bu niteliklerini erdem veya ahlâk, inanç veya din ilkeleri, ölçütleri bağlamında ifade ederek kavrayış düzeyine taşımak mümkün hale gelir. Nitekim söz konusu edilen bir kişiliğin ahlâk veya erdem, din veya inançla bağlantılı bu niteliklerini anlatırken çoğunlukla fiziki özellikleri üzerinde pek durulmaz, ancak ihtiyaç duyulduğunda ek bir bilgi kabilinden bunlara yer verilir.

Edebiyat Ortamı dergisinin Mart-Nisan dönemi 85. sayısının eki olarak “Bir Vefa Hikâyesi” Ahmet Tevfik İleri kitabının verilişi, baştaki kısa çağrışıma neden oldu. Kitabı sevgili dost Sadık Yalsızuçanlar hazırlamış, eline ve emeğine sağlık. Bu ayrıca bir vefa örneğidir ki, Edebiyat Ortamı’nı tebrik etmek gerekir.

Rahmetli babam, Cumhuriyet’in ilk yıllarında bir süre eğitmenlik yapmış olsa da, mutlaka tek parti dönemi uygulamalarını tasvip etmemenin bir gereği olarak Demokrat Parti’nin desteklenmesinde, kuruluşunda ve iktidara gelişinde, hısım akraba, çevre ve yerel ölçekte etkinlikte bulunmuştu. Nitekim kovuşturma, soruşturma, muhakeme süreçlerine dâhil olmuş, hatta amcalarım ve yakın birkaç akrabalarım, sanırım bir süre Sivas’ta hapis yatmışlardı. 27 Mayıs ’60 İhtilali ve Yassıada Yargılamaları sonrasında kurulan Adalet Partisi’ne (AP) de destek olmuşlardı. Öyle ki, ‘70’lerde kurulan Milli Nizam’ın arkasında Milli Selamet Partisi’nin seçimlere girdiği süreçte, bütün ısrarlarıma rağmen, AP’ye, istemeseler bile oy vermişlerdir. Rahmetli annem, Yassıada Durşmaları’nı, sadece köyün kahvesinde bulunan radyoyu dinlemek için yakındaki komşu evine giderdi akşam yemeğinden hemen sonra.

Özetle, aile ortamıma rağmen, Tevfik İleri adını, Necip Fazıl Kısakürek’in yazıları yanında, rahmetli Fethi (Gemuhluoğlu) abinin, Ankara’ya gelişlerinde özel olarak gerçekleşen dost meclisinde sitayişle ve derin bir hüzünle yâd edişlerinde duydum. Bir de, ilk kurulan yedi imam-hatip okulundan birisi olan Maraş İmam-Hatip Okulu’ndan mezun olduğum için Tevfik İleri adı, hakkında fazla bir bilgiye sahip olmasam bile, kendiliğinden bir gönül bağının kurulmasını, minnet ve şükranla yâd edilmesi gereğini sağladı.

Bu sınırlı sütunda Tevfik İleri’yi anlatmak mümkün olmaz. Edebiyat Ortamı’nın verdiği ek kitap, evet bir “vefa” erdemini hatırlatmakta ve gerçekten dersler çıkartılacak bir fedakâr kişiliğin, daha niceleri gibi, bu topraklarda, bu ülkede, netameli siyasi tarihin içinde varlık gösterdiğini, yaşadığını ve hatırlanması gerektiğini bize bildirmektedir. Bir Müslüman ve mümin olarak, İslam’ın sade, saf ve yüce iman cevherini doğal olarak içselleştirip özümlemiş bir kişiliği ortaya koyan Tevfik İleri, bunun hayatı, hareketleri ve ilişkileri temellendiren ahlaki ilkelerini ve ölçülerini de kuşanmış, gözetmiş, uygulamaktan geri durmamış bir erdemli kişilik örneğini de somutlaştırmıştır. Fethi abinin derin bir huşu ve şükran duyarlığı içinde özenle ifade ettiği gibi, “bu aziz millete”, maddi ve manevi yönden hizmet etmeyi, refahını, kalkınmasını, huzurunu, güvenliğini, dirlik ve düzenini, mutluluğunu sağlamayı amaç bilmiş Tevfik İleri, elbette hayırla yâd edilmeye layıktır. Aynı şekilde, milletine hizmet etmesinde kendilerini, çocuklarını, ailesini kaygı etmemesini isteyen eşleri Vasfiye Hanım Efendi’yi, kızları Cahide’yi ve oğulları Cahid’i de unutmamak gerekiyor. “Halka hizmet”in “Hakk’a hizmet” olduğunu şiar edinmiş bir kültürü, anlayışı, duyarlığı gerçekleştirmeye çabaladığından dolayı bile olsa, Tevfik İleri’yi vefayla, saygıyla hayırla hatırlamak bir erdem sayılmalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?