Reklamı Kapat

Rantiyeye Şirinlik

Sene başında enflasyonun Ocak’ta “pik” yapıp sonrasında düşüşe geçeceğini ve Haziran 2023’teki seçim öncesinde enflasyonun tek haneye ineceğini söyleyen Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati, bu görüşünü Şubat’ta “enflasyonun yıl boyunca yüksek seyrini sürdüreceği” şeklinde değiştirmişti. Bırakın aylığı, haftalık değerlendirmelerde bile her şey her an değişebilirken, nasıl olup da Haziran 2023 için tahmin yapılabildiği ayrı bir muamma.

Nebati, geçen hafta yeni bir değerlendirme daha yaptı ve “Enflasyonda mutlak surette yaz aylarından itibaren, özellikle yıl sonundan itibaren de düşüşü ve hızlı bir şekilde normalleşmeyi görmüş olacağız” dedi. Enflasyonun Nisan’da veya Mayıs’ta ve belki de yüzde 60-70’leri aşan bir seviyede “pik yapmasının” ardından yaz döneminde gıda fiyatları kaynaklı bir düşüşün olması zaten beklenen bir durum. Buradaki asıl mesele, Bakan beyin “normalleşme”den neyi kast ettiği… Yüzde 70’leri gören enflasyonun yüzde 30-40’a gerilemesini bir “başarı” olarak lanse etmezler inşallah.

Bu arada, daha Şubat ayında Londra’da “uluslararası yatırımcılarla” bir araya gelen Bakan’ın, Mart ayında bir kez daha “uluslararası yatırımcılarla” yani miting meydanlarındaki ifadeyle “Londra bankerleriyle” bir araya gelmesi ve onları yine bir şeylere ikna etmeye çalışması hayli acı ve ibretlik. Bu sıklaşan ziyaretler iddia edildiği gibi “para bulmak” üzere yapılıyorsa, ortada çok büyük bir sorun var demektir. Nitekim, “kur korumalı mevduat” denen kerameti kendinden menkul şeyin yaklaşan vadesi de kamu maliyesine Bakan’ın ifadesiyle 12,5 milyar liralık bir ek yük getirecek. Tabii bu yükün yanında “atılan taşın ürkütülen kurbağaya değip değmediği” meselesi var ki, piyasa ekonomisinde talimatla veya zorlamayla bir netice alınamayacağı, fiyat oluşum mekanizmasını baskılamanın mahzurlu sonuçlarının olacağını defalarca gördük. “ Dolar baskılamak” için “yakılan” rezervler de, ortaya sihirli formül diye atılan bu “sistem” de sürdürülebilir değil. Bunu gördükleri için mi Londra ziyaretleri arttı birden bire acaba?

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin, Londra’dan önceki durağı olan Cannes’da kullandığı ifadeler ise tüyler ürpertici derecede vahim. Bakan bey, “En sevmediğim konu da şu yatırımcılara zorluk çıkaran mevzuat ya da bürokrasidir. Hep beraber kavga edelim, bürokrasiyi alaşağı ederiz, arkamızda Cumhurbaşkanımız var rahat olun, mevzuatı da değiştiririz. Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde hızlı adımlar atıyoruz” buyurmuş! Yabancı yatırımcı denen zevata, “hep beraber kavga edelim, bürokrasiyi alaşağı ederiz” diyecek kadar yakın hissediyor kendisini her nedense… “Bürokrasiyi alaşağı etmekten” bahsedecek kadar, “arkamızda Cumhurbaşkanımız var” diyecek kadar bir yakınlık hissediyor hem de uluslararası rantiyeye… Kendi devletinin kurum, kuruluş ve mevzuatını çiğnemeyi vaat ederek, bunu da Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin bir marifeti gibi takdim ederek yatırımcıları(!) ikna edeceğini düşünüyor herhalde… Tam bir işportacı mentalitesi, ki ticaret hayatında belki para kazandırır bu anlayış ama bu zihniyetle devlet idaresine kalkışmayı en başta devlet ciddiyeti kaldırmaz.

Bir tarafta tamamen lafta kalan ve mütedeyyin kesime şirin gözükme maksatlı “faize karşıyız” pozları olmasına rağmen, gerçekte olan içeride rantiyeye, dışarıda Londra bankerlerine dağıtılan mavi boncuklar ve verilen açık çeklerdir. Kur Korumalı Mevduat denen “şey”, vatandaşa “paranı faize koy, eksik kalan faiz kazancını ben tamamlarım” demektir alenen. “Uluslararası yatırımcı” diyerek şirin gösterilmeye çalışılan zevat, “Londra bankerleri” diye nitelenen uluslararası rantiye değil midir? İçerideki ve dışarıdaki faizcilere bu kadar hummalı şekilde hizmet etmek, kimsenin kanına dokunmuyor mu sahiden?
Ve asıl önemli nokta da, içeride ve dışarıda rantiyenin kucağına düşülmesi, hiç kimsede “acaba bir yerlerde yanlış yapıyor olmayalım?” şüphesini de mi uyandırmıyor?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burak Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?