Reklamı Kapat

Sanayinin Sorunları Yuvarlak Masada

Sanayi odalarının sektörel sorunları ele aldığı yuvarlak masa toplantıları, “kök nedenler”in bulunmasına katkı sağlıyor. Özellikle OSB’ler ve sanayi sitelerindeki firmaların ekonomik değerlendirmeleri 2022’nin zor geçeceğini gösteriyor. Bu zorluğun aşılmasında finansa erişim ve teşvik politikası, tedarik ve ihracat payı, insan kaynakları ve teknoloji gibi temel konularda öneriler sıralanıyor. 2022’de iş dünyası enflasyon ve kur riskine dikkat çekerken, Ukrayna krizi ile tedarik ve ödemeler riski de ilk sırada yer almaya başladı.

Finans ve Teşvik
Asıl sorun; politika faizi ile piyasa faizi arasındaki makasın açılmasıyla finansa erişimin zorlaşmasıdır. İşletme sermayeleri kurlarda yaşanan dengesizlikle yetersiz kalmakta, enflasyon artışları ve piyasaların peşin çalışmaya dönmesiyle de erimektedir. Gelinen noktada “devletin önce kendisine kaynak yaratılması lazım” ve finansal genişleme (yapılandırma) reel sektöre değil, “devletin kendine kaynak yaratmak” için yapıldığı dillendiriliyor. Yapılandırmalarda “borçların ertelenmesi değil, ödenebilir vadeye yayılması” talep ediliyor. Bu durumda “sonucu çabuk alınan teşvikler” geliştirilemiyor, iş dünyası basit, vurucu, motive edici, avantaj sağlayıcı kararlar alamıyor.

Sanayicinin finans açısından tespitleri; “kredilerin yeterince denetlenmediği için üretim yerine dövize kayması” olması, “döviz bazlı borçlarımızın miktarı otomatik olarak arttığı için teminat açıkları”nın artmasıdır. Kamu bankaları üreticinin yanında olmaya dönük olsa da özel bankalarda fazla istek görülmediğinde şikâyet ediliyor. Hatta bankaların risk oluşmadan tahsis ettikleri kredi limiti üzerinden masraf alması “banka mı sigorta kurumu mu” tartışmasını alevlendiriyor. Kötümsere yakın bir durum oluşmakta ve “reel sektör iflas beklentisi aynı zamanda kredi ödeme problemleri riski” ile birlikte artmaktadır.

Tedarik ve İhracat
Özellikle son dönemde hammadde sıkıntısı artı, Ukrayna kriziyle tedarik zincirlerinde aksamalar yaşandı, nakliye navlun fiyatları arttı ve teslimat süreleri uzadı. Enerji ve akaryakıt fiyatlarındaki artış maliyetleri katladı ve fiyat istikrarı bozuldu. Bu durumda bazı firmalar üretim hatlarını kapattı, ithal malzeme tedarikinde süre uzadı. Dünün plansızlığının yarının belirsizliğine yol açtığı için üretim ve istihdam potansiyelimiz reel sektör lehine kaldıraç etkisi oluşturamadı.
Bugüne kadar övünç kaynağı olan ihracattaki artışın önemli bir büyüme getirmeyeceği belirtiliyor. Sanayici genelde “%60 ihracat %40 iç piyasaya mal veren” politikaya yönelse de ihracatın arttığı her dönem, imalatta dışa bağımlılık ithalatı artıran bir etki oluşturuyor. Yerlilik oranının artmaması, ihracatı yapılan ürünlerin katma değeri çok düşük olması ve ithal ettiğimiz elektronik donanım fiyatının daha yüksek olması olumsuz etkenler olarak sıralanıyor. Bu durumda katma değerli ürün satamadığımız sürece ihracattaki her artış aynı zamanda ithalat artışı ve cari açık anlamına geliyor.

Çalışan ve Teknoloji
Sanayi sektörünün nitelikli, kendisini yetiştirmiş mühendislere ve ara elemanlara ihtiyacı artıyor. Gençlerin biraz daha gayretli, işin içinde ve kendilerini yetiştirme gayretinde olması bekleniyor. Gençlerin masa başı ve memuriyet bazlı işleri tercih etmesi “ara eleman” arayışını tetikliyor. Asgari ücret artışı olsa da “alım gücünün düşmesi” ile imalat sektörü yerine hizmet sektörü tercih ediliyor. Bunu çözmek için şehir dışından işçi getiriliyor. Meslek liselerine itibar kazandırmak ise öneriler arasında yer alıyor. Çalışanın niteliği yükseltilemediği ve teknolojik değişimler fırsata dönüştürülemediği için girişimcilik ekosistemi de gelişmiyor.

İmalat sanayi teknoloji, tasarım ve markalaşma odaklı yüksek katma değerli bir yapıya dönüştürülemediğinden verimlilik ve katma değer artışı sağlayamıyor. Teknoloji açısından dijital dönüşüme yatırım önemli bir rekabet unsuru olarak görülse de yüksek yatırım maliyetleri ve öngörülerin yapılamamasıyla teknolojik yatırımlar erteleniyor. Yuvarlak masa toplantıları, “sanayici ne yaptığını bilmediğinde önüne gelecek fatura”nın boyutlarının kestirilemediğinin altını çiziyor. Bu durumda yaşanacak sorunların, sosyal uyum ve politika üzerinde de etkileri olacağı ifade ediliyor. Yeni dönemde sanayiciler; risklerin realizesine ve zorlukların realitesine odaklanmak zorunda!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?