Saadet Partisi ve 6’lı Zirve

SAADET Partisi, ayağı Anadolu topraklarına basan, istisnasız bütün siyasi parti ve görüşlerle, aziz milletimize hizmet için bir araya gelebilen, barış ve uzlaşmacı Millî Görüş geleneğinin ürünüdür. Erbakan Hoca 42 yıllık siyasi hayatında 4 ayrı koalisyon hükümeti kurdu. Neredeyse, döneminin bütün siyasi partileri ile; Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Alparslan Türkeş, Aykut Edibali, Turan Feyzioğlu gibi liderlerle birlikte çalışma becerisi gösterdi.

Milletimizin bekleyen, birikmiş sorunları vardı. Bunları, bugünkü şartlarda milletimizi temsil eden siyasi partilerle birlikte çözmek mümkündü. Vakit kıymetliydi. Siyasi gücü yetersiz olsa da, diğer siyasi partilerle gücünü birleştirebilen yüksek bir iletişime sahipti. Bu anlayışla, “Hayra motor; şerre fren” oldu. Koalisyon hükümetlerinde farkını ortaya koydu. Milletimize manevi ve maddi alanda hizmetler, Kıbrıs Barış Harekâtı, havuz sistemi, denk bütçe, D-8’ler gibi büyük hizmetler sundu.

Saadet Partisi Erbakan Hoca’nın vefatından sonra da aynı yöntemi sürdürdü. Erbakan Hoca’nın vefat yıldönümleri, hep siyasi partilerin Saadet Partisi öncülüğünde “birliğimizi hatırlama” günleri oldu. Saadet Partisi bütün partileri bir araya getirebilen bir mutabakatın adresi durumuna geldi. Görüntü Filistin mitinglerine de yansıdı.

Hükümet 20 yıldır; 15 Temmuz, Kovid-19, orman yangınları, kriz, Ukrayna Savaşı gibi konularda TBMM’de “özel oturumlar” düzenleyemedi; “siyasi liderleri” bir araya getiremedi. Türkiye’nin meselelerini birlikte müzakere etme konusu da Saadet Partisi’ne nasip oldu.

PARTİLERLE GÖRÜŞME

SAADET Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, siyasi partilerle “görüşme trafiği” başlattı. Bazıları ile birkaç kez görüştü. “Müzakere masası” oluşmadan önce, ilk görüşmeyi AKP Genel Başkanı Erdoğan’la yaptı. 2.15 saatlik görüşmeden sonuç alınamadı. AKP, Saadet Partisi’nin, hükümetin yaptığı israf, yolsuzluk ve haksızlıkları kabul etmeyeceğini çok iyi biliyor ve hep mesafeli duruyordu.
AKP, Saadet Partisi’ni yok sayıyor, birlikte çalışma konusunda, “Partiyi kapat da gel” diyordu. Dahası, Saadet’i “particik”, “genel merkezi yok”, “tabelası yok”, “İstanbul’da belediye başkanı adayı yok” gibi sözlerle küçümsüyordu. Oğuzhan Asiltürk’ün seçim ittifakı için “bir grup kurabilecek kadar milletvekili” talebine karşılık, BBP’ye yaptığı gibi 1-2 milletvekili teklif ediyordu. Bu olaylar AKP ile bir araya gelinemeyeceğini netleştirdi.

Saadet Partisi’ne randevu vermeyen siyasi partiler de oldu. MHP, AKP’nin uydusu gibi davranıyordu. Vatan Partisi, “hükümetin rotasını çizen parti” olarak kendisini tanıtıyordu. BBP’nin Saadet Partisi aleyhtarlığını görmedim. Sadece, yerini Cumhur İttifakı olarak belirledi.

Aylar süren görüşmeler sonrası, 6 parti ile bir “müzakere masası” kurulabileceği ortaya çıktı. CHP, GP, İyi Parti, DEVA ve DP Saadet Partisi’ne saygı duyuyor ve Temel Karamollaoğlu’nu dinlemek istiyordu. Önce, genel başkan yardımcıları defalarca ön hazırlıklar yaptı. Türkiye’nin problemleri ile ilgili öncelikleri ve ortak konuları belirlediler. Genel başkanlar 12 Şubat 2022’de bir araya gelip sonuçları değerlendirdiler.

GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

ALTI lider, başkanlık sisteminin bu şekliyle Türkiye’yi yönetemeyeceğini gördü. Alternatifini, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” olarak belirledi. Sistemin nasıl yürüyeceği ile ilgili bir mutabakat metni hazırladılar. Ahlatlıbel’de başlayan beraberlik, 28 Şubat 2022’de Bilkent Otel’de düzenlenen programla ete kemiğe bürünerek, “Yarının Türkiye’si İçin” temasıyla bir manifestoyu kamuoyuna duyurdular. “Güçlü Meclis, Güçlü Türkiye” hedefi 6 lider tarafından imzalandı.

Altı liderin ortak resim vermesi, Türkiye’nin 20 senedir özlemini çektiği birliktelikti. Büyük heyecan dalgası oluşturdu. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem mutabakat metnine 6 lider imza atsa da, o metinde bütün Türkiye vardı. Cumhur İttifakı seçmeninin de hakları korunuyor, kuşatıcılık esas alınıyordu. 85 milyon insanımızın hepsi bizimdi. Hepsiyle, bir arada yaşayan kardeşlerdik.

Bu güzelliğe katkı sağlayıp geliştirmek varken, bazıları beyanların dışında “niyet okuyuculuk” yöntemine giriştiler. Başka maksatlar aradılar. İslâm, görülen ve beyan edileni esas alır. Allah Resulü (S.A.V.), “Lâ ilâhe illallah” diyen düşmanına, “O beni öldürecekti” gerekçesiyle öldüren sahabeye, “Kalbini yarıp baktın mı?” diyerek kızmıştı. Hukukta apaçık gerçekler ve beyan esastır. Niyet okuma, hukukta delil değildir.
Umarız, niyet okuyucusu kardeşlerimiz de, Türkiye’nin problemlerinin çözümüne yeni alternatifler sunarlar da, 3. Dünya Savaşı’nın konuşulduğu bir atmosferde problemlerimizi birlikte çözme; barış ve uzlaşma kültürü ile 85 milyonluk Türkiye birlikteliği gerçekleşir. İlk adım atıldı. O günler de gelecek!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?