Reklamı Kapat

Toplumsal cinsiyetçiler tam gaz

“Toplumsal Cinsiyet” ve “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” kavramı AKP tarafından imzalanan ve çok kısa sürede okunmadan o günkü Meclis’te bulunan bütün partilerin oy birliği ile kabul edilmiş bulunan İstanbul Sözleşmesi ile 10 yıl önce bünyemize sokuldu.

Sonra anlaşıldı ki, kaba tarifle, bu kavram fıtraten kadın ve erkek diye yaratılmış bulunan iki cinsiyetin yanında, “kadınsı erkekler” ve “erkeksi kadınlar” diye 2 cins daha oluşturmak için içimize sokulmuş. Aile kavramına dinamit gibi atılmış bulunan bu sözleşmeye istinaden, kanunlar çıkarılıp ortalık toz dumana çevrilmiş. AKP iktidarı tarafından, ETCEP, Eğitimde Cinsiyet Eşitliği Projesi adıyla müfredatlar uygulayıp körpe beyinleri ifsat etmek için okullarımıza sokulmuş, 2 yıl içinde onbinlerce körpe beyin ifsat edilmiş.

Milli Görüş’ün bu sakat uygulamalara, anında tepki göstermesine rağmen hiç dikkate alınmadığını hatta alay edildiğini herkes biliyor. Aradan 7-8 yıl geçtiğinde bu sakat sözleşme, kanunlar ve müfredat uygulanıp aileler perişan edilince, okullarımızda bu uygulamalar sebebiyle rezaletler yaşanınca, bu sözleşme ve kanunlar sebebiyle onbinlerce aile dağılıp, öfke selleri oluşunca ve şiddet ve cinayetler çoğalınca, boşanma oranları evlenme oranlarını sollamaya başlayınca, onbinlerce bebek, çocuk dramatik süreçlere sokulunca  “muhafazakâr” kesimde tepkiler oluşmaya başladı. Bu tepkilerin çığ gibi büyüdüğünü gören iktidar yetkilileri, düzeltme mesajları yayınladılar. Nice sonra da bu olumsuzlukların kaynağı olan İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı kararıyla Türkiye çıkarıldı. Çıkarılma tamamen, “aldatmaca” sözünü kullanamıyoruz ama şekli bir formalite idi. Bu arada okullarda uygulanan ETCEP denilen garabetin de geri çekildiği söylenmişti. Lakin bu sözleşmeye istinaden çıkarılan başta 6284 sayılı Kanun ve diğerleri olmak üzere bütün zararlı neticeleri ile uygulanmaya devam ediliyor.

Bu adımlar atılmasına atıldı ama el altından TCE, yani iptal edildiği söylenen İstanbul Sözleşmesi’nin tortusu olan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’nin uygulanmasını sağlamak için Avrupa fonlarının gelmeye devam ettiği, bu fonlar sebebiyle STK ve resmi kuruluşların TCE’yi toplumumuza dayatmaya devam ettiği, okullarımızda da uygulanması için hazırlıklar yapıldığı iddiaları ayyuka çıktı.

Bugünlerde ise yine TCE ve ETCEP uygulamalarının altyapısının yeniden oluşturulmasına devam edildiği ortaya çıktı. Sosyal medyada dolaşan belgelere göre, bu defa Diyanet İşleri Başkanlığı TCE’ye ve ETCEP hazırlıklarına alet ediliyor. Bazı üniversiteler TCE ve ETCEP’in ne olduğu, ne kadar gerekli olduğu, ne kadar faydalı olduğu gibi konularda eğitim programları hazırlamaya başlamışlar. Bu programlara Diyanet İşleri Başkanlığı da müftüler aracılığı ile imamların, hem de ücret ödeyerek katılım sağlamalarını teşvik ediyorlar. Bu programlara katılanlara sertifikalar verileceği, bu sertifikaların ise katılanlara avantajlar sağlayacağı tamim edilip duruyor. Hatta bu katılımların sadece imamlar değil, diğer resmi kurumlardaki memurların da katılmaya teşvik edildiği haberleri var. Daha ileri bir haber, anaokullarında ve kreşlerde velilere bu rezaletler eğitim seminerleri ile empoze ediliyor şayiaları var.

Şimdi sormak gerek:

İstanbul Sözleşmesi kaldırıldı mı, kaldırılmadı mı?

TCE dinen, örfen ve toplumsal olarak faydalı mı, zararlı mı?

6284 sayılı Kanun faydalı mı, zararlı mı?

Bu kanunun uygulanmasının devam ettiğinden, halen aileler dağılıp, mağduriyetler oluşup, sebepsiz ve sürekli nafaka ödeme mecburiyetleri gibi çözülemeyen problemler sebebiyle öfke selleri oluşup, şiddet eylemleri ve cinayetler artıyor mu azalıyor mu?

Aileler dağılmaya devam ediyor mu, etmiyor mu?

Haksız olarak veya iftira edilerek hapislerde çürütülenler ne zaman özgürlüğe kavuşturulup aile ve çocuklarına kavuşturulacak?

Yakında anaokullarındaki körpecik beyinler, öğrenciler, veliler, tekrar ETCEP uygulamasına tabi tutulacak mı, tutulmayacak mı?

Bu konuda fonlamalar devam ediyor mu, kesildi mi?

İki de bir yargı paketlerinden söz ediliyor ama şu ana kadar neticelenmiş değil. Neden acaba? Yoksa çok etkili bazı STK’lar ve yöneticileri mi mani oluyor? Neden bu sözleşme ve kanunların uygulanmasından oluştuğu ayan beyan ortada olan mağduriyetler çözülemiyor?

Maalesef çok soru var ama henüz net cevap ve çözümler ortada yok.

İFSAT FAYLARI

Aile ifsadını ayakta tutan,

Ana fay kırılacak bir gün;

“Maskeler indi artık” diye,

Sana haykırılacak bir gün!..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Misafir - Hocam görün beraber yürüdüğünüz CHP nin liderinin toplumsal cinsiyet konulu afişlerini ve yazılarınızda yer verin. Herkes görüyor bir siz görmüyorsunuz. Çok ayıp ediyorsunuz.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 14 Mart 13:04


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?