Reklamı Kapat

İşte gençlik: Ülke sahipsiz değil

FİLİSTİN, Osmanlı toprağıdır. 1917’de İngiltere Filistin’i işgal etti; hile ve entrikalarla dolu bir süreç başladı. Sömürgeci güçler Filistin bölgesinde her an İslâm dünyasını rahatsız edecek bir gücün oluşmasını emellerine uygun buldular. 2 bin yıldır bölgenin sahibi olan Filistinlileri bir tarafa bırakarak, dünyanın çeşitli yerlerinden Yahudi asıllı insanları bölgeye yerleştirdiler. Böylece suni bir göç oluşturdular. İki zıt toplum bölgede çatışmalara sebep oldu.

İngiltere; Fransa, Rusya, Amerika’nın da desteğini alarak 1947’de BM’den 2 ayrı toplum oluşturma kararı çıkardı. 1948’de de İsrail devlet olduğunu ilan etti. 72 senedir bölgede işgal, baskın, çatışma, saldırı bir an olsun durmadı. İsrail, bölgede hile ve tuzakların her çeşidini yapan “işgalci” durumundadır. Bulunduğu yerleri acı, kan, gözyaşına boğdu.

O işgalcinin başı Herzog Türkiye’deydi. Hükümetin işgalci ve terörist başını Türkiye’ye çağırması oldukça düşündürücüdür. Terörist başını devlet protokolü ile karşılamak İsrail’in yaptıklarını meşrulaştırmaktır. Daha da şımarır; zulüm ve baskılarını artırır. Kimse İsrail’in yumuşayacağını, Filistin’e karşı zulümlerini durduracağını beklemesin! İsrail, bu yaptıklarını çarpık inancı gereği yapmaktadır.

BM kararlarına bile uymayan İsrail, Türkiye ile yaptığı anlaşmalara uyar mı? Erbakan Hoca hep, “İsrail güçten anlar” derdi. Aynı inanca sahip Hıristiyanlar AB’yi kurdu. Türkiye de aynı inanca sahip Müslüman ülkelerle savunma, ekonomi, para birimi gibi konularda işbirliği yapabilmeli ki, bir güç oluşturabilsin!

DOST VE DÜŞMANINI BİL

Türkiye durmadan bizi haritadan silmek isteyen ABD, İsrail, Rusya gibi ülkelerin yanına koşuyor. Suriye, Mısır, Libya gibi İslâm ülkelerine mesafeli duruyor. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Herzog, Biden, Putin ile görüşmek için gösterilen çabanın birazını Müslüman liderler için gösterseydiniz; Suriye, Filistin için adım atsaydınız, bugün çok farklı konuları konuşuyor olurduk” diyerek “normalleşme” konusuna da açıklık getirdi:

“İsrail işgal ettiği toprakları terk etmeden, Filistin’de yaptığı işgal ve zulmün hesabını vermeden İsrail’le normalleşilmez. İsrail’e destek Türkiye’nin geleceğini tehlikeye atmaktır.”

Peki, Suriye ile aramızda ciddi bir problem olmadığı halde, niçin yöneticileriyle diplomatik ilişkiye geçilmiyor, dersiniz? Çünkü ABD’nin uydusu bir dış politika izleniyor. Şu haberi bu amaçla okuyalım:

“ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Ortadoğu ve Kuzey Afrika Koordinatörü Brett McGurk, “Suriye’deki rejimin lideri Beşar Esad’la asla normalleşmeyeceklerini ve normalleşmeyi desteklemeyeceklerini” söyledi. (Millî Gazete, 29.01.2022)

Türkiye dış politikada tamamen ABD eksenli bir politika izliyor. İslâm dünyası ile birlik olup güçlenmedikçe ABD’nin uydusu olmaktan kurtulamayız. İsrail bu kadar şımararak zulüm ve saldırılarını artırıyorsa, arkasında ABD ve Batı ülkeleri bulunmasındandır. Bu ülkeler İsrail’in güvenliğini sağlamayı temel politika kabul ederler. Onlar aynı inançta insanlar olarak birliklerini kurmuşlarsa, İslâm dünyasının bundan uzak durması akıl tutulmasıdır.

GENÇLER GÖREVDE

İşgalci teröristin Türkiye ziyaretinde, gençler Herzog’a karşı büyük tepki gösterdiler. Ankara protokol yoluna terör rejiminin paçavraları asıldı. İsrail devlet değil ki, bayrağı olsun! AGD’li yiğitler gece vakti, “Terörist İsrail’in Cumhurbaşkanı’nın da, paçavrasının da ülkemizde yeri yok” diyerek İsrail paçavralarını indirdiler.

Saadet Partisi ise, 81 ilde, aynı anda basın açıklamaları düzenledi. Herzog’un Türkiye’ye davet edilmesini, “One minute Erdoğan” diyerek meydanlarda tepki gösterdi.

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Ömer Faruk Yazıcı da, “Bizler Cumhurbaşkanı’nın 2013’te açıkladığı, fakat bir türlü gerçekleşmeyen Gazze ziyaretini beklerken, katillerin ülkeye daveti akıl alır gibi değildir” (09.03.2022) açıklamasını yaptı.

Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, AGD’li gençlerin asil duruşunu tebrik etti: “Zalime davet ve protokol uygulanamayacağını gösterdiniz! Biz buradayız, dediniz! Bu heyecan ülkemizin dinamizmidir.”

Bu gelişmelerin, “özgürlük ve bağımsızlığımızın sembolü” İstiklal Marşı’mızın kabulünün yıldönümünde olması “millî şuur”u uyandırmalı, Türkiye düşmanlarına karşı “kuvvetli bir bilinç” oluşturmalı. İstiklal Marşı’mızın kabulünün bugünkü 101. yılında Akif’in bazı uyarılarına kulak verelim:

“Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın!”

“Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın,

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın!”

“Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar;

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.”

“Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı;

Verme dünyaları alsan da, bu cennet vatanı!”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?