Reklamı Kapat

TRT’den Çiller’e Destek Mi?

TRT’nin çok reytingli bir dizisi...

Birkaç gün önce yayınlanan son bölümünden bir enstantane...

Dizinin karakterlerinden biri aynen şu cümleyi sarf etti:

“Kurşunu atan da benim, yiyen de benim.”

Peki, bu cümle kimi, neden hatırlattı? Anlatayım;

Yıl; 1990'lı yılların başı...

Cumhurbaşkanı Turgut Özal kuşkulu bir şekilde vefat etti.

Cumhurbaşkanlığı koltuğu bir anda münhal kaldı!

Özal’ın yerine DYP-SHP Hükümeti’nin Başbakanı, DYP Genel Başkanı Süleyman Demirel yeni Cumhurbaşkanı seçildi.

Ortalık bir anda daha da karıştı! Hükümetin büyük ortağı DYP’de dengeler altüst oldu!

Öyle ya, Demirel'in koltuğuna kim oturacaktı?

Koltuğa en yakın duran isimlerden biri, Demirel'in emanetçisi konumundaki Hüsamettin Cindoruk onca telkinlere, ricalara ve hatta baskılara rağmen "genel başkanlığa varım!" demedi, diyemedi. Cesaret edemedi.

O karmaşa ortamında sonuçta ne mi oldu? Ekonomi profesörü ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Tansu Çiller, kongrede DYP Genel Başkanı seçildi. Dolayısıyla Başbakanlık koltuğuna oturdu.

Tansu Hanım, Başbakanlık koltuğunda otururken çok çarpıcı açıklamalar yaptı.

Bunlardan biri de partisinin TBMM Gurup Toplantısı’nda yaptığı konuşmadaki bir cümleydi.

Çiller o toplantıda Başbakan sıfatıyla şu cümleyi ifade etti:

"Devlet için kurşun atan da yiyen de şereflidir."

TRT’deki o dizide söylenen cümle ile bu cümle arasında sizce de bir benzerlik, bir tematik duygudaşlık yok mu?

Ve sizce TRT’deki bu replik, Tansu Hanım’ın yeni yolculuğuna bir destek mi, değil mi?

***

Bir zamanlar politikada, ‘Sarışın güzel kadın’ mottosuyla bilinen Tansu Çiller, aktif siyasete dönecek mi dönmeyecek mi?

Geçenlerde bir TV kanalında aktif siyasete girip girmeyeceğine ilişkin soruya Prof. Dr. Tansu Çiller, “Ne kadar kararlıyım daha bilmiyorum. Karar vermiş durumda değilim ama neye karar verirsem vereyim, bunu koltuk ya da ikbal için yapmayacağım. Neye ihtiyaç görürsem orada olmaya çalışacağım” cevabını verdi.

Bu cümlelerden ne anlıyorsunuz?

Erkeğe maaşı, kadına yaşı sorulmaz derler!

Ne dersiniz; Tansu Çiller bu yaşından sonra aktif siyasete girer mi, girmez mi?

BİR AGD VAR!

* Terör devletinin bayraklarını, affedersiniz paçavralarını görünce, neredeyse bir asırdır Filistin’e uygulanan zulmü hatırladım…

* Terör devletinin bayraklarını, affedersiniz paçavralarını görünce, masum insanların, çocukların, kadınların katledildiğini anımsadım…

* Terör devletinin bayraklarını, affedersiniz paçavralarını görünce, tamamen hukuksuz adımlar geldi, aklıma!

* Terör devletinin bayraklarını, affedersiniz paçavralarını görünce, Filistin halkının hakları, toprakları, vatanları, canları, malları ellerinden nasıl alındı, alınıyor, tüm bunlar geldi, hatırıma!

* Terör devletinin bayraklarını, affedersiniz paçavralarını görünce, yapılan bütün anlaşmalara rağmen, uluslararası alanda alınan bütün kararlara rağmen Filistin’e, Gazze’ye uygulanan abluka ve ambargonun her geçen gün daha da ağırlaştığını hissettim!

* Terör devletinin bayraklarını, affedersiniz paçavralarını görünce, hiçbir kanun, yasa, anlaşma tanımayan birilerini müşahede ettim!

* Terör devletinin bayraklarını, affedersiniz paçavralarını görünce, 1967 yılından bu güne kadar terör devleti hapishanelerine düşen 1 milyonu aşkın Filistinli geldi, gözlerimin önüne...

***

Tüm bunlardan sonra direklerden terör devletinin bayraklarını, affedersiniz paçavralarını indiren AGD’li yiğitler geldi aklıma!

Bu gençlere Erdem (Bayazıt) ağabeyin şu dizeleri ile şöyle seslenmek isterim;

“Müslüman yürekler bilirim daha

Kızdı mı cehennem kesilir sevdi mi cennet

Eller bilirim haşin hoyrat mert

Alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır

Her kırışığı sorulacak bir hesabı

Her çizgisi tarihten bir yaprağı anlatır...”

***

Son cümlem; bir AGD var, başka da yok!

BU DESTEK KİME VE NE İÇİN?

Birkaç gün önce devletin bir TV kanalında, bir dizinin girişinde normal giriş künyesi ve cıngılı yerine bir uluslararası beyaz eşya şirketinin reklamı şu cümle eşliğinde verildi;

“Toplumsal cinsiyet eşitliğini destekliyoruz...”

İyi de İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılmasının esprisi neydi, sahi!

***

Bu arada toplumsal cinsiyetçilik demişken…

Türkiye’de darbelere desteğiyle bilinen, 12 Eylül askeri darbesi öncesi Ecevit Hükümeti’ni indirmek için gazetelere sayfa sayfa ilan veren, antidemokratik 28 Şubat sürecinde 5’li çete olarak adlandırılan yapının içinde olan bir sivil toplum kuruluşu, bir ifsad çalışması olan toplumsal cinsiyetçilik hususunda yaptıklarını ballandıra ballandıra açıklıyor...

***

Bu kadar da değil…

Bilinen bir banka bir faaliyetini anlatırken ‘toplumsal cinsiyet’i de araya sıkıştırıyor!

***

İstanbul Sözleşmesi yürürlükten kaldırıldı, kaldırılmasına ama…

Daha atılacak çok adım/lar var… Ama…

Ama’sı şu; görüyorsunuz fevc fevc geliyorlar…

ÇOCUKLUĞUN KEŞFİ!

“Çocukluğun Keşfi; 0-6 Yaş Bağlanma ve Mahremiyete Dayalı Bir Rehber”, Çocuk ve Aile Danışmanı Ebubekir Ertem’in kaleme aldığı, Feyza Kartopu’nun editörlüğünü üstlendiği bir kitap. Cezve Kitap’tan çıktı piyasaya.

Ebubekir Ertem, Ankara’da gençlere naif bir ortam sağlayan MG Kitap Kahve’de konferanslar veriyor. Anadolu Gençlik Derneği (AGD) faaliyetlerinde etkinlikler düzenliyor.

Kitap, çocuk eğitiminde ve çocuğun gelişim sürecinde neler yapılması gerektiği hususunda önemli konuları içermekte.

* “Çocuk eğitimi, yalnızca çocuğun eğitilmesine yönelik bir kavramsallaştırma değildir. Anne ve babanın bilinçlenmesiyle başlayan uzun bir yolculuktur bu. Dahası bugün, anne-babanın çocuk eğitiminde bilinçlenmesinden de öte, insanın kendini bireysel anlamda fark etmesini kapsayan bir yolculuktan söz etmekteyiz. Bu farkındalık, bireyin kendi çocukluğunu keşfetmesiyle adım adım kazanılacaktır.”

* “Kitapta, bu keşif yolculuğuyla tanışacaksınız. Önce adım adım çocuğu tanıyacak, sonrasında kendi çocuğunuzu nasıl keşfedebileceğinizin ipuçlarını bulacaksınız.”

(Cezve Yayınları, Esenevler Mah. Cengiz Topel Cad. No: 157/A Ümraniye / İstanbul. Tel: 0216 225 0749)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Canpolat - İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDEN ÇEKİLDİLER AMA 6284 SAYILI KANUN HALA YÜRÜRLÜKTE TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ DİYEREK SALDIRILAR BU KANUNDAN CESARET ALIYOR.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 11 Mart 14:27
02

Tarık - @Canpolat 01 nolu yoruma cevabı: Aileyi yok eden tüm düzenlemeler kaldırılmalıdır. Aile bozulursa devlet kalmaz...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 11 Mart 15:45


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?