Reklamı Kapat

Bağımsızlığın yolu üretimden geçiyor

Günümüzde ekonomik bakımdan güçlü olmadan tam bağımsızlık lafta kalıyor. Çünkü ekonomik alanda küçük bir ambargo hamlesi ister istemez ülkemizde hayatın her alanında olumsuz etkileri çok geçmeden ortaya çıkıyor. Bu bakımdan sıkça söylenen, “Ekonomik bağımsızlık olmadan siyasi bağımsızlık tam olarak gerçekleştirilemez” nitelendirmesini hatırlamakta yarar var. Çünkü dünya öylesine küreselleşti ki, ülkelerin hemen hepsi farklı oranlarda birbirlerine muhtaç durumda. İşte bu ihtiyacın boyutu arttıkça bağımlılık da artıyor. Geçmiş yıllarda ülkemiz tarım alanında kendi kendine yeterli 7 ülkeden birisiydi. Bu yeterlilik hatırlatıldıkça bazıları tarımda bir ülkenin kendine yeterli olması onun güçlü olduğu anlamına gelmiyor. Tonlarca tarım ürünü satarak alabildikleriniz karşısında bazı ülkeler ürettikleri sanayi ürünleri ile tarımdaki yetersizliklerini de telafi edebiliyorlar deniyordu. Bu gerçek bugün de değişmemiş olsa da tarım alanında gelişmelere ayak uydurmak için elimizden gelen gayreti tam olarak göstermediğimizden olsa gerek geldiğimiz noktada geçmişte kendimize yeten, hatta bir bölümünü de ihraç ettiğimiz tarım ürünlerinin önemli bir kısmını dışarıdan satın alıyoruz.

Geçen zaman içinde sanayideki gelişmelerde de yetersiz kaldığımız, sanayi ürünlerimizin ihracı ile diğer alanlardaki yetersizliğimizi gidermeyi gündeme getirmediğimiz, getiremediğimizden olsa gerek şimdilerde, dünya üzerinde aleyhimize değişmesi, bununla birlikte barış ve huzurun yerini çatışmaya bırakması ile tüm ülkeler zarar görüyor. Tarım ürünlerinin fiyatları bir anda yükseliyor, bu da enflasyonun yükselmesi olarak karşımıza çıkıyor. Buna bir de ülkemizin dünya üzerinde pek çok ülke gibi dolar bağımlılığı eklendiğinde pek çok ülkenin yeraltı ve yerüstü zenginlikleri aslında bir kâğıt parçasından öte bir anlam ifade etmeyen dolarla bu zenginleri ülkesine taşıyor.

Derdim doların dünya üzerindeki hâkimiyetine temas etmek değildi. Son yıllarda tarımsal ürünler konusunda geri gidişimiz ve düne kadar kendimize yeterli olduğumuz tarımsal üretimde şimdilerde niçin dışa bağımlı olduğumuz üzerinde düşünmek ve bu soruya cevap aramaktı. Bu sorunun birden çok cevabı olabilir, başında kanaatimce şehirlere göç sonucu kırsal kesimlerin boşalması, tarım ile uğraşmak yerine pek çok kişinin asgari ücretle bulabileceği bir iş için şehirlere göç geliyor. Bu arada tarım alanlarının giderek azalması ile bu alanda gerilmeye sebep oldu. Bir diğer ifadeyle köyden kentlere göç. İkincisi miras yoluyla kırsal kesimdeki arazilerin ufak parçalara ayrılmış olması köyünde kalan insanların emeğinin karşılığını tam olarak karşılamaması. Üçüncüsü ise tarımın modern alet ve vasıtalarla yapılamıyor olması. Büyük oranda göç sebebiyle genelde yaşlı insanın kalmış olması tarımsal üretimin azalmasına sebep olmuştur. Bir diğer husus, bir yandan ekilebilen arazilerin azalması ile üretimde meydana gelen azalmaya karşılık nüfusumuzun hızlı bir şekilde artışı ülkemizi kendi kendine yeterli bir tarım ülkesi olmaktan uzaklaştırmış durumda. Buna bir de tarımsal üretimdeki azalmaya çare bulmak için gerekli tedbirlerin alınması yerine ülkeyi yönetenlerin bu ürünleri ithal etmeyi tercih etmeleri de eklenince işler bu noktaya geldi. Öyle ki içerideki çiftçimize yapacağımız destek ile üretimi artırmak mümkün iken, çok daha fazla paralar ödeyerek yabancı çiftçileri desteklemek anlamına gelebilen bir ithalat politikası uygulaması bugün tarımı ölme noktasına getirmiştir. Çünkü tarımla uğraşacak insan sayası azalırken tarım alanlarımız giderek daralmış, tarım alanlarını yerleşime açmak marifet sayılmıştır. Bu hususlar elbette ülkeyi yönetenler tarafından da bilinmiyor değil. Ancak onlar işin kolayını seçince bu noktaya gelindi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder

# Dolar

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?