NATO ve BM Mazlumları Değil, Katilleri Korumak için Kurulmuş

Doğruyu tespit tek başına yeterli olmuyor, bu tespitin ardından yeryüzünde zulmün yaygınlaşmasına zemin hazırlayan uluslararası yapıların yeniden ele alınması ve şekillendirilmesi gerekiyor. Çünkü yaşanan olumsuzlukları görmek için çok fazla düşünmeye, araştırma yapmaya gerek yok. Çünkü gerek BM, gerek NATO birkaç ülkenin kontrolü altında. Öyle kurulmuşlar. Yani ortaya çıkan bu çelişkili durum bilmeden yapılmış değil. Bu örgütlerin kurulmasına öncülük edenlerin inisiyatifi ile barışa değil savaşa, mazluma değil canilere hizmet eden bir yapı oluşturulmuş. Sadece BM Güvenlik Konseyi’nin alacağı kararların 5 ülkeden birinin veto etmesi ile bir işe yaramaz hale, yani yok sayıldığını görmek bile bu çelişkileri ortaya koymaya yetiyor. Bu bakımdan artık sorun uluslararası örgütlerin başarısızlığını görmekten çok bu başarısızlığın yapılarından kaynaklandığını görüp ona göre yeryüzünde yeni bir düzen kurulmasına karar vermekten geçiyor. Ne var ki kurulu düzene karşı yeni bir oluşum için harekete geçenlere de küresel sömürgeci güçler izin vermiyorlar. Her ne kadar böyle bir iş için harekete geçerken küresel güçlerden izin almak gerekmiyor olsa da, onlar işin sonunun nereye varacağını bilerek hemen harekete geçiyorlar. Hemen her ülkede oluşturdukları maşaları devreye sokarak asker, sivil bir takım eylemleri başlatıyorlar. Bu eylemler darbeye kadar varabiliyor. Darbeye varmasa bile parti kapatma devreye giriyor ve yeni bir dünya düzenini kendisine dert edinmiş olanların eli zayıflatılıyor. Kısacası, kurulu düzene alternatif oluşturmak isteyenlerin daha işin başında bedel ödemeyi göze almaları, koltuklarını korumak duygusundan kurtulmaları gerekiyor. Tüm bunlar dünya ile biraz olsun ilgilenen herkesin bildiği hususlar. Ancak, bilmek yetmiyor ve harekete geçmek icap ediyor. Harekete geçilmediği sürece sömürü düzeninin çarkları dönmeye devam edecektir.

Tüm bunları, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu 75. Dönem Başkanı, AB eski Bakanı, Büyükelçi Volkan Bozkır’ın bir gazeteye yaptığı açıklamada yer alan, “BM, NATO, AB gibi kuruluşlar gerekli müdahaleleri zamanında yapamadı. Yeni bir uluslararası güvenlik düzeni kurulmasının zamanı geldi” değerlendirmesi hatırlattı. Çünkü var olan sıkıntıların sebeplerini görmek ve yeni bir oluşumu gündeme getirmek derde derman olmuyor. Yeni oluşum için her türlü bedeli ödemeyi göze alarak harekete geçmek gerekiyor. Kaldı ki, BM, NATO ve AB gibi kuruluşların artık hiçbir işe yaramadığı, hatta Haçlı ittifakı olarak kurulduğu gerçeği karşısında bir tek alternatif bulunuyor o da İslam Birliği. Çünkü mevcut düzene karşı yeni bir oluşumu hayata geçirmeden kurulu düzenden nemalanan sömürgecileri hizaya getirmek mümkün görünmüyor. Bu gerçeği görmek için sadece Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması ile ülkelerini terk etmek zorunda kalan Ukraynalılara Haçlıların kucak açmış olması bile yeter. Özellikle de Bosna’da yaşanan Haçlıların sergilediği katliam karşısında seyirciliği tercih edenleri, buna karşılık Suriye’den AB kapılarına dayanan Müslüman mültecilerin kapılardan içeri alınmaması, hatta Yunanlar tarafından denize atılmalarının bile hiçbir tepki görmemesi de gösteriyor ki, mevcut dünya düzeni sadece sömürgecileri ve canileri koruyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?