Reklamı Kapat

Erbakan… Adil Düzen… Sömürüyü bitirmek-1

“Erbakan Hocamız Adil Düzen’i sömürüyü ortadan kaldırmak için kurdu” başlıklı bir röportaj yayımlandı, 26 Şubat 2022 tarihinde, Millî Gazete’mizde…

Şu ifadelerle: “Şubat demek özlem, hasret demek… Şubat demek Erbakan demek biz Millî Görüşçüler için. Tabii onu anmak, onun mücadelesini anlatmak için belirli gün ve haftaları beklememize gerek yok ancak Şubat ayında onsuz bir çalışma yapıp geçemeyiz de… Zaten bu aralar ne çok ‘Erbakan olsaydı’ diyor, ne çok dizimizi dövüyoruz, farkında mısınız? Hâlbuki sağlığında uyarmıştı, gün gelecek dövecek diziniz kalmayacak diye…”

Teşhis ve tedavi, çare ve çözümleri de içeren çok önemli detayları okuyalım…

“Ulusların zenginliğinin temel dinamiği üretim olarak görüldüğü için Adil Ekonomik Düzen’de ekonominin tüm unsurları üretimi artıracak şekilde organize edilmiştir. Vergi ve kredi esasları başka olmak üzere tüm ekonomik düzenlemeler üretimi teşvik edici nitelikte belirlenmiştir. Kapitalizm dünyada sömürünün çok daha yaygınlaşmasına sebep olurken, onun antitezi olarak ortaya çıkmış olan komünizm de insan fıtratına uygun olmayan yapısı nedeniyle problemlere çare olmak bir yana, derin yaralar açmıştır. Gerek ekonomik gerek ahlâki krizlerin had safhaya ulaşmasından sebep ‘Ah Erbakan Hocam! Seni anlasaydık böyle mi olurdu?’ şeklinde hayıflanmaların arttığına şahit oluyoruz. O halde bu sene ‘Erbakan ve Adil Ekonomik Düzen’ konuşmalıydık. Öyle de yaptık. Dr. Öğretim Üyesi Muhammed Maruf Bey ile Adil Ekonomik Düzen üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.”

Erbakan Hoca’mız hayatı boyunca dünyadaki bozuk düzeni eleştirmiş ve yaşanabilir bir dünya için çalışmıştı. Haliyle konu Erbakan Hoca’mız ve Adil Ekonomik Düzen olunca mevcut dünya düzenini ve ekonomik sistemleri konuşmadan olmazdı. Dr. Maruf, ekonominin insan hayatı için önemine değinirken, Adil Ekonomik Düzen’de, adil paylaşım ve tüm insanları gözeten bir sosyal yapının inşa edileceğini vurguladı…

“Ekonomi, insan hayatını başta sosyal ve siyasi açıdan olmak üzere birçok açıdan etkileyen en önemli etmenlerden biridir. Dünyada egemen olan sistemin etkilediği en önemli yaşam faktörlerinin başında da ekonomi gelir. Aynı zamanda dünyada hâkim olan sistem ve anlayışların en somut etkisinin görüldüğü alanların başında da ekonomi gelmektedir.

Hakka dayalı Adil Ekonomik Düzen’de adil paylaşım ve tüm insanları gözeten bir sosyal yapı tesis edilecektir. Bu durum gelir ve refahın adil paylaşımını beraberinde getirecek, insanlığın saadetinin zemini iktisadi açıdan sağlanmış olacaktır. Günümüzde olduğu gibi kuvvete, sömürüye dayalı düzende ise gelir ve refahın dağılımında adaletsizlik, giderek artan sömürü neticesinde küçük bir zümre her geçen gün daha zengin olurken insanlık sefalete sürüklenecektir. Özellikle 20. yüzyılda dünyada uygulamaya geçirilen komünizm ve kapitalizm bu noktada insanlığın dertlerine derman olamamıştır. Kapitalizm dünyada sömürünün çok daha yaygınlaşmasına sebep olurken onun antitezi olarak ortaya çıkmış olan komünizm de insan fıtratına uygun olmayan yapısı nedeniyle problemlere çare olmak bir yana, derin yaralar açmıştır. Aslında hem kapitalizm hem de komünizm madde temellidir ve tahakkümü esas alır. Sadece iki sistemde tahakkümü sağlayacak olan zümre farklıdır. Kapitalizmde baskın grup sermaye sınıfı iken komünizmde proletarya sınıfı diye ifade edilen emekçi kesimin hâkimiyeti öngörülmektedir. Hülasa her iki sistem de madde ve tahakküm temeline dayandığı için doğaları itibarıyla insanlığa saadet getirmeleri beklenemezdi zaten.”

Türkiye’de siyaset, sağ ve sol diye okunuyordu. Dünyada da ekonomi kapitalizm ve komünizm diye okunuyordu. Kapitalizm aynı zamanda Batı’yı temsil ediyor. Komünizm de Doğu Bloğu’nu temsil ediyordu. Bu açıdan baktığımızda hemen akıllara ekonomi ve savaşlar arasında bir bağlantı mı var sorusu geliyor.

Dr. Muhammed Maruf, böyle bir genelleme yapmanın doğru olmayacağını söylerken son 300 yıldır savaşların ekonomik sömürünün tekmillenmesi amacı taşıdığını ifade etti: “Tüm zamanlar için böyle bir genelleme yapmak çok doğru olmaz. Zira biz inancımıza göre tarihe ekonomik çıkarların mücadelesi perspektifinden bakmıyoruz...” (DEVAMI VAR.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder

# Saadet

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?