Reklamı Kapat

Seydişehir’de Erbakan’a vefa

Erbakan’ı anma programı vesilesi ile Seydişehir’deydim. Son senelerde katıldığım “verimli” programlardan biri oldu. Davet, Saadet Partisi İlçe Başkanım Harun Erkan’dan geldi. Teşkilâtçı, disiplinli, planlı bir başkan!.. 9 saat kadar kaldığım ilçede 10 kadar program yaptık. İşe, kaymakam ve belediye başkanı ziyaretiyle başladık. YouTube üzerinden de yayın yapan bir radyo programımız oldu. Ve özel ziyaretler… Anma programı sonrası Millî Görüş kadroları ile de buluştuk.

Seydişehir, Torosların kuzey eteklerinde, göller yöresinde 65 bin nüfuslu şirin bir ilçe.  Dünyanın 3 büyük alüminyum tesislerinden biri burada. Madencilik, tarım, ticaret başlıca geçim kaynakları. 14. yüzyılda yaşamış Seyyid Harun Veli (k.s.) ilçeye manevi güç kazandırmış. Kaymakamı Pişkin Taraşçı tam isminin insanı… Efendi, nezaketli bir yönetici. Belediye Başkanı Mehmet Tutal da çalışkan bir başkan. Konya’nın bu güzel ilçesi sakinliği ile meşhur. İnsanları güler yüzlü.

Harun Erkan başkanım bir iş insanı. Oldukça mütevazi. Ferasetli ve iş bilir bir kardeş. İlçesinde seviliyor. Herkesle iletişimi iyi… Siyasi partiler de birbirleriyle iletişim halinde. Herkes birbirine saygılı… Seydişehirlilere imrendim. Allah ağızlarının tadını bozmasın!

Erenlerin kılıcı öldükten sonra daha da keskin olur, derler ya! Erbakan Hoca da gün geçtikçe daha iyi anlaşılıyor. Çok yönlü özelliği ile milletimizin özlediği bir lider olduğu görüldü. “Erbakan hep haklı çıktı” gerçeği bir atasözü halini aldı.

ANLAMLI BİR GECE

Seydişehir’de soğuk ve yağışlı havaya rağmen anma gecesine ilgi yüksekti. Katılanlarda heyecan ve ciddiyet vardı. Programı sonuna kadar nefeslerini tutarcasına izlediler.

O gün 28 Şubat’tı. Belediye Başkanı Mehmet Tutal, Erbakan Hoca’nın 28 Şubat sürecindeki ferasetli duruşuna, iç barışa gösterdiği titizliğe vurgu yaptı. Özellikle, 16 Ocak 1998’de, Refah Partisi’nin kapatılma kararı verildiği gün, Millî Görüşçülerin haksızlıklara uğramasının öfkesiyle, “Öl de ölelim, vur de vuralım” dedikleri bir atmosferde, “Bu kararın tarihin akışı içinde toz kadar değeri yoktur” diyerek kadrolarını sükûnete davet etmesinin büyük liderlik örneği olduğunu anlattı.

28 Şubat, faturası ağır olan ibretlik bir olay olarak tarihe geçti. Bir tarafta seçimle iş başına gelmiş, millî iradeyi temsil eden bir hükümet; diğer yanda ABD ile işbirliği halindeki askeri cunta ve ona eklemlenmiş siyaset, yargı, medya, iş ve işveren sendikaları temsilcileri…

Bu nasıl bir akıl tutulmasıydı ki, okumuş, kerli ferli insanlar, “Ben milletimin emrinde ve millî iradenin yanındayım” diyemediler. Türkiye’yi kalkındırma mücadelesi veren bir başbakanın yanında duramadılar. Güç ve yetkilerini sömürgecilerin lehinde kullandılar.

İbretliktir; bugün 28 Şubat’ın aktörlerinden hiçbiri hayırla anılmıyor. Ya mağdur olan Erbakan Hoca! Bu toprakların değerlerine bağlı olduğu için herkes onu hayır ve rahmetle anıyor. Hatimler ve dualar okudu. Milletimizin gönlündeki yerini aldı.

ERBAKAN GÖNÜLLERDE

Erbakan Hoca bu yıl daha çok “adil devlet, adil paylaşım”a öncelik vermesi ile anıldı. Seydişehir’de de, olaylara “bütüncül bakışı” vurgulandı. “Adalet ve liyakat”i vazgeçilmez kabul etmesi ele alındı. Ahlâk ve maneviyatı hayatın her alanına yansıtmaya çalışması anlatıldı.

Erbakan Hoca’mız, Türkiye’nin potansiyelini çok iyi biliyordu. Her alanda kendi kendine yetebilen bir ülke oluşturmak istiyordu. İslâm dünyasının hazine değerinde kaynaklara sahip olduğunun farkında idi. Bu kaynakların Batılılar tarafından sömürülmesi onu üzüyordu. Sömürü hortumlarının kesilmesi için Türkiye öncülüğünde İslâm ülkelerinin; savunma ve ekonomi başta olmak üzere, her alanda işbirliği yapılması için çalıştı.

Erbakan Hoca, bir ömür “adanmışlık” anlayışı ile Türkiye ve İslâm dünyasını ayağa kaldırmaya çalıştı. Nice kazanımlar sağladı. Bundan sonrasını Millî Görüşçülere emanet etti. Seydişehirliler de Erbakan Hoca’ya büyük vefa gösterdiler. Program bitince hemen salondan ayrılmadılar. Birbirleri ile kucaklaştılar. Adeta, Millî Görüş uğrunda canla başla çalışmaya azmettiler. Salon yarım saatte ancak boşaldı.

Program sonrası, Millî Görüş kadroları ile ayrıca bir araya geldik. Millî Görüş ve Saadet Partisi’nin temsil ettiği davanın ne anlama geldiğini tekrar gözden geçirdik. Çalışma azmimiz bilendi. Türkiye ve İslâm dünyasının acılarının dindirilmesi için canla başla çalışma ihtiyacımız arttı.

Erbakan Hoca’nın çözümlerinin haklılığı doğrulandı. Saadet Partisi’nin bütün partileri bir araya getirebilen tek parti olması bunun ispatı. Hocamızı rahmetle anıyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?