Para pul işleri ev ekonomisi

Hani bir söz var, “Herkes gider Mersin’e, bu da gider tersine!” diye. Günümüzdeki manzaraya bakınca bu söz sanki benim için söylenmiş. Büyük ekseriyetin zihni, “para pul işleri” ile meşgul. Benim ise o tarakta bezim yok. Sadece bugün için değil, dün de yoktu, inşeAllah yarınlarda da olmayacak. Şimdiye kadar hiç combul combul param olmadı. Bu da benim şuûrlu bir tercihimdi. Hiçbir vakit “çok param olsun” diye düşünmedim. Ben fikrimi, zikrimi, düşüncemi açık açık yazıyorum. Kendimi bildim bileli, Ümmet-i Muhammed’in iki cihan saadetini elde etmesini istiyorum ve bunun için ne yapmak gerektiği üzerine kafa yoruyorum. “Men talebe, vecedde, vecede” diye Arapça bir söz var. “Kim ne arzu ederse onu bulur!” diye. Şayet gayem para kazanmak olsaydı, o sahaya yönelirdim. Rabbim duâlarımızı kabul buyurdu, bize yazı sahasında kapılar açtı.

Peygamber Efendimiz (asm) pek çok hadis-i şeriflerinde, “En hayırlı kazancın, yetecek kadar olduğunu” buyurmuştur. Rabbime hadsiz hamd olsun, bu hadis-i şerifteki ölçüyü rehber edinmişiz. Evlilikte 40. yılımıza girdik. Bu da demektir ki, 40 yıldır “ev ekonomisini” idare etmekteyiz. İnsanlarımızın bütçeyi çok zorlayan hayat pahalılığı karşısında sıkıntıda olduğu bir devrede bu konudaki uygulamalarımızı ve tecrübelerimizi aktarmak isteriz.

Gerek para-pul işlerinde ve gerekse buna bağlı olarak “ev ekonomisinde” temel ölçülerimiz şunlardır:

1. Helal kazanç: Bu en temel düsturdur. Rabbime hadsiz hamd olsun, bu hususa hep dikkat etmişizdir. Faizin zerresine bulaşmamaya, şüpheli kazançtan uzak durmaya hep dikkat etmişizdir. Rabbimiz, telif kazancını rızkımıza vesile kılmış. Biz bu hususta hep helal kazanç peşinde olduğuna inandığımız müesseselerle çalıştık. Şimdiye kadar 27 yayınevinde kitaplarımız neşroldu. Hepsi de bu hususa dikkat eden kuruluşlardı. Bunun da bereketini gördük, elhamdülillah…

2. İktisatlı hayat. İsraftan sakınmak: İktisat etmek ve israftan sakınmak, dinimizin temel emirlerindendir. İktisat eden, ailece maişet sıkıntısı çekmez. Bunu herkes hayatında görebilir. İsrafın ise her türlüsünden sakınmak lazımdır. Dinimiz, dere kenarında abdest alırken bile suyun israf edilmemesini emretmiştir. Atalarımız bu esaslara riâyet etmişler, bir ekmek kırıntısını, bir pirinç tanesini bile ziyan etmemeye çalışmışlar ve bunun da bereketini görmüşlerdir.

3. Ayağını yorganına göre uzatmak: Bütçe ne kadarsa, o kadar harcama yapmaya dikkat etmeliyiz. Çok zaruri olmayan eşyaları almamalı, zaruri eşyaları alırken de sağlam ve hesaplı olanları tercih etmeliyiz. Alınan eşyalar, kesinlikle bütçeyi sarsmamalı. Buna elbise ve ayakkabı gibi temel ihtiyaç malzemeleri de dahil…

4. Denk bütçe yapılmalı: Ev idaresi, aslında devlet idaresine benzer. Onun küçük bir modelidir. Burada temel esas, “denk bütçe” yapmaya çalışmaktır. Bu hususta tecrübelerimi arz edeyim: Aylık gelirim aşağı yukarı bellidir. Bunun yaklaşık dörtte birini sadaka olarak ayırmaktayım. (Allah kabul eylesin.) Kalanı için dört zarfım var. A) Kasa B) Evin ihtiyaçları C) Tasarruf D) Hac, umre, seyahat… Buna bir nevi “havuz sistemi” de diyebiliriz. Zira borç almak durumu hasıl olduğunda, önce bu zarflara müracaat etmekteyim. O da olmazsa ev halkına müracaat etmekteyim. Karz-ı hasen için ev dışına müracaat ettiğim çok nadirdir. Rabbime hadsiz hamd olsun, zekât ve karz-ı hasen verdiğimiz devreler oldu. Tasarruf ettiğimizde de ailece hacca gittik. Çocuklarımla ve annemle Ramazan umresine gittik. Senede bir de sıla-i rahim diye İstanbul’a gitmekteyiz.

5. “Ne derler” düşüncesini kapıdan içeriye sokmamak: Günümüz insanlarını müşkil vaziyete düşüren bir düşünce tarzı da “Ne derler?”i ön plana almaktır. Bunu tahrik eden ve tüketime teşvik eden de maalesef medyadır, TV yayınlarıdır, dizilerdeki, filmlerdeki hayat şeklinin örnek alınmasıdır, akrabalarla ve komşularla yarışa kalkışmaktır. “Onun perdesi şöyle, bunun koltuk takımı böyle. Bizimki niye onlarınki gibi olmasın” denilmektedir. Bu düşünceyi kesinlikle eve sokmamalıdır. Sizi mevcut halinizle beğenecek olanlarla dost olun. Eşyalarınıza ve şatafatlı yaşayışa göre değerlendirecek olanlardan uzak durun.      

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?