Reklamı Kapat

Ukrayna krizi ve bir anonim şirketin anatomisi

Rusya ile Ukrayna arasında son yıllarda çatışmaya da dönüşen krizin anlamlı bir sebebi yok; çünkü iki halk arasında gerçek bir düşmanlık yok. Durumu daha iyi kavramanız için söyleyeyim, Rus halkı ile Ukrayna halkı arasındaki etnik ve tarihsel bağ, mesela Türklerle Kürtler arasındaki bağa benzetilebilir. Ya da Azeri Türkleri ile Türkiye Türkleri arasında çeşitli siyasi sebeplerle savaş çıktığını hayal edin, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız.

Modern çağda tüm dünyada yayılan seküler akımları saymazsak Rus halkı da Ukrayna halkı da aynı dine inanıyorlar, aynı mezhebe bağlılar, neredeyse aynı dili konuşuyorlar ve aynı etnik kökenden geliyorlar.

Özellikle Ukrayna halkının bilinçaltında Rusya’ya karşı hissedilen nefretin arka planında, 1930’lardaki Stalin Rusya’sı döneminde uygulanan zulümlerin etkisi büyük.

Bereketli topraklarına rağmen, 2. Dünya Savaşı öncesinde bölgede yaşanan açlık ve kıtlık, bugün de ülkede Holodomor adıyla anılmaya devam ediyor ve Rusya karşıtları tarafından Stalin yönetiminin soykırımı olarak niteleniyor.

Buna karşılık 2. Dünya Savaşı’nda Alman ordularının Barbarossa harekâtında Ukrayna ovalarını hiçbir direnişle karşılaşmadan geçmesinde de, o kıtlık günlerinin ve komünist zulümlerinin etkisi büyük.

Ağır bedeller ödeyerek Nazileri kovduktan sonra bu sefer de Rus halkının kardeş Ukrayna halkını Alman işbirlikçisi olarak nitelemesi de bir başka travma. Anlayacağınız, insanların dünyasında hiçbir şey sebepsiz yere gerçekleşmiyor ve tıpkı domino etkisi gibi zulümler, zulümlere ulanıyor.

***

Bu tarihsel arka plana rağmen Sovyetler’in çöküşünden sonra Ukrayna yönetiminin Batı yanlıları ile Rusya yanlıları arasında gidip geldiğini de söylemek gerekiyor. Ukrayna içindeki siyasi kutuplaşma da yıllardır bıçak sırtında sürüp gidiyor.

Ülkenin gündemini yirmi yıldır, Yulya Timoşenko, Viktor Yuşçenko ve Pedro Poroşenko gibi Batı yanlısı liderlerle, Rus yanlısı Viktor Yanukoviç arasındaki siyasi çekişmeler belirliyor. İki taraf da birbirini yolsuzlukla ve vatana ihanetle suçluyor. Batı yanlıları ile Rus yanlılarının oy oranları da birbirlerine yakın sayılır. Bu yüzden yönetim taraflar arasında el değiştirip duruyor.

Mevcut Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski ise ülkenin ünlü komedyen ve aktörlerinden biri. 2019 seçimlerinde Batı yanlısı Poroşenko’nun karşısında yüzde 74’le zafer kazanarak Cumhurbaşkanı seçildi. Zelenski’nin ezici zaferi, aslında Sovyetler’in çöküşünden bu yana bir türlü durulmayan siyasi çekişmelere de bir tepkiydi.

Aday olduğunda siyaset dünyası onu pek ciddiye almamıştı. Büyük kampanyalar yürütmesine de gerek kalmadı. Çünkü televizyon ekranlarındaki “Halkın Hizmetkârları” adlı dizide, dürüst bir tarih öğretmeninin cumhurbaşkanlığına uzanan hikâyesini canlandırmıştı. Bu fantastik hikâyeyi gerçek hayata taşıması için de “Halkın Hizmetkârları” adlı bir parti kurması ve adaylık başvurusu yapması yeterli oldu.

Zelenski’nin siyaset savaşlarından bunalan halkın beklentilerini bir miktar karşıladığı da söylenebilir. İktidarı devraldığında imza attığı ilk icraatlardan biri, devlet dairelerinden Cumhurbaşkanı’nın resmini kaldırtmak olmuştu. Ülke bürokrasisinin en önemli kangrenlerinden biri olan rüşvet ve yolsuzlukla mücadele için görevli bütün memurların odalarına kendi ailelerinin, çocuklarının ya da anne babalarının fotoğraflarını asmalarını istemişti. Onların karşısında da utanmıyorsanız, dilediğinizi yapabilirsiniz, diye de eklemişti. Rusya ile de normalleşebilmek için Putin’le bir araya gelmeye hazır olduğunu söylemişti; fakat modern dünyanın karanlık yasaları maalesef bu normalleşmeye izin vermedi.

Krizin ana konusu olan Donbass bölgesinde de Rus yanlılarının nüfusu çoğunlukta. 2014 referandumunda özerklik talebi yüzde 80’lere yaklaşan oranda destek bulmuştu. Merkezi Ukrayna yönetimi ile Donbass bölgesindeki Rus yanlıları arasındaki silahlı çatışma da bu referandumla birlikte zirveye çıkmıştı. Bağımsız kaynaklardan gelen bilgilere göre bölgedeki çatışmalarda bugüne kadar 15 bine yakın insan öldü. Bugün ise hepinizin takip ettiği gibi, krizin çok daha yıkıcı bir savaşa dönüşme riski mevcut.

Peki, bütün bunları size niye anlattım, çünkü en başında da ifade ettiğim gibi, Rus halkı ile Ukrayna halkı arasında gerçek bir düşmanlık yok. Zalim diktatörlerin iki halkta da travmalara sebep olan zulümleri var.

Rusya’nın, aynı soydan gelen en yakın komşusunun NATO’nun şemsiyesine girerek düşman safına geçmesine, sınırlarına NATO füzelerinin yerleştirilmesine itirazı var.

Ukrayna halkının en azından bir kısmının zihninde, Sovyet Rusya’nın insanlık dışı zulümleri var.

Biraz garip geldiğinin farkındayım ama Almanya ile Rusya’yı birbirine mecbur, mahkûm ve müttefik hâle getirecek olan enerji anlaşmalarını, müesses Batı nizamının engellemek istemesi var.

Tam bu aşamada kriz bütün bölgeyi yakacak bir savaşa dönüşmeden önce, aklı başında bir aktörün ortaya çıkıp, “durun, siz kardeşsiniz” diye ünlemesi gerekiyor. Fakat böyle bir akıl maalesef bugünün dünyasında yok. Herkes yangından mal kapma derdinde.

***

Doğrusu küresel dünyada okyanus ötesinde yaprak kıpırdasa bile etkileniyoruz, fakat gelelim olayın bizi asıl ilgilendiren kısmına.

Ülkemizde de maalesef bölgemizdeki bütün çatışmalardan adeta medet uman, Büyük Ortadoğu gibi karanlık projelerde başrolü üstlenen, içerideki tükenmişliğini, dışarıdaki kaos ve krizlerde yer alarak gizlemeye çalışan bir yönetim anlayışı var.

Bu yönetim anlayışının kendi ifadeleriyle ülkeyi anonim şirket gibi yönettiğini de artık hepiniz görüyor ve yaşıyorsunuz. Bildiğiniz gibi anonim şirketlerde her şeyin değeri parayla ölçülür. Masaya kim daha çok para koyarsa onun sözü geçer. Bugünün dünyasında da para, ne kadar ihtiyaç duyarsa o kadar kâğıt ve boyayı dünyanın en geçerli parasına çevirebilen Amerika’da var.

Anlayacağınız, Kore’de Amerika ve NATO için kurban ettiğimiz kınalı kuzularımızdan bu yana, onlar için bizim hâlâ en değerli ihraç ürünümüz askerimiz...

Başımızda da, Irak’tan Afganistan’a, Suriye’den Libya’ya kadar Amerikalıların çıkardığı bütün yangınlarda başrolü üstlenen anonim şirketimiz.

Eğer bu ülkenin erdemli insanları olarak asgari müştereklerde ittifak etmez, aramızdaki ihtilafları çözmez de, bu tükenmiş anonim şirkete mahkûm olmaya devam edersek, tıpkı Suriye yangınında olduğu gibi, Ukrayna krizinde de en zararlı çıkanlardan biri biz olacağız, bilesiniz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Münir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

A.hamit Çeli̇k - Tebrik ederim.

Güzel ve aydınlatıcı bir girizgah olmuş.

Kaleminize ve yüreğinize sağlık.

Selam ve dua ile

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 27 Şubat 19:25
01

Ömer Aksu - ? Kaleminize ve yüreğinize sağlık hocam. Yazılarınızın devamını bekliyoruz, Hayırlı olsun..

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 25 Şubat 10:59


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?