Reklamı Kapat

Köpekler saldırganlaştı mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sokak hayvanlarına sahip çıkılması yönündeki çağrısının ardından yıllardan beri hayvan barınakları açmış belediyelere yenileri eklendi. Sokaklardaki sahipsiz köpekler, hatta sahipli olup da bakamayacak olanların köpekleri bu barınaklarda bakıma alındı. Ancak, birdenbire çocuklara ve yetişkinlere köpek saldırılarında, yaralanmalarında artış gözlenmeye, sanki sokak hayvanları toplanıp bakıma alınmadı da sokağa salınmış gibi bir görüntü ortaya çıkmaya başladı. Hâlbuki Cumhurbaşkanı’nın çağrısı hem sahipsiz hayvanların sokaklarda bu kış günlerinde perişan olmasını engellemek hem de zaman zaman ortaya çıkan sahipsiz hayvanların saldırıları önlenmiş olacaktı. Hedef buydu. Çünkü hayvanlar da candı ve onların da sağlıklı bir ortamda yaşama hakları vardı. Ancak, ne oldu ise birdenbire sahipsiz köpekler artmaya başladı. Arttıkça da özellikle köpeklere karşı bir korku sahibi olanlar bu duygularla köpeklere daha tepkili olmaya başladılar.

Hâlbuki yapılan açıklamalarda eskiden beri köpek sahibi olanlar istedikleri takdirde hayvanlarını barınaklara teslim edebilecekler, etmeyenler de onları bir kayıt altına aldırarak hem sağlık açısından hem de bakımları açısından koruma altına alınmış olacaklardı. Ne var ki, bazı insanlar hayvanlarını barınaklara vermek yerine ya boş arazilere terk ettiler ya da hayvanlarını kayıt altına aldırmak istemediler. Sonuç olarak sokaklar sahipsiz köpeklerden arındırılacak iken birdenbire işler sanki terse işledi. Bunun elbette çeşitli sebepleri vardır. Söz gelimi belediyeler yeteri kadar hayvan barınağına sahip değillerdi. Birdenbire barınaklar hayvanlarla dolmaya başlayınca bazıları hayvanları barınaklara vermek istemediler. Hâlbuki hayvanları ıssız, şehirden uzak yerlere götürüp terk etmek soruna çözüm yerine çözümsüzlük getiriyordu. Çünkü ıssız yerlere hayvanların bırakılması ölüme terk anlamına geliyordu. Hayvanlar da alıştıkları insanlarla iç içe olmaktan dışlanınca en azından karınlarını doyurabilecekleri yerlere inmeye başladılar. Bu arada bazı illerde toplu köpek ölümleri de gündeme gelmeye başladı. Kimileri verilen zehirli etlerle, kimileri de vurularak öldürülmüştü. Kısacası, yeteri kadar tedbir alınmayışından mı yoksa insanlara barınakların vereceği hizmet tam olarak anlatılamadığı için mi bilinmez ama sokaklar sahipsiz hayvanlardan temizlenmesi için alınmış kararın tersine bir durum arz ediyor. Bu durum hayvan korkusu ile büyümüş çocukları ve büyükleri korkutmaya başladı. Adeta iki taraf arasında bir çatışma söz konusu oldu.

Bu arada bir de köpek saldırıları ve saldırılarda yaralanan yavrularımızın haberleri gündeme gelince ister istemez insanımızdaki hayvan sevgisinin yerini korku almaya baladı. Bu karşılıklı korku ve tepki sonucu olsa gerek çevremde eskiden beri var olan sokak köpekleri ile uyumlu bir hayat süren insanlar giderek köpekleri görür görmez korku yaşamaya başladılar. Bu korku ister istemez köpeklerle aradaki sevgi bağını giderek yok etti ve sessiz bir çatışma ortaya çıktı. Sonuç olarak yakın zamana kadar mahallemizde var olan köpeklerden korkmayan, onlarla ortak bir hayat süren insanlar şimdi hayvanlara karşı tavırlarını değiştirmeye başladılar. Sanki köpekler de bu değişimi anlıyormuş gibi eskiye göre insanlardan uzak durmaya başladılar. Ama yıllardan beri karşılıklı sevgiyle hayat süren insanlar giderek hayvanları çevrelerinden uzaklaştırmaya başladılar. Bu uzaklaştırma sahipsiz hayvanları barınaklara vermek şeklinde değil, sahiplilerin sokağa terk edilmesi şeklinde gelişti. Düne kadar onların karınlarının doyurulmasını bir görev bilenler şimdilerde özellikle medyaya yansıyan haberler sebebiyle eskiden olduğu gibi hayvanlara sahip çıkmaz oldular. Onlar da insanlara eskiden olduğu gibi yaklaşmıyor, insanlar da onlardan kaçıyor ve sonuç sokak hayvanları barınaklara taşınsın diye başlayan iş eskiden ilgilenilen hayvanların da sokaklara terk edilmesi ile neticelendi. Kısacası köpekler eskiden olduğu gibi hâlâ sevgiye sevgiyle karşılık veriyor ama insanların bu duyguları zayıflıyor. Yoksa hayvanlar saldırganlaşmadı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?