Reklamı Kapat

Kötü zamanda kalakalmak…

Duyduğumuzda derin derin düşünüp de.

Uzlaşmak için genç.

Yaşlı gazeteciden para almış.

Elli bine, kendisine attığı tokadı affetmiş.

Sokağa çıkamam, kimsenin yüzüne bakamam.

Yemek yiyemem demişti.

Annesinin ne halde olduğunu düşünüp çok acı çekmişti.

Sonra çocuk haysiyetli duruş sergiler.

Hesap sorar.

Mahkemelerin, davaların ne seyir alacağını bekliyorduk.

Meğer hiçbiri olmamış.

Anlaşmışlar.

Elli bine sadece.

Tokadın ederi, o kadarmış.

Yaşlı gazeteci işine döndü.

Genç parayı alınca.

Konu kapandı mı, yara iyileşti mi?

Hayır.

Bundan böyle dayak yiyen gençler parayı alıp susacak gibi bir genel geçer oluşur mu?

Korkum o.

Bunak yanlışlardan hesap sormazlar mı?

Oysa Mehricân Bayramı değil ki.

Atiyyeleri aldın, sustun.

Sen sustun, biz kuruduk, susadık, yandık, kavrulduk.

Kitaplarını satmaktan bahsetti bir diğer genç.

Artan kâğıt parasını iştah açıcı bulmuş.

Nasıl olsa fakülte bitmiş, bütün ders kitaplarını, kimi yazarların hediyesi olan kitapları, çıkaracakmış evden.

Zaten hukuk sistemi de değişmiştir.

Çoğu bilgi de internette vardır.

Ki ona göre çöptür kitaplar.

Evden çıkarıp hurdacıya vereceğine.

Kâğıdın bayağı değerlendiği bugünlerde.

Paraya çevirip avuçlarını ısıtmalıdır.

Kitap ve dirhem.

Medeni muhitlerde kızların çeyizlerine yazma kitaplar satın aldığı.

O pahalı kitaplara sahip olabilmek için en sevdikleri mücevherlerinden vazgeçtikleri.

Binlerce altına mal olmuş kitaplardan.

Zarif ortamlardan arta kalan şu kalitesiz zamanda.

Satılığa çıkarılmış kutsal metinler.

Mührü kabul etmemek için yediği kırbaçları sayamadan, hapisten cesedi çıkan onca büyük âlimden sonra.

Yöneticilerden uzak durmuş o incelik abideleri haniya neredeler.

Hediyelerden, kadılık teklifinden, sadrazamlıktan idamdan kaçarcasına uzaklaşanlardan sonra.

Zalimlerin istediği fetvayı vermemek için işkenceleri göze almış, güzel zamanların uluları.

Başına vurdukça, görevi kabul etmeyen, hakkı söyleyen.

Son kuruşuna değin parasını götürüp isyanı destekleyen o zarif ulu da bilmektedir.

Kaybettikleri anda başının gideceğini.

De sen, nasıl hazmettin elli binlik ucuz bir fiyata o tokadı.

Çulhacıya sor bizim oğlanı, ustasına, kavafa, kuyuma sor.

Diyen babalar emindir dürüstlüğünden evladının.

Kötü zamana kaldık diyen nene, bu yüzden acımaktadır kızlara.

Özü sözü doğru yiğitleri öğüttüğünden, küstür kötü zamana.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?