Reklamı Kapat

Yine ‘Anahtar’ Milli Görüş

Şubat ayının son günlerine yaklaştıkça ülke gündemine hafiften hafife Erbakan Hoca’mıza övgü düzenlerin paylaşımları, yazıları düşmeye başlar. Şubat ayı hem yakın ülke tarihi açısından (28 Şubat Postmodern Darbesi) hem de Milli Görüşçüler (27 Şubat Erbakan Hoca’mızın esas yurduna göçü) açısından önemlidir. 28 Şubat, ülkenin tek yerli görüşü Milli Görüş’ün iktidardan uzaklaştırılması için atılan adımların en önemlisidir. Son yüzyılda ırkçı emperyalizme/Siyonizm’e karşı sistemli ve örgütlü bir şekilde çalışan Milli Görüş ve onun partileri, Siyonizm’in bin yıllık planlarını 11 aylık gibi kısa bir sürede tehdit etmeye başladığında ırkçı emperyalizm kendi hedeflerini koruyabilmek için tedbirlerini almaya başlamıştı. Oysa Milli Görüş’ün o zamanki partisi Refah Partisi Siyonizm hesaplarını bozarken tek başına iktidar değildi, DYP gibi bir parti ile hükümet ortağı idi. Konuya hâkim olanlar DYP’nin milletvekillerinin hükümet bozulsun için çalıştığını hatırlarlar.

Olayları kısaca hatırlarsak 28 Şubat değildi sadece Milli Görüş’ü iktidardan uzak tutma çalışması. Siyonizm’e göre Erbakan ve Milli Görüş tarihten silinmeli, partisi bölünmeli bir daha bırak siyaset yapmaya cesaret etmeyi yaşamaya bile azmetmemeliydi. Bu sebeple 16 Ocak 1998’de Refah Partisi kapatıldı, Milli Görüş’ün yeni kurduğu Fazilet Partisi de içeriden çıkarılacak ve Milli Görüş’ü bölecek kadroya yol açmak için 2001’de kapatıldı. Bu süreçte ise Siyonizm boş durmamış 1990’ların başlarında ABD’deki düşünce kuruluşlarında dile getirilen “Refah Partisi muhakkak bölünmeli ve bunun için içerideki koltuk hırsına sahip kişilerle irtibata geçilip Erbakan’a karşı kadro kurulmalı” yazıları hayata geçirilmişti. Milli Görüş tarihinde “gelenekçi-yenilikçi” denilerek suni bir arıza çıkarılmış, 28 Şubat’ta yaşatılan korkunun etkisiyle de milletimiz bir girdaba sürüklenmişti. FP’nin kapatılmasıyla kendilerine boş alan açılan kendilerine “yenilikçi” diyen grup Milli Görüş’ten ayrılarak Batı’nın üstünlüğünü kabul ettiklerini deklare ederek yeni bir parti kurmuştu. Milli Görüş’ün yeni partisi Saadet Partisi için ise dünyayı sömüren ırkçı emperyalizme karşı yeni bir imtihan safhası başladı. O zamana kadar siyasi arenadaki rakipleri sağcı ve solcular iken bu safhada karşılarında kendi kadrolarından çıkarılmış bir kadro vardı. Milli Görüş bölünürken yeni kadronun yaptıkları ise başka makalelerin konusu.

Yeni süreçte Siyonizm’e karşı kurulan tek sistem olan Milli Görüş’ü ülke yönetiminden uzak tutma görevi kendi içinden çıkarılan AKP’ye verildi. Ve Milli Görüş’ün Lideri Erbakan’ı toplum nezdinde küçük düşürme görevini de aynı kadrolar gerçekleştirdi. Bitmiş bir dava tekrardan gündeme getirilirken ömrünü milletine, ülkesine adamış o mücahit Erbakan’a ev hapsi cezası getirildi. Siyonizm dört bir taraftan bin yıllık hedefini parçalayan Milli Görüş ve Erbakan’dan bunun acısını çıkarttı. Erbakan Hoca hem Türkiye hem tüm insanlık kurtulsun için tekerlekli sandalyesinde çalışma yaparken, İslam kardeşliğini tesis etmek için İran’a gittiğinde mevcut iktidar yetkililerince dalga geçildi, hedefe koyulup “siyaset hırslısı” diye pazarlandı. Hatta bazıları, 2010’da kargaşa çıkaranlar, “Erbakan artık kanarya sevenler derneği kursun” diyecek kadar hafifleştiler. Erbakan’ı itibarsızlaştırma çalışmalarında, “Erbakan’ın üstüne beton döktük” bile dediler. Şu günlerde bu söz nasıl da komik duruyor. Onların üstüne beton döktük dedikleri Erbakan Hoca, yeni kuşaklar tarafından kucaklanıyor. Erbakan Hoca hayatta iken Erbakan’a muarız olanlar bile, “Erbakan ne kadar haklıymış!” diyor. Oysa Erbakan Hoca’mız ve Milli Görüş şanlı tarihe sahip bu milleti Batı’nın ve başkaların kapısında köle olmasın, el açmasın diye çalışıp durdu.

Durum ülke tarihi için yine kritik bir zamanda. Karşımızda duran siyasi tablo Milli Görüş’ün temsilcisi Saadet Partisi’ni tıpkı 1970’lerde olduğu gibi anahtar konumuna getirdi. 1980 öncesi kardeşi kardeşe kırdırma konusunda direnç gösteren tek bir millet evladının burnunun kanamasına müsaade etmeyen Milli Görüş günümüzde de milleti birbirine düşürmeye çalışanların karşısında kale gibi durmaktadır. Çünkü Milli Görüşçüler sadece ölüm yıldönümünde Erbakan’ı ananlardan değildir. Milli Görüşçüler gördükleri kötü muamelelere rağmen Erbakan Hocalarından gördüğü gibi tüm vatan evlatlarına kucak açanlardır. Erbakan Hoca’mız ömrü boyunca tek bir vatan evladının kaybedilmemesi için çalışmıştır. Ülke insanımız sağcı-solcu, irticacı-yobaz, ilerici-gerici vb. gibi ayırmamış, hepsini kucaklamıştır. Erbakan Hoca’mızın deyimiyle cennet, ahirette ancak Müslümanların girebileceği saadet yurdudur. Fakat bu dünya hayatında yaratılan her insan Adil Düzen’in getireceği “Saadet Dünyası”nda yaşama hakkına sahiptir. Bu minvalde de Saadet Partisi tüm insanlığa saadet getirmek için Milli Görüş’ü iktidara taşımak için çalışmaktadır. Çünkü bu dünyada Allah’ın her yarattığı kul insanca yaşama hakkına, adil paylaşımın olduğu bir ekonomik hayatı yaşama hakkına sahiptir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Elif Örs - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?