Reklamı Kapat

Böyle gençler var oldukça!..

ŞUBAT, çok şehit kazandığımız bir ay. İskilipli Atıf Hoca, Hasan el-Benna, Malcolm X, Metin Yüksel, İzzettin Kassam, Necmettin Erbakan ve diğer pek çok kişi bu ayda Hakk’ın rahmetine kavuştu! Daha nice şehitlerimiz ve Allah yolunda şehit olmayı bütün hücreleri ile isteyen, hayatını buna göre yaşayan öncülerimiz var. Genç İstikbal dergisi, bu sebeple, Şubat sayısında “Şehâdet” konulu genişçe bir dosya hazırladı. Dergiyi elime aldım. Sanki bir bardak su içercesine ara vermeden bitirdim. Her yazı birbirinden ilginçti. Heyecanlandım. Yer yer dilimle, şehitler diyarı bu ülkede böyle gençler var oldukça geleceğimiz aydınlık olur, sözünü mırıldandım. Geleceğe olan güvenim arttı. MGV- AGD, bu ülkenin değerlerine uygun ne güzel gençler yetiştirmişti. Verdiği büyük nimetlerden dolayı Rabbime hamd ettim. Genç İstikbal dergisi, AGD Liseler Komisyonu bünyesinde yayınını sürdürüyor. Genel Yayın Yönetmeni Şeref Akbulut, “Editör’den” başlığı ile okuyucuya dergideki yazıları okumaya çağırıyor adeta:

“Günümüz Müslümanları küçük hesaplar peşinde koşturmaktan, dünyevileşmekten dolayı şehâdet kavramını tasavvur dahi edemiyorlar. (…) Bir çocuğun mücahit gibi yetişmesini sağlayacak en önemli faktör ailedir. Ebeveynler, evlâtlarını âhiret sermayesi olarak kabul edecekleri yerde, dünya sermayesi olarak kabul ettiğinden, daha erken yaşlarda dünyalık hedeflere yönlendirmektedir.”

Şehitlik konusunu işleyen yazılar özgün ve etkileyici. Düşüncelerin içselleştirildiği belli! Samimiyet ve konuya hâkimiyet yazıların muhtevasına sinmiş durumda. Hücrelerimize kadar etkilemesi bu yüzden!

ŞEHİTLERE SELÂM!

DOSYANIN ilk yazısı, Ayşegül Duran bacımızın! “Selâm Olsun Şehitlere!” başlığını taşıyor. Yazıda, şehit olma nimetinin büyüklüğü anlatılarak şöyle deniyor: “Şehit olmak, ölmek değil, ölürken insanlığı diriltmektir. Şehit olmak Amr bin Fuheyre olmaktır. Ölürken, ‘Vallahi şimdi kazandım!’ diyebilmektir. Kendisini öldüren kişinin imanına vesile olmaktır.” Yazıda, şehâdeti yudumlayan, cennetle müjdelenen o nasipli kişilere selâm gönderiliyor: “Selâm olsun size, İslâm tarihinin ilk şehitleri Hz. Sümeyye (R.A.) ve eşi Yasir (R.A.). Selâm olsun seyyid’üş-şüheda (şehitlerin efendisi) Hz. Hamza’ya (R.A.).” Günümüz şehitleri de unutulmuyor: “Selâm olsun, Çanakkale’ye eli kınalanıp uğurlanan Hasan, Suriye’de bombaların hedefi olan Ümran; Filistin’de Muhammed Durra, babasının kucağında şehit olan, zulümden kaçarken denizde boğulan Aylan, sana selâm olsun Esma’m, Rabia Meydanı’ndan cennete uçan.” Şehit için yakılan ağıtlarda da sahiplenme ve duygusallık hâkim:
“Kara gözlerinde mahmurca gülüş,
Gayrı uyanılmaz uykuda mısın?
Kanın cemre gibi toprağa düşmüş;
Şehâdet yolunun ufkunda mısın?”
Hasan Uzun, “Canını Verebileceksen Oku!” başlığıyla, “Şehit olmayı bütün kalbiyle isteyen kişinin yatağında bile ölse şehit sayıldığını” hatırlatarak, okuyucuya kendini sorgulamaya davet eden sorular yöneltiyor:
“Yatağında bile olsa şehit olabilecek bir hayatı yaşama gayretin var mı?
Aylık düzenli olarak Allah yolunda harcama yapabiliyor musun?
Hakkı hâkim kılma çalışmaları yapan kuruluşlarda görevin var mı?”

İNSANI YAŞATMAK

M. EMİN Mertoğlu, “Fedakârlık Bilinci” yazısıyla yer alıyor dergide. Mal ve canını Allah yoluna adayan kahramanların şuur uyanıklığı için diyor ki: “Başkaları yaşasın diye kendi canından fedakârlıkta bulunmak, bunu yaparken son ana kadar mücadeleden geri durmamak, kahramanlıktan da öte fedakârlıkla birlikte gelen bir bilinç halinin müdafaa edilmesidir.”

Şehitler yolumuzu aydınlatan kandillerdir. Toplum için berekettir. Onlar, bir ölür; bin dirilirler. Şehidin kanı boşa akmaz. O kanın her damlası katreciklere bölünür, kan olur, can olur, o toplumun derinliklerine nüfuz eder. Ölümsüzlüğe ulaşır. “Şehitler ölmez” sözü İslâmî kaynaklardan süzülmüştür. Dergide ilgi uyandıran başka yazılara da yer veriliyor. Teknoloji sayfasında yazan M. Esad Ünal, son zamanlarda kamuoyunun gündemine giren “Metaverse” hakkında geniş bilgiler veriyor. Bu kelimenin ilk defa Neal Stephenson’ın 1992’de “Parazit” ismiyle Türkçeye çevrilen romanında yer aldığını anlatıyor. Metaverse, “İnsanların dijital ortamda etkileşime geçtiği eylem” olarak tanımlanıyor.

Metaverse’nin bugün var olup kabul gördüğünü anlatan yazar şöyle uyarıyor: “Yapay zekâ teknolojileri mevcut donanımlarla insanın gerçekle sanalı ayırt etmesini zorlaştırmış durumda.” Genç İstikbal dergisi 21 yıldır istikrarlı bir çizgi izliyor. 245. sayıya ulaştı. Her geçen gün kendini yeniliyor; fikrî ve teknik kalitesi yükseliyor. Gençleri düşünmeye, araştırmaya ve yazmaya teşvik ediyor. AGD bünyesinde Kültür Sanat Komisyonu’nun kurulmasını da yeni yayınların müjdecisi olarak görüyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?