Maliyetsiz Savaş

Belirtilere bakılırsa koronaymışım, ne test yaptırdım ne de hastaneye gittim. İki gün yediğim içtiğimden tat alamadım, koku duyamadım. Her gün içtiğim gibi üçüncü gün yine sigara içiyordum sigaranın tadını aldım kokusunu duydum. Bir hafta eklem ağrıları yaşadım, grip için kullanılan bir hapı kullandım, geçti. Kendimi korona zannetmedim, korona olduğuma inanmadım. Soranlara gribim dedim, yaşadıklarımı anlattığım insanlar benim korona olduğumu söyleseler de test yaptırmadım. Çünkü ben korona diye bir hastalığa inanmıyorum. Velev ki yaşadığım hastalıktan ölecek olsam bile!

Korona denilen hastalık bir ekran hastalığıdır. Televizyonlardan korona hakkında sanki tanrıymışçasına bahsediliyor. Herkes korona olacak! Sen nereden biliyorsun beyefendi? Tanrı mısın da herkesin korona olacağını biliyorsun! Ekranlardan pompalanan korona korkusu tüm toplumu korona yapmasa da yarıdan fazlasını korona yaptı, korona olmayanları da depresyon, panik atak, anksiyete yapıyor. Kısacası adamlar dünya halklarına iyi bir operasyon yapıyorlar. Ya korona olacaksın ya da kafayı yiyeceksin! Bu operasyonu da gözde büyütmemek lazım. Ölüm haktır. Elbet bir vesileyle insan ölecek. Ha trafik kazasından ölmüşsün ha korona operasyonundan. Trafik kazası daha ‘gerçek’ bir ölümdür.

Ekranlardan her gün korona korkusu pompalayan devlet, iş korona olanlara gelince yan çiziyor. Nasıl mı? Normal şartlarda herhangi bir hastalık söz konusu olduğunda o hastalığı çok önemseyen devletin doktorları, korona hastasını neden önemsemiyorlar dahası korona testi pozitif çıkan hastalara bunu sevinçle haber veriyorlar. Evet bizzat gördüm doktor hastaya korona testi sonucunu sevinçle söyledi, oysa hiçbir doktor hastaya tanı koyarken sevinmez. Tanı konulduktan sonra hastaya bizimle işiniz kalmadı, filyasyon ekipleri size ilaç getirecek diyor ama onlar da getirmiyor. İlçe sağlık müdürlüğü arayınca neden ilaç getirilmediği sorulduğunda, ilacın yan etkisi olduğu için kullanılmasını istemediklerini söylüyorlar. Peki, yan etkisi iyileştirici etkisinden fazla olan bir ilaç neden halen Sağlık Bakanlığı onaylı şekilde dolaşımda! İşin bir komik tarafı da şöyle; korona hastasına tanı konulduktan yedi gün sonra HES uygulamasında risksizdir yazıyor yani hastalığı geçirdiniz deniyor. Hasta evde ayağa kalkamaz şekilde yattığı halde devlete göre hasta iyileşmiş oluyor!

Olan şu; kimse kimseye sen hastaneye git demiyor, insanlara kendi yarattıkları korona korkusu canavarını her gün ekranlardan gösteriyorlar ve herkes ben korona mıyım acaba diye hastaneye gidiyor hastanede korona deniliyor, devletler bu hastalıktan kurtulmak için somut, bireylere yönelik ciddi bir şey yapmıyor. Yani yarın birisi siz dediniz korona var diye dese bu korona korkusu pompalayanlar o kimseye ben sana korona var dedim mi diyecek haklı olarak. Bireylere değil topluma konuştum inanmasaydın diyecek. Çünkü hiçbir devlet vatandaşına sen doktora git koronasın demedi, vatandaşlar ekranlardan duyduklarıyla hastanelere koştular. Şöyleyseniz korona olabilirsiniz deniliyor televizyonlarda, o gün korona testi kuyruğu oluyor hastanelerde. Sonraki gün o kuyruk yok. Bu arada toplum üzerinde halen televizyon kadar etkili bir iletişim aracı olmadığı da bu konuyla kanıtlandı. Televizyon ekranlarından söylenenlerle dünya halkları hastanelere koştu, durup benim bir yerim ağrıyor mu diye sorma gereği bile duymadı insanlar. Televizyon ekranlarından koronayı tanrı gibi sunanlara kardeşim her şeyi yaratan Allah’tır, taparcasına koronaya inanmayın bu şirktir denilmedi. Korona konusunda bir milyarder tanrı yerine kondu. Bir insan ne kadar zengin olursa olsun tüm insanlığı yok edecek bir şey yapamaz. Yapar diye inanmak Allah’a şirk koşmaktır. Koronaya inandığı kadar Allah’a inanmıyor çoğu kimse. Ben koronaya inanmıyorum. Yasal zorunluluk olmadığı müddetçe maske takmıyorum. Korona, dünya siyasi ve ekonomik dengelerini değiştirmek için ortalığa korku salan maliyetsiz bir savaştır.

Halklar kaybediyor kaybetmesine de kimler kazanacak merak ediyorum!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder

# Ciddi

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Ramazan Yi̇ği̇toğlu - Geçmiş olsun. Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum. Kaleminize sağlık.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Şubat 22:56


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?