Masterchef gazetecileri böyle ise düşündükleri üretim öyle olurmuş

Arşivimdeki bir dergiyi karıştırırken gördüğüm bir karikatürü niçin sayfamıza koyduğumu anlatarak başlayayım yazıma.

60’ların başında bir mizah dergisinde yayımlanmış. “Şimdiden idareye alışalım” alt yazısındaki “İdare”, ampulün yerine konan gaz lambasının özel adı olsa da, merhum Menderes’in idamından tam bir yıl sonra çizildiğinden söyleten söyletmiş inancıyla; İnönü yönetimine alışmanın şeklen izahını da yapmış saydım. O günün yönetimiyle bugünün yönetimi arasında bir paralellik var mı, ben bilmem; kurmak isteyene de karışmam.

Benim dikkatimi daha çok, bir karikatürle altmış yıl sonrasında yaşanan bir olayın böyle güzel anlatılması çekmişti.

Olay deyince, ortada bir elektrik direği ve aydınlatmayan bir ampul varsa, herkesin aklına Isparta’mızın yaşadığı karlı karanlık günlerin gelmesini ve tedbir almaya niyet eden özel dağıtım şirketinin mizahının böyle yapılmasını, elbette bizde normal sayar, normal karşılarız.

Fakat bizim aklımıza gelen ve güzel anlatılmış dediğimiz haller başka. Daha doğrusu sosyal medya “Bir çözüm sundu, gündem oldu” diye duyururken, Baş Savunmacı’lığına (Geçen hafta Sayın Erdoğan’ı şahane, harika, güzel gibi kelimelerle savunmuştu hani) kimya bilimini çağrıştıran “Benim formülüm var” cümlesiyle misafir oyuncu savunmacılığı da ekleyen telaşlı gazetecinin programında yaşananlardı.

“Benim çözümüm var; vatandaşa kuru fasulye dağıtılsın, herkes kendi gazını kendi çıkarsın.”

Yaşadığımız haftanın akredite gazetecilerden birinden sadır olan (Daha önce hiç yaşanmamış olan bir şeyin gerçekleşmesi) bu ifade şekli eşittir, elektrik direğine idare lambası takan hükümet yetkilisinin icraatı. Bizim aklımıza gelen ve tam isabet dediğimiz çizginin tedaisi bu idi.

Buraya kadar anlattıklarımıza itiraz yoksa, bize bu yazının ilhamını veren programı, programcıyı ve diğer kahramanlarını kayda almamıza geldi sıra.

Seyredilme fakiri olmasına rağmen, misafir oyunculardan birinin bir cümlesiyle dillere ve sosyal medya ekranlarına düşen “Tarafsız Bölge”nin sorumlu gazetecisi Ahmet Hakan dillensin ki, dinlensin.(09.02.2022 Hürriyet Gazetesi-Ahmet Hakan-Elektrik, Fatura, Gaz, Kuru Fasulye, Turgay Güler)

Kılıçdaroğlu üzerinden, iktidarın trol ordusunun varlığını bildiğini ve kabul ettiğini itiraf ederek başlıyor söze.

“İktidarın trol ordusundan söz etmişti ya CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu.

İşte ona benzer bir ordu daha var sosyal medyada.”

Benzer ordunun muhalif olduğunu, gönüllü çalışıldığını, açıkta olduklarını anlatırken, “Üstelik” kelimesini kullanması da iktidarın trol ordusunun gizli ve parasal çalıştığına bir göndermedir, farkında olunmadan yapılmış.

İktidarın trol ordusundan bugüne kadar bahsetmemiş bir yazar olan programcı, “Acımasız bir çarpıtmaya omuz vermek” sayıyor “Vatandaş” tanımı üzerinden istihzalı bir anlatımla iktidar icraatına malzeme görülenlerin itirazlarını, karşı duruşlarını.

Öğrenim ve çalışma hayatlarında, amblemi “Ampul” olan bir siyasi partinin kayıtsız ve şartsız taraftarlığı dışında “Elektrik”le bağları olmayan 5 kişiyle “ Elektrik faturaları”nı tartışmak, bir gündem çarpıtması sayılmasın; konuk oyunculardan birinin “Benim formülüm var, kuru fasulye dağıtılsın” teklifi “Espri yaptı” sayılsın iddiasındaki programcının, “Kuru fasulye ve gaz” esprilerinden hazzetmediğini de şimdi tesadüfen öğreniyoruz.

“Bazı konuklar nükleer enerjiye, HES’lere itiraz edince...”

Bu ülkede ilk kez mi kastedilen itirazlar yapılıyor? Hayır! Enerji üretmenin metodları ilk kez mi anılıyor bir programda? Hayır! İlk kez olan, galiba, bir konuk oyuncunun, rahatsızlık veren bir özel üretim şeklini yaygınlaştırmak istemesi.

Konukların konu ile alakaları, seyredildiklerine inançları ve seyredenlere de saygıları olmazsa, konuşmalar eften, püften ve dolayısıyla gastrointestinal sistemin bittiği yerden olur ihtimali devreyi tamamlar.

“Siz bu formülü/çözümü iş yerinizde ya da evinizde uyguladınız mı?”

Bir programcı, gerçekten gazeteci ise muhatabına anında, bu veya benzeri bir soruyu sorması, yahut “Ne diyorsun sen birader” diyerek olay çıkarıp, müdahale etmesi gerekirdi.

Etmiş mi? Hayır! Neden?

Çünkü, “Tanımam” dediği konuk oyuncunun niyetini biliyormuş. Hangi anlamda söylediğini de yazmış.

“Nükleere itiraz ediyorsunuz, HES’lere itiraz ediyorsunuz. İyi de elektrik faturaları nasıl düşecek? Vatandaşa kuru fasulye dağıtılıp kendi gazını üretmesi mi sağlanacak?”

Bu ülkede elektrik faturalarının “düşük” olduğu zamanlar, hiç itirazların yapılmadığı zamanlar mı idi? İtirazların fatura yükseltme gücü mü var?

“Yani yaptığı espri, vatandaşa değil, nükleere, HES’lere itiraz eden çevrecilere yöneliktir.”

“Vatandaş”ın müstehzi kullanıldığının bir gün sonra ancak farkına varan programcı, çevrecilerin de vatandaş sıfatını taşıdıklarına inanmıyor olmalı.

Yapılmış olanı “Saçmalayamaz” efeliği ile savuşturmaya çalışan müdahale özürlü programcı, konuk oyuncu üzerinden durduğu yeri ve pozisyonunu da anlatıyor, derdinin korumak, arka çıkmak olmadığını vurgularken.

“Turgay Güler’le yakınlığım pek yok. Kendisiyle hiç sosyalleşmedim. Program konuğum olması dışında herhangi bir ilişkimiz yok.”

Suçüstü yakalanmış organize işler elemanlarından birinin karakoldaki ilk ifade şekline müthiş benzerliğini bu anlatımın, bir kenara koyarsanız, şöyle bir soru sormak hakları doğar insanların.

20 yıldır iktidarda olan AKP’nin en yandaş sıfatını kazanmış gazetecilerinden ikisi neden birbirlerine bu kadar uzaklar? Halbuki ikisi de uçaklı yolculukların akredite kadrolulardan biliniyordu.

20 yılda sosyalleştiremiyorsa iki gazetecisini bir iktidar, gitme vakti gelmiş demektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necati Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?