Reklamı Kapat

Mücadele kültürü

Kültür, sosyal bilimler alanında birçok disiplin ile bağı bulunan önemli bir kavramdır. Toplumbilim bakımından kültür, bir toplumun toplum olma sürecinde edindiği değerler, bu değerlerin hayata tatbiki, sonraki kuşaklara aktarılmasında kullanılan ve toplumsal egemenliğin temel göstergelerinden birisi olarak tanımlanır. Kültürün süregelen bir eğitim sürecinin ürünü olarak birikimli bir şekilde ortaya çıktığı kabul edilmektedir. Kültür toplum açısından toplumsal hafıza ve toplumsal kimlikle aynı çerçevede ele alınmaktadır. Bu nedenledir ki kültürün muhafazası bir toplum için toplumsal kimliğin ve toplumsal hafızanın korunması anlamı da taşır. Bir toplum kültürünü teşkil eden değer, davranış ve araçları koruma yoluna gitmezse kültür erozyonu ortaya çıkar ve kültürle birlikte kimlik de yok olmaya yüz tutar. Bu nedenledir ki bir toplumun kimliğine yani dolaylı yoldan varlığına yönelik saldırıların öncelikli hedeflerinden birisi kültürdür. Zira insanların tutum, davranış ve reaksiyonlarına yön veren kültürel değerler kaybolduğunda toplumda kültürel yozlaşma meydana gelir. Kültürel yozlaşma ise toplumsal tükenişin başlangıcını teşkil eder. Yani kültürün korunması, toplumsal kimliğin muhafazası ve toplumun varlığının sürdürülebilmesi bakımından hayati öneme sahiptir.

Kültür toplumlar açısından olduğu gibi kurumlar açısından da önem ifade eder. Bir kuruma, organizasyona veya bir harekete özgü davranış, inanç, tepki biçimleri olarak tanımlayan ve o yapının üyelerinin davranışlarını düzenleyen kurum kültürü kavramı, işletme ve yönetim bilimi bakımından en önemli kavramlardan birisi halini almıştır. Kurum kültürü, tüm iç paydaşlarının aidiyet ve bütünlüğünün sağlanması ile o yapının dışarıya yönelik güçlü bir bütünlük algısı oluşturması bakımından büyük önem ifade etmektedir. Kurum kültürü aynı zamanda bir yapının süreklilik ve istikrarı bakımından da temel etkenlerden birisi olarak ele alınmaktadır. Alanda yapılan çok sayıda vaka çalışması o yapılardaki gerileme ve başarısızlık süreçlerinin kurumsal kültürün kaybolduğu, kurumsal kültüre uygun olmayan ve yapının üyeleri tarafından kabul görmeyen değişimlerin yaşandığı süreçlere denk geldiğini ortaya koymaktadır.

Kültür, bir topluma ait inanç, değerler ve bu değerlere göre şekillenen davranış modelleri olarak ele alınırsa bir İslami hareketin de bir hareket kültürüne sahip olması gerektiği ifade edilebilir. Toplum ve kurumlar açısından yukarıda kısaca izah etmeye çalıştığımız üzere büyük öneme sahip olan kültür kavramı İslami hareketler için de aynı derecede önemlidir. Zira içinde bulundukları toplumların bir parçası olarak, farklı organizasyonlarla hakkı hâkim kılma mücadelesi veren İslami hareketlerin de müntesiplerinin davranış modellerini belirleyen değer ve normlara sahip olması gerekliliktir. İslami hareketlerin mensuplarının davranış modelleri İslam’ın temel kaynaklarına dayanan değerler ve esaslar çerçevesinde belirlenmiş olmalıdır. İslami mücadelenin kültürü olarak isimlendirebileceğimiz bu değer ve esaslar İslam tarihi boyunca öncüllerin mücadelelerine yön veren ve Kur’an ve sünnet kaynaklı kaidelere göre belirlenmiş hükümlere dayanır. Bir İslami harekette karar alma, görev alma, görev verme, itiraz etme, görüş belirtme vb. durumlar başta olmak üzere mücadele ile ilgili tüm durumlar için bu kültüre temel teşkil eden esaslar mevcuttur. Bu esaslara riayet etmede temel gaye İslami mücadele vermenin gereklerinin yerine getirilmesi ve ihlâsla Allah rızasının gözetilmesidir. Çünkü biz inanıyoruz ki Allah’ın rızası olmadan yardımını kazanmak mümkün değildir, Allah’ın yardımı olmadan ise hayırlı hedeflere ulaşmak imkânsızdır. Bu nedenledir ki kişilerin bu esaslara aykırı hareket etmelerine, “Bu da böyle olsun”, “Herkes istediği şekilde hareket edebilir” denilerek göz yumulamaz. Çünkü temel esaslara aykırı davranışların yaygınlaşması bir süre sonra hareketin kültürünün değişmesine neden olur ki bu durum yozlaşma ve başkalaşma tehlikesini doğurur. Başkalaşan ve kendisi olmaktan uzaklaşan bir hareket, ideoloji ise çözüm üretemez. Hülasa; İslami mücadelenin kültürüne ve o kültürü besleyen esaslara sarılmak, İslami hareketler için var olmanın, kimliği korumanın ve insanlığın problemlerine çözüm sunabilmenin temel koşuludur…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammed Maruf - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?