Reklamı Kapat

Üzerini örtmek enflasyonu yok etmiyor

Başta emekliler olmak üzere dar ve sabit gelirliler tam bir darboğaza itildiler. İşin garip tarafı insanımızın içine yuvarlandığı çıkmaz sokak iktidar sahipleri tarafından görülmek istenmiyor. Bazı kişilerde iktidara yalakalık yapmak adına olsa gerek son elektrik ve doğalgaz fiyatlarında yapılan artırma karşısında feryat edenlere öylesine bir karşılık veriliyor ki, insan ister istemez biz bu insanlarla aynı ülkede yaşamıyor muyuz, diye sormadan edemiyor. İşin garip tarafı alınan zam kararlarında payı ve dahli olanlar gelen itirazlar ve yükselen feryatlar ve tepkilere hak verenler meseleye çözüm aradıklarını söylerken, bazıları da terleyecek kadar ısıtıcıları çalıştırmayın diyerek bu dünyadan ne kadar kopuk olduklarını gösteriyorlar. Kaldı ki hayatı çekilmez hale getiren sadece elektrik ve doğalgaz zammı olsa insanımız belki buna da katlanacak ama iki aydır akaryakıt zamları peş peşe geliyor. Akaryakıta yapılan zam ise hayatın her alanına yansıyor ve fiyatların yükselmesine, enflasyonun rekor seviyelere çıkmasına yol açıyor.

Yani hadise sadece elektrik ve doğalgaz zammından ibaret değil. Asgari ücretin 4 bin 250 liraya yükseltildiği ülkemde son belirlenen asgari ücretin de açlık sınırı rakamının altında kaldığı biliniyor. Bırakın asgari ücretin açlık sınırı altında kalmasını son olarak bin lira zam yapılarak 2 bin 500 liraya çıkartılmış olan emekli aylıklarının alt sınırı asgari ücretin de yarısında kaldı. Kısacası ülkemizde dar ve sabit gelirlilerin durumu hiç iç açıcı değil. Elbette buna bir çözüm bulma görevi de yöneticilerimizde. İçine sürüklendiğimiz ekonomik darboğazın sebebini herkes kendine göre izah edebilir. Ancak, vatandaşı öncelikli olarak ilgilendiren husus içine yuvarlandığımız bu darboğazın sebebinden çok nasıl çözüm bulunacağı ilgilendiriyor. Bu bakımdan özellikle iktidar sahiplerini son 20 yılın rekorunun kırıldığı enflasyonun sebebinin ne olduğu dar ve sabit gelirlileri ilgilendirmiyor. Çünkü onların yapabileceği bir şey yok. Eğer çözüm bulmak için fedakârlık yapmak gerekiyor, ülke öylesine bir olağanüstü şartlardan geçiyorsa bunun da herkesin imkânına göre olması gerekir. Yani, çok kazanan çok, az kazanandan az fedakârlık istenmelidir.

Yoksa bir ay önce ödediği elektrik faturası ertesi ay yüzde 300 artmış ise bu insanların itiraz etmesini dikkate almak gerekiyor.
Bu noktada bir başka hususa daha dikkat çekmek gerekiyor. O da arkası önü iyice araştırılmadan, gerekli incelemeler yapılmadan iktidar sahiplerinin akıllarına geldiği gibi kararlar alıp uygulamaya koyduktan sonra yaptıkları işin yanlışlığının farkına varmalarıdır. Denebilir ki alınan kararın yanlışlığının fark edilmiş olması önemlidir. Doğru ama o zaman ülke dayanaksız kararlarla yönetiliyor demektir. Çünkü ülke yazboz tahtası değildir. Gelinen noktada ülkenin içine yuvarlandığı pahalılık çıkmazının sorumluları tepkiler karşısında, “Pahalılığı bitireceğiz” dediklerinde ister istemez insan, bu pahalılığın sorumlusu yönetenler değil mi diyor. Madem bugün pahalılığı bitireceğinizi düşünüyorsunuz niçin önceden engellemediniz sorusu yanlış olur mu?

Özellikle de akaryakıt fiyatlarında peş peşe gelen zamlar önceleri dolardaki fırlama ile izah edilmişti, bu izah da toplum tarafından kabullenilmişti. Ancak, dolardaki fırlama bir noktada durakladığı halde zamların peş peşe sıralanıyor olması söz konusu olduğunda bu defa ham petrol fiyatlarındaki artış ile izah edilir oldu. Öyle olunca da insanımız ülkenin iyi yönetilemediği duygusuna kapıldığında haksız olur mu? Sonuç olarak dünyanın gelişmiş 10 ülkesi arasına gireceğimiz sözlerinin dillerden düşürülmediği bir dönemde insanımızın böylesine bir çıkmaza itilmiş olmasının gerçek sebebinin toplum ile paylaşılması gerekiyor. Çünkü insanımız ihtiyaç olduğunda her türlü fedakârlığı yapar. Ancak toplumun küçük bir kesimi gündemde olan sıkıntılardan hiç etkilenmezken, asgari ücret ya da onun yarısı bir gelir ile geçinmek zorunda olanlar var ve bu dengesizliğe bir çözüm bulunması gerekiyor. Çünkü vaatler karın doyurmuyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?