Reklamı Kapat

Rusya, NATO’nun daha fazla genişlemesini istemiyor

Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilim genellikle Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmek istemesi ve buna ABD ile AB ülkelerinin karşı çıkması ile izah edildi, ediliyor. Bu izahın elbette doğru tarafları da var. Çünkü Rusya geçmiş yıllarda benzer bir gerilimin ardından Kırım’ı işgal ve ardından kendisine kattığını ilan etmişti. Yani Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilim birdenbire ortaya çıkmış değil. Ancak, olay sadece bu iki ülke arasındaki bir ihtilaftan da ibaret değil. Hatırlanacağı gibi Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından o güne kadar NATO’nun Sovyet yayılmacılığını önlemek üzere kurulduğu söyleniyor ve bu söylem de dünya üzerinde bir genel kabul görüyordu. Ancak, Sovyetlerin dağılmasının ardından Varşova Paktı’nın dağıtılması ile NATO’nun kuruluş sebebi ortadan kalkmış oldu. Bunun da ötesinde NATO giderek ABD yayılmacılığına destek veren bir uluslararası örgüt görünümüne büründü.

Tüm bu değerlendirmeler bazılarınca eksik bulunabilir. Ancak uygulamada bu durum çok net ortaya çıktı. Sözgelimi Rusya’nın çekilmesinin, çekilmek zorunda kalmasının ardından Afganistan’da ABD, NATO şemsiyesi altında varlığını sürdürdü. Kısacası, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından oluşan dünya yapısının Sovyetler Birliği’nin dağılması ile aynen korunmasının mümkün olmadığı ortaya çıktı. Bunun sonucudur ki, Sovyetlerin çekildiği ülkelerin pek çoğunda onların yerini ya tek başına ya da genellikle destekçisi olan koalisyon ülkeleri ile birlikte doldurdular. Kısacası, Rusya’nın etkinlik alanı Soğuk Savaş yıllarına göre giderek daraldı. Meseleye bu açıdan baktığımızda Rusya-Ukrayna geriliminin sebebi daha iyi anlaşılacaktır. Görüldüğü kadarıyla Rusya uzun süre NATO adı altında ABD’nin dünya üzerinde nüfuz alanını genişletmesine sesiz kalmış olmakla birlikte bu gelişmeden ciddi bir rahatsızlık duymuştur.

Gelinen noktada Putin’in, “Ukrayna NATO’ya kabul edilirse savaş çıkar” açıklaması işin özünü ortaya koymaktadır. Özetle NATO’nun sınırının Ukrayna sınırına kadar genişletilmesinden Rusya rahatsızdır ve bunu istememektedir. Belki bu noktada, “Kimin malını kime veriyorsunuz, ya da kimin malını kendi aranızda paylaşıyorsunuz” demek mümkündür. Ancak, geçmişte de bu sömürgeci güçler dünyayı aralarında nüfuz alanlarına ayırırken de kimseden izin almamışlar, buna gerek duymamışlardı. Kısacası, sahip oldukları güce güvenerek dünya yeniden nüfuz alanlarına bölünmektedir. Sonuç ne olacaktır; bu istek ABD ile Rusya ve Çin’i bir sıcak çatışmada karşı karşıya getirecek mi, bilinmez ama bu işi öncelikli olarak çatışmadan halletmek işlerine gelecektir ama evdeki hesap her zaman çarşıya uymayabilir. O zaman istemeden de olsa bir sıcak çatışma gündeme gelebilir ama şahsen bugüne kadar ABD ile Rusya’nın birbirinin ayağına basmamaya dikkat ettikleri gibi bundan sonra basmamaya dikkat edeceklerdir. Bağırıp çağırdıktan sonra diplomasi yoluyla meseleyi çözüme kavuşturmaya çalışacaklardır. Bu konuda Putin, “Ukrayna NATO’ya katılır ve Kırım’ı almak için girişimde bulunursa savaş çıkar” diyerek tavrını netleştirmiştir. Kısacası, Rusya NATO’nun alan genişletmesinden rahatsızdır, köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığını düşünmektedir. Zaten birdenbire diplomatik temasların, uzun, kısa ve yuvarlak masa etrafında buluşmalarda işin diplomasi yoluyla çözümünün ağırlık kazandığını gösteriyor.

Bu noktada meselenin diplomasi yoluyla halledilmesi ne tarafın galibiyetini gündeme getirecektir sorusu önem kazanıyor. Özellikle de bu gerilimde Türkiye’nin oynayacağı rol önem kazanıyor. Çünkü Türkiye zaten NATO üyesi olarak taraftır, bunun yanında Ukrayna ve Rusya ile de yakın ilişki içindedir. Böyle olunca eğer ters bir durum ortaya çıkarsa bu durumdan zararlı çıkan taraf olabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?