Hadsiz milletvekiline tokat gibi cevap!

* “Bir milletvekilinin Meclis’in kürsüsünde milletin gözünün içine baka baka, hiç utanmadan milletin inanç değerlerine hakaret etmesini "Din Görevlileri Birliği Derneği" olarak asla kabul etmiyoruz.”

* “Bunun, aynen 1500 yıl önce Peygamberimize (sav) İslam dininin geldiği Mekke’de Kâbe’yi anadan üryan bir şekilde tavaf etmeyi medeniyet zanneden cahiliye zihniyetiyle aynı şey olduğunu düşünüyoruz. Bu yapılan konuşmanın bundan farkı yoktur.”

* “Osmanlı’ya gelince; Osmanlı hiçbir zaman gerici olmamıştır. Çağ kapatıp çağlar açmıştır. 1500 yıl önce gelen İslam dini de asla gericiliği kabul etmemiş ve gericilik olan şirk ve cahiliyeyi kaldırmak için gelmiştir.”

  * “Çağdaş gericilik ise "modernizm”i, medeniyet ve insanlık zanneden böyle cahillerin işidir.”

   * “Şuurlu Müslüman; yaşadığı çağın vasıtalarını ve kurumlarını Kur’an ve Sünnet’in gösterdiği gayelere gören kullanan insanın adıdır.”

* “Gerçek ve şuurlu Müslüman hiçbir zaman gerici değildir. Şuurlu Müslüman insan ilişkilerinde Kur’an’ın gösterdiği yüksek ahlak ve yaşam sistemini örnek alıp fert, toplum ve düzen alanında onu yaşayan insandır.”

* “Peygamberimiz’in (sav) gösterdiği yol da asla şirk ve cahiliye sisteminin gösterdiği gericilik yolu değildir.”

* “Bunlar Batı emperyalizminin ve Siyonizm’in özgürlük adı altında aldattığı ve sadece kendileri için kullandığı birer araçtan ibarettir.”

* “Bu zihniyet, canını bin yıl İslam’a adamış olan Müslüman Kürt halkını hiçbir zaman temsil edemez. Vesselam.” (Muhittin Hamdi Yıldırım, DİN-BİR-DER Genel Başkanı)

HATIRLAR MISINIZ?

Otogardasınız... Biletinizi aldınız. Otobüsün kalkmasını bekliyorsunuz…

Bir çay içeceksiniz. Kafeye oturdunuz. Çay zaten söylemeden, otomatikman geldi.

Çayınızı yudumluyorsunuz. Gözünüz otobüsü kaçırmamak için bir yandan saatinizde, bazen de TV ekranında… Aradan yaklaşık yarım saat geçti, geçmedi…

Hoppalaaa! O da ne!

Kafe görevlisi, “Herkes dışarı çıksın! Temizlik var!..”

Tüm yolcular kafeye ücretini vererek dışarı çıkıyor. Bir 5 dakika sonra kafenin kapısı açılıyor. Aynı yolcular kafeye tekrar giriyorlar. Elbette, masalarında yeni çaylar olduğu halde…

Bu döngü böyle devam ederdi… Özellikle büyükşehirlerde bulunan otogarlardaki kafelerde, yolcuların yarım saatten fazla ‘boş boş!’ oturması istenmezdi…

***

İstanbul Nişantaşı’nda bazı kafelerde, müşteriye süre sınırı konulması, ‘masa işgal süresi 30 dakika, asgari tüketim 30 TL’dir!’ uyarısı yapılması bunları hatırlattı, bana.

Peki, ya size!..

BURHAN BOZGEYİK’TEN ÖNEMLİ ESER!

“Türkiye Cumhuriyeti İslam Devleti Olarak Kuruldu”, Burhan Bozgeyik’in yeni kitabı.

Ravza Yayınları’ndan çıktı. 

Kitap şu şekilde takdim ediliyor:

“29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan edildiğinde yani Osmanlı Devleti'nin yegâne meşru mirasçısı olarak yeni devlet tarih sahnesine çıktığında, anayasaya göre “Devletin dini din-i İslam” idi. Yani işin Türkçesi, yeni devlet bir İslam devleti olarak kurulmuştu. İşte bu kitapta bu tarihi gerçeğin bilgilerini ve belgelerini bulacaksınız.”

Burhan Bozgeyik, kitaba ilişkin şu bilgileri veriyor:

* “Biz bu kitapta, bu ülke insanlarına bu tarihi gerçeği anlatmak için mecburen hikâyeyi biraz geriden aldık. Osmanlı Devleti nasıl yıkıldı, Birinci Dünya Savaşı, Mondros Mütarekesi, Sevr Anlaşması, Kurtuluş Savaşı öncesinde ülkenin durumu, Kurtuluş Savaşı hangi temel değerler ışığında yapıldı, TBMM nasıl açıldı ve Kurtuluş Savaşı esnasında nasıl çalıştı? Ve derken 29 Ekim 1923… Yani, Cumhuriyet’in ilan tarihi. İşte bizim kitabımızın konusu da tam burada başlıyor.”

* “29 Ekim 1923’te, yani Cumhuriyet’in ilan edildiği tarihte 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, yani Anayasa mer’iyyette, yani yürürlükte. Bu Anayasa’nın 2. maddesinde de şu hüküm var: “Devletin dini, din-i İslam’dır.” O esnada protokoldeki bir numaralı bakanlık, Şeriat ve Evkaf Nezareti’dir. Ayrıca Mezahib Nezareti, yani Mezhepler Bakanlığı vardır. Bütün mahkemelerde hükümler “edile-i şer’iyyeye” göre verilmektedir. Yani Kitap (Kur’an-ı Kerim), Sünnet, İcma-ı Ümmet ve Kıyas-ı Fukaha’ya göre… Yani hayatın her safhasında İslam’ın esasları ve hükümleri hâkimdir.”

* “Cumhuriyet’ten sonra hazırlanan 1924 Anayasası’nın 2. maddesi yine aynıdır. Yani bu maddede şöyle denilmektedir: “Devletin dini, din-i İslam’dır.” Bu hüküm Anayasa’da 1928 tarihine kadar duracaktır. Bizim kitabımız da işte bu tarihe kadarki tarihi gerçekleri anlatmaktadır…”

(Türkiye Cumhuriyeti İslam Devleti Olarak Kuruldu, Burhan Bozgeyik, Ravza Yayınları)

“ÖĞRETMENLER YOK SAYILDI, ÖĞRETMENLER KANDIRILDI!”

Öğretmenlik Meslek Kanunu TBMM’de kabul edilip yasalaştı. Yürürlük maddesiyle birlikte toplam 12 maddelik bir kanun bu.

Ama Öğretmenlik Meslek Kanunu’na güçlü itirazlar var.

* Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞDER) Genel Başkanı Hamdi Sürücü diyor ki; “Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda, öğretmen yetiştirme ve yeterlilikleri yoktur. Öğretmen atama ve yer değiştirme nitelikleri yoktur.”

* Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞDER) Genel Başkanı Hamdi Sürücü diyor ki; “Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda, kadrolu, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik ve sorunları yoktur. İdareci atama ve yer değiştirmeleri yoktur.”

* Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞDER) Genel Başkanı Hamdi Sürücü diyor ki; “Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda, teftiş ve müfettişlerin sorunları yoktur. Öğretmenlerin özlük hakları yoktur. Ücretler ve ek ders ücretleri yoktur.”

* Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞDER) Genel Başkanı Hamdi Sürücü diyor ki; “Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda, bu konular kanunda belirtilmeden, çözüme kavuşturulmadan yönetmeliklere bırakılıyorsa içinde bulunulan durumdan farklı bir şey olmayacak demektir.”

* Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞDER) Genel Başkanı Hamdi Sürücü diyor ki; “Öğretmenlik Meslek Kanunu, bu kadar yokluğun içinde sadece iki maddeye çözüm bulunarak nasıl Meslek Kanunu olabilir? Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkardık diyerek, öğretmenler yok sayıldı, öğretmenler kandırıldı!”

***

Millî Eğitim Bakanlığı ve eğitim camiasına duyurulur!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?