Reklamı Kapat

Zarafetin yiten kodları

Eskiden “İstanbul’u seyretmek” diye bir kavram vardı.

Anadolu yakasında oturanlar için karşı kıyı “İstanbul”du.

İstanbul’dan gelen dedem, Otağtepe’den uzun uzun tekrar İstanbul’a bakardı.

Babam da onun geleneğini sürdürdü.

Kedimiz Kinoş, her akşam İstanbul’dan işinden geldiği Otağtepe’de onu karşılar, uzun uzun o efsunlu şehre bakarlar öyle gelirlerdi evimize.

Çocukluğumda yaz geceleri, konu komşu gider o revnaklı şehri izlerdik.

Şehrin en güzel noktalarından biri olan Otağtepe’den çok daha güzel olan İstanbul’u; gökyüzüne uzanan kalem minareleri ile bir milletin aşkını, zarafetini, nezaketini yazan rüya şehri seyre ne şairler doymuş ne halk.

Yahya Kemal de, “Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul” derken, halkın, böyle bir alışkanlığı olduğundan haberdardır.

Gelin görün ki çok uzaklardan sisler içerisinde hayal meyal gözüken masal şehrini izlemek insanları mutlu ederken.

Şimdi sanki o güzeller güzeli şehri seyretmekten habersiz güruh, onun güzelliğine meftun olmaktan bîhaber kaba ruhlular, bu şahika güzelliğe kıymak gibi bir caniliği üstlenebilmekteler.

Şehrin, uzun asırların sakinlerinden.

Bir başyapıt olan Sultan Süleyman’ın ve Sinan’ın, yüzyılların insanının üzerine titrediği.

Süleymaniye Camii’nin manzarasını çirkin bir inşaat yığını ile perdelemekteler.

Tıpkı Zeytinburnu’ndan yükselttikleri hayalet gibi korkunç gökdelenin Sultanahmet Camii üzerine karabasan olarak çökmesi gibi.

Şehir peyzajına yapılan bu ihanetin, başyapıtın siluetine vurulan bu paslı hançerin hesabı ne yazık ki sorulamıyor.

Demek bu kabalaşan ruh, fırsatını bulsa başyapıtları yıkıp yerini tarla olarak sürüp o doymak bilmez açgözlülükle kaç tane plaza yapabileceğini de hesaplamakta.

Ruhun kabalaşması, sadece mimari güzellere kan kusturmakla sınırlı değil.

Açgözlülük, para kazanma hırsı, insan duygularını parçalamakta artık sınır tanımamakta.

Kadın kuşağı yayınları kıran kırana yarışta.

Kimi kurgulanmış hikâyelerle, toplumsal ahlâka, ailenin mahremiyetine ne kadar zarar verebiliriz rekabeti.

Kim daha rezil bir aldatma konusu bulup diğerlerini yarı yolda bırakacak.

Daha çok sosyoekonomik düzeyleri düşük, eğitimleri noksan, akılları kıt zavallı insanların hatalarını allayıp pullayıp toplumun gözüne sokarak, “bakın yapılabiliyormuş, şu aciz kadın bile ilerlemiş yaşına bakmadan kocasını bırakıp sevgilisine kaçabiliyormuş” imajı yaygınlaştırılmaya çalışılmakta.

Bir TV programında gencecik bir kız, daha çocuk, bir gençlik hatası yapmış gırtlağına kadar acı içerisinde.

Programı yapan kadına rica etmiş, ne olur yüzüm görünmesin, şokta ağlıyor.

Para kazanma iştahından programcı kadın çocuğa baskı uyguluyor, bağırıyor.

İlle afişe edecek.

İlle reyting canavarının verdiği puanları kat kat sayacak.

Bol para kazanması yetmemekte, daha fazla istemekte.

O çocuk sinir krizi geçirirken programcı kadın hiç acımadı, avını parçalamaya çalışan bir yaratık gibi çocuğu deşifre etti.

Hiç düşünmüyor o genç kız canına kıyar, kendisine bir zarar verir.

İnşallah o kızımız bu hata kendisine bir motor gücü olacak okuyacak, hayatını yeni baştan kozalayacak, bir gençlik hatasının yaşamını alt üst etmesine izin vermeyecek.

Kendi başına gelen bu olaydan ders çıkarıp diğer genç kardeşlerine yardımcı olacak.

Kabalıklara karşı çıkacak.

İnceliklerin, güzelliklerin yanında duracak.

Toplumsal bellek artık kabalıkları değil zarafeti, nezaketi kodlayacak.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder

# halk

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?