Reklamı Kapat

Tarihi sorumluluğumuz

Ülkemiz ve dünyada yaşanan krizlerin çözümü ile ilgili farklı kanaatler ortaya konulmaktadır. İnsanların geneli mevcut problemlerin çözümünün, toplumların yaşadıkları krizlerden kurtuluşunun ülkeler, iktidarlar veya uygulanan politikalarla ilgili olduğu kanaatine sahiptir. Oysa yaşadığımız problemler de çözüm de hâkim olan sistemlerle ilgilidir. Uygulanan sistemler, hakkın üstünlüğüne dayalı veya kuvvetin üstünlüğüne dayalı bir ideolojik tabana sahip olabilir. Zira insanlık tarihi hak-batıl mücadelesinin seyri şeklinde süregelmiştir. Dünyada bugün hâkim olan siyasi ve iktisadi sistem madde merkezli kuvveti üstün tutan bir zihniyete dayalıdır. Kuvveti üstün tutan anlayışa dayalı sistemlerde hâkimiyet güce dayanır. Bu anlayışa göre toplumsal sınıflar veya gruplar arasında çıkar çatışması vardır. Bu çatışmayı kazanan taraf gücü elinde bulundurur ve bütün kurgu güçlü olanın kazanacağı şekilde oluşturulur. Bu nedenle sistem, güçlünün daha da güçlenmesi üzerine kurgulanmıştır. Mevcut sistem toplumları iktisadi açıdan kur-faiz sarmalı içerisinde sömürürken, siyasi açıdan her biri sisteme hizmet eden ve sistemin bir parçası olan siyasi alternatifler arasına sıkıştırmaktadır. İktidarlar değişse dahi temel konulardaki politikalar değişmemektedir. Halka umut olarak sunulan politikaların sonucunda güçlüler daha güçlü, zayıflar daha zayıf hale gelmektedir. Farklı ideoloji ve kesimlerden iktidarlar güç sahibi oldukları dönemlerde kendi zenginlerini, kendi seçkin zümrelerini oluşturma mücadelesi verseler de aslında güç ve servet sahipleri değişmez. Ülkelerde sözde halk devrimleri dahi yaşansa ezilenler değişmez, sadece ülkeyi yöneten siyasi kadro değişir. Büyük bir umut olarak sunulan Arap Baharı sonrasında Mısır’da yaşananlar bu duruma ilişkin en bariz örnektir.

Ülkemizde ise problemlerimizin çözümünün bize dayatılan mevcut sistem içerisinde, bu sistemin ithal argümanları ile gerçekleşmesinin mümkün olmadığı açıktır. Zira yıllarca mevcut sistem içerisinde milletimize umut diye sunulan politikaların, ortaya konulan proje ve vaatlerin problemlerimizi çözmek bir yana daha da derinleştirdiği ortaya konulan sonuçlardan net bir şekilde anlaşılmaktadır. Son süreçte ülkemizde yaşanan kur krizinde Türk lirasının değer kaybını önlemek üzere ortaya konulan “ Kur Korumalı Mevduat” uygulaması bu duruma verilecek müşahhas bir örnektir. Türk lirasını korumak adına bankada mevduatı bulunan servet sahiplerinin faiz kazancı kur kazancının altında kalırsa aradaki fark devlet tarafından ödenmektedir. Aradaki farkın faturası da zam ve pahalılık olarak halk tarafından ödenmektedir. Yani güçlü azınlık yine kazanmakta, geniş halk kitleleri kaybeden olmaya devam etmektedir. Bu sistem içerisinde kalarak bağımsız, kendi dinamikleri ile hareket eden bir ülke olmanız da mümkün değildir. Küresel güç sahiplerinin attıkları adımlar sömürülen ülkeler açısından daima belirleyicidir. Binlerce kilometre mesafede ABD Merkez Bankası FED’in aldığı faiz kararı sizin paranızın değeri, alım gücünüz ve yaşam koşullarınız üzerinde belirleyici etkiye sahiptir.

Hülasa, mevcut sitem içerisinde ülkemiz ve insanlığın problemlerine çözüm bulunması mümkün değildir. Sistemin işleyişine ve argümanlarına itirazı olmayan, günlük siyasi söylem ve argümanlarla siyaset yapan, mevcut iktisadi, finansal sisteme daha fazla adapte olmak üzerine politikalar geliştiren siyasi alternatiflerin problemlerimizi çözmesi, dertlerimize derman olması beklenemez. Aslolan hakka dayalı, herkesin adil bir şekilde hakkını aldığı bir sistem alternatifi geliştirmek ve bu sistemin hayata geçirilmesinin mücadelesini vermektir. Bizim misyonumuz ve tarihi sorumluluğumuz budur. Biz bu sorumluluğumuzu yerine getirmeden partiler de iktidarlar da değişse kazanan ve kaybeden taraf değişmeyecek, özelde toplumumuz genelde insanlık sömürü çarkının dişlileri arasında ezilemeye devam edecektir…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammed Maruf - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?