Reklamı Kapat

Hastalık sınavımız-2

Yine Hadid/25. ayet-i kerimede “kitabın/vahyin, toplumları ayakta tutan adaletin sağlanması için indirildiği” beyan buyrulur; mizan ve demirle birlikte...

Nahl/68-69. ayet-i kerimede “vahiyle” bal üreten arının, ürettiği balın tüm insanlar için şifa olduğu bildirilmiştir.

A’la/14-15. ayette; “Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer” buyrulur.

Tâhâ/124. ayette de “Kur’an’dan yüz çevirip, hükümlerine sırtımızı döndüğümüzde ise, dünyada da sıkıntılı/dar bir hayat olacağı” uyarısı yapılmaktadır.

Yine Nahl/112. ayette şükür halinde; güvenlik, huzur ve refahın, nankörlükteyse korku ve geçim darlığı uyarısı, örneği var...

Manevî/kalbi hastalıklarımız, bedeni hastalıklarımızdan daha önemlidir. Zararları daha büyüktür. Hatta bedeni hastalıkların birçok yararları da var. Kalbi hastalıkların ise hep zararı var. Hem sahibine hem de başkalarına... Dünya sevgisi, hırs, haset, düşmanlık, yalan, kibir gibi manevî/kalbi hastalıklar dünyayı karartıyor, yakıyor... Bedeni hastalıklar kolay anlaşılıyor, algılanıyor. Tedavi ihtiyacı da bulunuyor. Ancak, kalbi hastalıklara müptela olan bunların farkında bile olmayabilir. İşte asıl felâket bunda. Manevî hasta, tedaviye muhtaç olduğunun farkında değil ki çare arasın... Bedeni hastalıkların dünyada da ahirette de yararları vardır. Kalbi hastalıkların ise hem dünyada hem de ahirette zararları vardır. İçki sarhoşu ayıkır, farkındadır, uyanır. Ancak “vehn”/dünya tutkunluğuna müptela olan daha zor ayıkır, uyanır... Belki de ancak ölümle uyanır.

Şayet bedeni hastalığımızda güzel şeylerin tadını almayıp, kaçtığımız gibi manevi hastalığımızda iman, İslâm vb. gibi nimetlerden kaçacak duruma düşersek halimiz nice olur? Bu, terazimizin bozukluğudur Allah korusun. Bu halde Rabbimizin sevdiklerinden nefret edip, düşmanlarını sevebiliriz de... Hak ile batılı ayırt edemeyiz.

Kalbimiz aydınlatıcı, diriltici ilahi mesajlara ne kadar açık? Gözlerimizden, kulaklarımızdan kalbimize hangi mesajlar giriyor? Aydınlatma mı, karartma mı daha çok? Farkında veya derdinde miyiz? Bizi kuşatan cihazlardan ne kadar olumlu, ne kadar olumsuz mesajlar giriyor kalbimize?! Ne yazık ki, büyülü elektronik cihazlarla kuşatıldık; esaretteyiz. Farkında da değiliz. Robotlaştırılmak isteniyoruz...

Fıtratımız bozulur ise her şeyi ters görür ve değerlendirebiliriz!? Bu yaygınlaşırsa o zaman çoğunluğumuz temyiz yeteneğini yitirdiğimiz için tercihlerimiz, seçimlerimiz genellikle yanlış olacaktır. Bu büyük bir felaket olabilir. Tarih, azgınlaşan toplumların kalıntıları ile gözlerimizin önündedir.

Hem hastalıklardan acı duyuyor, şikâyet ediyor, hem de ilaçlardan (Kur’an ve sünnet) kaçıyoruz. Batıl yollara sapıyoruz. “Nereye gidiyorsunuz” (Tekvir/26).

Günahlarımız, manevi hastalıklarımızdır. Böyle olunca da bedeni hastalıklarımıza da bu “kalbi” olanlar neden olabiliyorlar.

Günahlarımız manevi mikrop veya virüslere benzetiliyor. Kalbi hasta ediyor, karartıyor, paslandırıyor. Bu halde kalbin sahibi her şeyi yanlış görür, yapar. İlaç ise tefekkür, zikir, istiğfar ve iyilikler... Kalbimizi arındırıyor, aydınlatıyor. Hastalarımıza dua, hizmet, sevgi ve ilgimiz ilaç gibidir.

Bedeni hastalıklarımızın ilaçları pahalı ve yan etkili. Manevi olanlarınki ise parasız ve yan etkisizdir. Ancak, manevi hekim sahte, sapık ve sömürücü olursa bunun zararı hem dünyevi, hem de uhrevi felaket boyutunda olabilir.

Manevi hastalıkların tedavisi ihtiyacından tasavvuf, tekke, tarikat kavramları doğmuştur. Hem tıp hekimlerine hem de “manevi hekim” konumundaki gerçek mürşitlere muhtacız. Şu da bir gerçek ki, her meslekte olduğu gibi bu alanlarda da istismarlar olabiliyor. Bu, tıbbın, tasavvufun reddini gerektirmez ki...

Rabbimizden dünyada ve ahirette af ve afiyetler dileklerimizle...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bahaddin Elçi - Mesaj Gönder

# Allah

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?