Reklamı Kapat

Bağımsızlığın şartı

Bireysel düzeyde bağımsızlık farklı anlamlarda değerlendirilerek yorumlanabilir. Hatta bireyin bağlı olduğu şartlar ve ortamlar bağlamında bağımsızlığın içeriği bile değişkenlik gösterebilir. Ergin olmuş (reşit ve mümeyyiz) bir kimseyle bu niteliği elde edememiş bir kimsenin, sahip olduğu hak ve yetkileri kullanabilmesi bazı şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Miras yoluyla mal sahibi olmuş on yedi yaşındaki bir kimse kendisine ait bir taşınmazı (arsa, tarla, daire veya gemi), mağazada takım elbise, kitapçıda kitap, markette tereyağı vb. aldığı gibi alamaz. Bağımsızlığı tartışmasız kabul edilse de, hukuki bakımdan bazı şartlar öngörülmek suretiyle sınırlandırılmıştır.

Yine toplum karşısında, aynı zamanda devlet karşısında, ilke ve kuram bağlamında birey bağımsız bir varlık ya da konuma göre özne sayılır. Ancak ilişkilerinde, davranışlarında, yaşayış tarzında, sahip olduğu birtakım hak ve özgürlükler bakımından bağımsızlığı bazı şartlar, yerine göre sınırlamalar veya kayıtlar çerçevesinde kabul edilir ve kullanılabilir.

Bağımsızlığa sahip olma ya da onun elde edilmesinin şartları ve unsurlarıysa başlı başına ayrı bir olgu, konu ve sorundur.

Bağımsızlık, birden fazla bireyin ya da insanın bir araya geldiği en küçük birlikten, sözgelimi aileden, gruba, kabileye, topluluğa, topluma, millete, milletlere ve bütün bunların örgütleşme biçimlerine göre farklı anlamlar, şartlar ve unsurlar içerir. Bu şart ve unsurları, kısaca, toplumsal, kültürel, siyasi, hukuki ve iktisadi başlıklar altında somutlaştırmak mümkündür, hatta zorunludur da. Zaman içinde, tarihin çeşitli dönemlerinde bunların bir kısmı ortadan kaldırılmış, engellenmiş, sınırlandırılmış veya işlevsiz hale getirilmiş olabilir. Ancak, bağımsızlık olmadan, ne bireyin, ailenin, topluluğun, kabilenin, toplumun, milletin ve devletin varlığından söz edilemez. Eksik, sınırlandırılmış, engellenmiş, işlevsiz hale getirilmiş olması ayrı bir konudur ve tartışılması zorunludur.

Bağımsızlığın elde edilmesinde, elde ettikten sonra sağlanmasında, gerçekleştirilmesinde ve sürdürülmesinde, bağımsızlık bilinciyle birlikte bilginin, bilimin, düşüncenin ve bunların gerektirdiği davranışın varlığı belirleyicidir.

Genel bir gözlem ve tespit yapıldığında, Avrupa’da Yeniçağ olarak ortaya çıkan ve süren evrenin belirgin ve başat niteliği “bilgi” ve bilimler ile bunların uygulamaya aktarılması demek olan teknik ve teknolojinin, adeta ölçü düzeyinde benimsenmesi, gereğine göre davranılması olduğu söylenebilir. Üretilen yeni bilgiler ışığında toprağın mülkiyetinden işlenmesine, çeşitli sanat ve zanaatların geliştirilmesinden Sanayi Devrimi’ne, bireyin, toplumun ve çeşitli iktidarların yeniden tanımlanmasından bu tanımlamalara uygun yeni kurumların oluşturulmasına kadarki süreçte meydana gelen çatışmalar sonuçta bir dengeye kavuşturulabilmiştir. Kendi içinde ortaya çıkan çatışmalar, savaşlar, uzlaşmalar yanında, kendi dışında izlemesi gereken yöntem ve yollar, üretilen bilgi ve bilimler ile teknolojinin birer uygulama örnekleri kabilinde görülmüştür, denebilir.

Buna karşılık, özel olarak İslam ülkeleri, bağımsızlık şart ve unsurlarını bir bütünlük içinde kavramayı gerçekleştirmediği, sadece belirli alanlarda nispeten elde ettiği bağımsızlıklarla yetindiği için, kaçınılmaz olarak, örnek olarak zikrettiğimiz Avrupa, genel olarak Batı bağımsızlıklarının kendi varlıklarının devamını sağlayıcı şart ve unsurlar haline gelmişlerdir. Bunların siyasi bağımsızlıkları, ister istemez, Batı bağımsızlıklarına bağımlı, onlardan icazet almadan hareket edemez bir konuma hapsedilmişlerdir. Kendi içlerinde de, birbirlerini istismar eden, birbirlerini hâkimiyet altına almaya uğraşan, birbirlerini sömüren bir mekanizmaya dönüşmüşlerdir. Bir bakıma, Antik Yunan dünyasında bir süre örnek gösterilen Sparta’da olduğu gibi, sıkı eğitimin bir gereği olarak şart koşulan “hırsızlık” alıştırmasında yakalanana ceza verilmesinde olduğu gibi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Kıllıoğlu - Mesaj Gönder

# Sanayi

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?