Reklamı Kapat

Hz. Adem (a.s.) yaratılan ilk insan mıdır?-ıı

Allah-u Teâlâ, Hicr Suresi’nde insanın topraktan yani balçıklı çamurdan yaratıldığı, şeytanın itirazı ve mühlet istemesi hakkında şöyle buyurmaktadır:

“Yemin olsun ki! Biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık. Cinleri de daha evvel zehirli ateşinden yaratmıştık (Cânn, cinnin babası İblis’tir).

Hatırla ki, bir vakitler Rabbin meleklere, ‘Ben kuru çamurdan, şekillenmiş balçıktan bir insan yaratacağım! Onu düzelttiğim ve kendi ruhumdan ona üfürdüğüm vakit, siz hemen onun için secdeye kapanın!’ demişti. Bunun üzerine bütün melekler (eğilerek) toptan secde ettiler. Yalnız İblis müstesna! O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi. Rabbi, ‘Ey İblis! Sen, niye secde edenlerle beraber olmadın?’ dedi. İblis, ‘Ben, senin kuru bir çamurdan, şekillenmiş balçıktan yarattığın insana, secde edecek değilim!’ cevabını verdi. Allah Teâlâ, ‘O halde, hemen cennetten çık! Çünkü kovulmuşsun! Ve bu lanet, kıyamet gününe kadar senin üzerindedir!’ buyurdu.

İblis, ‘Ey Rabbim! Öyleyse, bana insanların kabirlerinden kaldırılacakları güne kadar mühlet ver!’ dedi. Allah Teâlâ, ‘Sen, malûm vaktin gününe (yani Birinci Sûr üfürülünceye kadar) mühlet verilenlerdensin!’ buyurdu. İblis, ‘Ey Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki ben de muhakkak surette, yeryüzünde onlara, (günahlardan) süslemeler yapacağım ve onların hepsini mutlaka azdıracağım! Ancak içlerinden ihlâslı kulların müstesna!’ dedi.

Allah Teâlâ buyurdu ki: İşte bu (koruması) üzerime olan dosdoğru bir yoldur. Evet! Hakikaten benim kullarımın üzerinde senin hiçbir hükmün yoktur. Ancak azgınlardan sana uyanlar müstesna!” (Hicr Suresi, 26-42).

Nisa Suresi’nde ise, “Ey insanlar! Sizleri bir tek kişiden (Adem’den) yaratan, ondan da eşini (Havva’yı) vücuda getirerek, ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun…” (Nisa, 1) buyrulmaktadır.

Gerek Bakara Suresi 30-38, gerek Sad Suresi 71-76, gerek Hicr Sûresi 26-42, gerekse Nisa Sûresi 1’inci ayetlerden anlaşılmaktadır ki, Hz. Adem’in yaratılışı, meleklere arz edilişi, meleklerin itaati, ateşten yaratılan şeytanın topraktan yaratılan yeni türe yani Hz. Adem’e isyanı, cinlerin, şeytanın ve yeryüzünün (Bakara, 30) insandan önce yaratılması büyük bir imtihanın parçalarıdır; bu yüzden önemli görülerek detaylı anlatılmıştır.

“Ey insanlar! Sizleri bir tek kişiden (Adem’den) yaratan, ondan da eşini (Havva’yı) vücuda getirerek, ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun…” (Nisa, 1) ayetinde bir tek kişinin yaratıldığı, ondan eşinin yaratıldığı; bu ikisinden de (Hz. Adem ve Havva) erkekler ve kadınların çoğaldığı açıkça anlatılmaktadır. Ayet-i kerimede, “Sizi bir tek kişiden (min nefsin vahide)” yarattığını beyan etmiş, ondan da eşini, ikisinden de diğer insanların çoğaldığından bahsetmiştir. Hz. Adem’in yaratılışı ve tanıtılışı hengamında Adem Aleyhisselam’dan bahsedilirken “tekil” ifadeler kullanılmıştır.

Yeryüzünde Adem’den önce insanlar var olsaydı, yani Hz. Adem ilk insan olmamış olsaydı, bu hadise, var olduğu iddia edilen insanların Adem Aleyhisselam’ın yaratılışına kadar Allah-u Teâlâ’nın emrine muhatap olmadan bir süre yaşamasını muhtevidir. “… Biz peygamber göndermedikçe kimseye azap etmeyiz” (İsra, 15) ayetine göre azap görmeyecek bir topluluğun daha yaratılışın ilk aşamasında var olması dinin ve peygamberin olmadığı bir dönemin varlığını iddiadır ki bu deistlerin ekmeğine yağ sürmek olacaktır. “Adem’in babası vardır, ondan önce insanlar yaşamaktaydı” diyen sözde ilahiyatçılar bunu hiç akletmiş midir?

Tam aksine Hz. Adem’den önce tebliğe muhatap olmayan bir insan grubunun olamayacağının en büyük delili, “Eğer küfrederseniz bilin ki Allah size muhtaç değildir ama kulları için küfre razı olmaz” (Zümer, 7) ayetidir. Allah-u Teâlâ, yarattığı arzında kendi hükmünün dışında hayat sürdürülmesine razı değildir. Allah-u Teâlâ’nın ilk insanla birlikte kendini tanıtması, hükmünü koyması ve kendi hükmüne davet edilmeyi emretmesi, ilk insanla birlikte imanı emretmesi mantıklı olandır. Bu da ilk insanın aynı zamanda ilk peygamber olmasını mucibdir.

Bazıları da Hz. Adem’e baba bulabilmek, O’ndan önce insanlar var diyebilmek için Kur’an-ı Kerim’deki, “Gerçekten Allah, Adem’i, Nuh’u, Âl-i İbrahim’i, Âl-i İmrân’ı bu âlemler üzerine seçkin kıldı (peygamberleri onların neslinden getirdi)” (Al-i İmran, 33) ayetini istismar etmekte ve Allah, “Nuh’u, Al-i İbrahim’i ve Al-i İmran’ı var olan insanlardan seçti, peki Adem’i nasıl seçti, demek ki daha önce insanlar vardı ki onlar arasından Adem’i seçti” gibi bir argüman geliştirmeye gayret etmektedirler.

Allah-u Teâlâ, peygamberlerini insanlar arasından seçer. Diğer peygamberleri seçtiği gibi Adem’i de seçmiştir. Seçimde kaç kişinin olduğunun ne önemi vardır? Kur’an-ı Kerim’de Hz. Adem’in ondan da eşi Havva’nın yaratıldığı (Nisa, 1 vd.) anlatılmaktadır. İşte bu ikisi arasından Hz. Adem’i peygamber seçmiştir. Kaldı ki Al-i İmran 33’üncü ayette sayılan peygamberlerin hepsi erkektir. Adem’in seçilmesi/tercih edilmesi, “Ey Resulüm! Senden önce de kendilerine vahiyde bulunduğumuz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik…” (Nahl, 43) ve Enbiya 7 ve Yusuf 190 gibi benzer ayetlere uygundur.

Kur’an-ı Kerim’de meleklerin hâlihazırda var olduğundan, şeytanın var olduğundan, cinlerin insandan önce yaratıldığından (Hicr, 26) bahsedilmektedir. “Muhakkak ben yeryüzünde (benim emirlerimi tebliğ ve infaza memur) bir halife yaratacağım” (Bakara, 30) ayetinden de anlaşıldığı gibi Hz. Adem yaratılmadan önce yeryüzünün de var olduğu açıktır. Kur’an’ın beyanına göre en son yaratılan insanoğludur.

“Hani Rabbin meleklere: ‘Muhakkak ben yeryüzünde (benim emirlerimi tebliğ ve infaza memur) bir halife yaratacağım’ demişti; melekler, ‘Orada bozgunculuk yapacak, kan akıtacak birini mi var edeceksin? Oysa biz seni yüceltiyor ve seni devamlı takdis ediyoruz’ dediler. Allah, ‘Ben şüphesiz sizin bilmediklerinizi bilirim’ dedi” (Bakara, 30) ayetinde meleklerin, “Bozgunculuk yapacak, kan akıtacak birini mi var edeceksin?” ifadesinden “yeryüzünde Hz. Adem’den önce insanlar vardı” anlamı çıkartmaya çalışanlar, insan türünden önceki başka varlıklara dayalı olarak bilgi birikiminin ve deneyimlerin var olduğunu idrak edememesi ilginçtir.

Ayetin devamında, “(Allah) Adem’e bütün isimleri öğretti. Sonra onları meleklere arz ederek, ‘Eğer sözünüzde sadıksanız bana şunların adlarını söyleyin’ buyurdu.

Melekler, ‘Biz seni tenzih ederiz. Senin öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Muhakkak her şeyi bilen hâkim ancak sensin’ dediler.

(Allah) ‘Ey Adem! Onlara eşyanın adlarını haber ver’ buyurdu. Adem eşyanın adlarını haber verince, Allah, ‘Ben size demedim mi idi ki, göklerin ve yerin gaybını ben bilirim. Açıkladığınız ve gizlediğiniz her şeyi de ben bilirim!’ diye buyurdu” denilmek suretiyle meleklerin diğer varlıklardaki tecrübelerine dayanarak bu yeni tür hakkındaki değerlendirmesinin isabetsiz olduğu bildirilmiştir. Bunun üzerine meleklerin insana saygı secdesi yaptığı anlatılmaktadır.

Eğer meleklerin bu ifadesi, kesin bilgiye, bu türü görüp gözlemlemeye dayalı olmuş olsaydı yani insan türü var olmuş olsaydı bu denli yanılmaları söz konusu olmazdı. Ortada daha önce hiç benzerine rastlanmayan, özgür irade sahibi, yaratılış maddesi (toprak), bilgi sınırları ve refleksleri o an öğrenilen bir türden bahsedilmektedir. O yeni türün ilki Hz. Adem’dir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder

# Allah


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?