Bu tarife bizi aşar!

2021’in son hediyesi olan elektrik ve doğalgazdaki yüksek oranlı zamlar, hem hane halkını hem de üreticileri olumsuz etkiledi. Fiyat artışları son bir yıllık dönemde “ödeme gücü”nü aşan boyutlara ulaştı. TMMOB tarafından incelenen elektrik fiyatları “konutlarda %72-158, ticarethane ve sanayilerde %159, tarımsal sulamada %120 oranında” artmıştır. TÜİK TÜFE oranı %36 iken elektrik fiyatları %75-160 oranında olması, bu tarifenin herkesi aşan boyutlara ulaştığını gösteriyor.

Şirketler Kollanıyor

Son 20 yılda inşaatla büyümeyi hedefleyen anlayış inşaat şirketlerini kolladığı gibi şimdi de elektrik şirketlerinin kollandığı iddia ediliyor. Halen sürdürülen “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması” (YEKDEM) ile kamu kaynaklarından milyarlarca liranın özel elektrik şirketlerine aktarıldığı belirtiliyor. EPİAŞ Ocak ayında teklif edilebilecek en yüksek fiyatın 134,5 kuruş/kWh olduğunu açıklamışken, EPDK’nın elektrik fiyat tarifelerinde yer alan enerji bedellerini bu rakamlardan çok daha yüksekte tutması bunun göstergesi olmuştur.

Kademeli Faturalandırma

Meskenler için kademeli tarife belirlenmesi ise diğer olumsuz gelişmedir. Buna göre, “meskenlerde alçak gerilim (AG) tek zamanlı abone grubu tarife faturaya esas günlük ortalama 5 kWh (150 kWh/ay) tüketim miktarı altındaki elektrik birim fiyatlarına %50; günlük ortalama 5 kWh tüketim miktarı üstündeki elektrik birim fiyatlarına da %125 zam yapılarak” hayat standardına aykırı bir adım atılmıştır. Çünkü “Türkiye’de 4 kişilik bir hanenin aylık asgari elektrik tüketimi 230 kWh’dir”.

Kullanım Dışı Bedel

Hayat standardını dikkate almayan sadece elektrik fiyatları değil, doğalgaz fiyatları da olmuştur. BOTAŞ’ın gaz satış fiyatları; Ocak 2022’de yapılan yüksek oranlı zamla, “konut aboneleri için %47, ticari işletmeler ve küçük sanayi işletmeleri için %76, büyük sanayi işletmeleri için %345, elektrik santralleri için %290 artmış”tır. Zamların yanı sıra “özel doğalgaz dağıtım şirketlerinin BOTAŞ’tan aldıkları gazın fiyatına ekledikleri ve sürekli artan sistem kullanım bedelleri de artmış”, tüketicinin ödediği tutarın üçte birine ulaşmıştır.

Zamların Zamanlaması

Zamların oranları kadar zamanlaması da manidardır. Çünkü EPDK, “mevzuat gereği elektrik fiyatlarını, üçer aylık periyotlarla yılda 4 kez düzenleme yetkisi”ne sahip olduğu halde, 1 Ekim 2021’de bu yetkiyi kullanmamış, zamlar yılın son günü açıklanmıştır. Eğer elektrik fiyatlarına yapılan zamlar “Aralık başında açıklansaydı kamu çalışan ve emeklilerin maaşlarına enflasyon verileriyle yansıyacaktı!” Elektrik ve doğalgaz zamlarının yürürlük tarihi 1 Ocak 2022 olunca bu yüksek artışlar enflasyon hesabının dışında kaldı. Böylece “yapılan maaş-ücret zamlarının önemli bir kısmı, yapılan zamlarla geri alınmış” oldu.

Sektörel Olumsuzluklar

Enerji zamları, hem gündelik yaşamı ve hem üretimi olumsuz etkilemiştir. Tarım ve gıda sektörü, mazot, gübre, ilaç, yem, tohum gibi temel girdilerde %70 oranlarında dışarıya bağımlı olmakla birlikle bu zamlarla üretim güçlüğü çekmektedir. Doğalgazın sınai girdi olduğu sanayi tesisleri, %345 oranındaki fiyat artışlarını maliyetlerine ve ürün satış fiyatlarına yansıtmasıyla hayat pahalılığı katlanarak artıracaktır.

Maliyetleri artıran diğer bir unsur ise, taşımacılık sektöründe son bir yıl içinde akaryakıt bayi satış fiyatlarının “kurşunsuz benzinde %79, motorinde %92,8, otogazda %124,9 oranında artış göstermesidir. Bu artışların nedenleri, “dünya petrol fiyatlarındaki  hareketlilik, TL’nin hızlı değer kaybı ve petrol ürünlerine uygulanan yüksek vergiler” olsa da, kendi kendine yetebilen ülke olma çizgisinin kaybedildiğini de göstermektedir. Enerjiye hem yüksek zam uygulayıp hem de kısıtlama yapmak plansızlığın bir faturasıdır.

Zor Günün Dostu

Sanayici, hane halkı ve geleceğimizin teminatı olmak, kaşıkla verilenin kepçeyle alındığı bir ekonomiyle mümkün değildir. Hızla artan fiyatlar karşısında düşük ücretleri, dar gelirlileri “yaşanabilir” bir düzeye taşımak sosyal devlet gereğidir. Bu noktada devlet kurumlarının esas görevi, piyasalara ve şirketlere hizmet etmek değil, halkını korumaktır.

Akaryakıt zammını vergiden mahsup edildiği gibi benzer örneklere ihtiyaç vardır. Konutlarda elektrik, doğalgaz ve suda KDV oranı %1’e düşürülmelidir. Faturalarını ödeyemeyenlerin elektrik, gaz ve suyu kesilmemeli, hayat standardını içeren kısımları kamu destekleriyle karşılanmalıdır. Halkımızın zor gün dostu olmalıyız aksi takdirde, hem dünyanın gelişmiş 20’nci ekonomisi hem dünya sefalet sıralamasında 22’nci olma gururunu(!) birlikte yaşamaya devam ederiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Muhammed Alparslan - Abicim saygılar yazılarını her hafta beğenerek ve ilgiyle okuyorum bu haftaki yazın gerçekten harika.

Adamlar zam yapıyor 5li çeteye oradan kendi ceplerine indiriyorlar, seni beni düşünen yok Dünyanın çivisi çıkmış bir an önce Adil Ekonomik Düzen İslam Nizamı farz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Ocak 20:58
01

Veysel Kalkan - Ellerinize sağlık, çok güzel bir yazı olmuş.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 27 Ocak 00:15


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?