Reklamı Kapat

Ey yolcu, bu yolculuk nereye?

Kimin yolculuğa çıktığını duysam hemen yolcu duası isterim. Geçen yine bir arkadaş yolculuğa çıkacağını haber edince dua istedim. Dua listesini çok uzun tutma bir saate varacağım dedi şakayla.

Doğru ya artık hız çağındaydık. Günler sürecek olan yolculuklar uçakla birkaç saat sürüyordu. İnsanın dünya hayatındaki yolculuğu boyunca yolculuğun biçimi de değişmişti.

Evet, insan yolcudur.

Dünya, yolculuğun yapıldığı yerdir.

Madem yol ve yolcu var. Bir de varılacak bir yer olmalı… Peki, insan nereden gelmiş nereye gitmektedir? Nereye gitmeyi amaçlamaktadır?

Evvel zaman içinde tekerleğin icadıyla medeniyetin başladığını söylerler. Demek tekerleğin icadıyla hem yolculuk hem medeniyet başladı… 

Zaman içinde çok çeşitli araçlar ürettik. Her bir araç yolculuğumuzu hızlandırmak içindi. Ata binerdik… Attan indik, arabalara, trenlere bindik.

Kara yetmedi. Balıklara özendik de gemilere bindik. Uçsuz bucaksız okyanuslara bıraktık kendimizi. Yeni kıtalar keşfettik. İçimizden bazıları keşfedilen kıtalara medeniyet taşıdığını söyledi(!)

Kuşlar gibi hür olmak istedik de uçaklar üretip gökyüzüne yükseldik. Gökyüzüne yükselmekle medeniyetin ilerlemesi arasında bir bağ var sandık da yanıldık.

Dünya da yetmedi. Uzaya diktik gözümüzü. Uzay mekikleri üretip uzay çağını başlattık. Hep hızlandık ama ileri gittik mi?

Şimdi hız çağındayız. Araçlar yetmiyor artık. Oturduğumuz yerden her şeye yetişmek istiyoruz. At değil, uçak değil… Artık aracımız internet, sosyal medya, dijital platformlar… Artık dijital dünyanın dijital yolcularıyız.

Peki, nereye varacağız?

İlk tekerleğin üretilmesi medeniyeti başlattı da medeniyeti devam ettirebildik mi? İnsanlık birkaç asır önce medeniyet ile yani insana verdiği ile ölçülüyordu. Ürettikleri ondan insanlığını almıyor aksine şahsiyet kazandırıyordu.

Medeniyetin olduğu yolculuklarda insanlık insana veriyordu. Şimdiki yolculuğumuz insana bir şey vermiyor aksine insandan eksiltiyor, insandan alıyor.

Öylesine hızlı bir çağdayız ki birçok şey parmağımızın ucunda. Oturduğumuz yerden dünyanın öbür ucunda olan gelişmelerden haberdar olabiliyor, bir araya gelemediğimiz insanlarla konuşabiliyor, iş yapabiliyoruz. Ama sokağımızdaki, yan kapımızdaki insanın halinden bihaberiz.

“Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar” diyordu ya hani Mehmet Akif... Medeniyeti konuşmuyor artık insan. Medeniyet aramıyor. Yolculuklarımız medeniyet taşımıyor.

Artık ölçümüz medeniyet değil hız...

Yola çıkandan yolcu duası istenir demiştim ya hani…

Şimdi soruyorum size dünya hayatındaki yolculuğumuzdan hangi duayı istiyoruz?

Medeniyet mi? Hız mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selime Sümeyye Abatay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

MuhammedAlpasln - Batı bile medeniyeti bizden almışken üstelik bu neyin kaybedilişi ayağa kalkmak lazım, Adil Ekonomik Düzen şart Kalpler Allah Allah diye atmadikca Nefisler ayaklar altına alınıp cignenmedikce nasıl çıkacak karanlıklar aydınlığa

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Ocak 16:21


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?