Reklamı Kapat

Milletvekili maaşları çok mu, az mı?

Milletvekili maaşları gerçekten az!

“Yahu Adnan bey, emekli maaşları şu kadarken, asgari ücret bu kadarken, millet iş bulamazken, pahalılık, geçim zorluğu zirve yapmışken milletvekili maaşları nasıl oluyor da az oluyor?” itirazınızı duyar gibiyim!

Siz de haklısınız hem de çok haklısınız ama hemen kızmayın lütfen! Müsaadenizle anlatayım…

***

Şimdi, geçenlerde milletvekili maaşları söz konusu edildi. Acaba milletvekili maaşları da ‘enflasyon’ oranında artacak mıydı? Yani, yüzde 30 küsurlar civarında bu artış sağlanacak mıydı?

O arada bir eski milletvekili, milletvekili maaşlarının 25 bin TL dolayında olduğunu, yeni artışla birlikte 30 küsur bin TL olacağını dile getirdi. Bir de teklifte bulundu; “Gelin vekillerimiz bu artışı almasınlar, feragat etsinler!”

İzninizle şu gerçeği ifade edeyim;

Ey okur, milletvekili maaşları gerçekten az! Şunlardan dolayı;

* Milletvekilleri seçim bölgesine arabası ile gitmek zorunda. Gittiği yerlerde teşkilattan da kişiler olur ve bu vekil tüm masrafları kendisi karşılar. 

* Düğün, sünnet, kermes gibi etkinliklere de katılmak zorunda milletvekili. Bu etkinliklerde elini cebine atmak zorunda. Takı takmak zorunda. Tüm bunları cebinden harcamak durumunda.

* Milletvekili tüm bu programlara giderken iyi giyinmek zorunda.

* TBMM’de vekilin hemen her gün misafirleri olur. Bu misafirlerin çay, kahve, yemek ikramları vekillerin omuzunda. Çay, ayran, su, soda ve yemek ısmarlamaz ise bu vekilden daha cimrisi yoktur! Bu masrafların tümü yine vekillerin cebinden!

* Yine milletvekilinin seçim bölgesinden hastası gelir, ona hastane bulur, gerektiğinde konaklama masraflarını karşılar.

* Milletvekili yolda kalan seçmenlerinin ulaşım masraflarını karşılamak durumundadır.

* Madalyonun öteki kısmına da bakmak lazım; Bürokrat yani atanmış kişi hemen her gittiği yer için tüm masraflarını devlete karşılatmaktayken, seçilen milletvekili tüm bu harcamaları yüklenmek durumundadır.

* Bürokratların makam arabası, bussines class uçak biletleri, artı benzini, telefonu, çayı, şekeri, yemeği, meyvesi, eti, sütü devletten karşılanırken milletvekillerinin bu seçenekleri yok!

* Bürokratların ferah çalışma imkanları, geniş ofisleri, hizmetlerine verilen sekreter, şoför, hizmetçiler olmasına karşın vekillerin yanında danışmanları haricinde kimse yoktur.

* 3-5 yerden maaş alan bürokratlara bakıldığında, milletin vekillerinin aldığı maaşın göze batmaması lazım. Bunu savunacak olan da TBMM yönetimidir.

***

* Hülâsa; milletvekilinin arkasında sağlam bir sponsoru yoksa, yani bir fabrikası yoksa, sağlam bir geliri yoksa, aileden zengin değilse devletin verdiği maaşla geçinmesi imkansızdır! Borçla yaşar o milletvekili. Ya da seçim bölgesinden hemşerileri geldiğinde yemek ısmarlamamak için Meclis’te köşe bucak saklanır, kaçar! Şaka yapmıyorum, gerçek budur! İnanmayan tanıdığı milletvekillerine sorabilir…

ANLAYANA SİVRİSİNEK

bir elli yıl yürüdüm

sağıma soluma önüme arkama bakmadan

ve doğru yanlış umursamadan

şimdi belim büküldü

hep hamalıyım dünyanın yükü buna sebep

belli ki biraz da sürüneceğim

belki böyle böyle dünyayı öğreneceğim

sonra mı işte ondan sonra hazırım uçmaya

Selami Güder

[email protected]

BİZ GAZETEMİZİN ANCAK HADİMİ OLABİLİRİZ!

* Zülfer Erol: “Hak dava Millî Görüş’ün gür sesi Millî Gazetemiz 50. hizmet yılına girdi. Bu münasebetle, çok şey söylendi/yazıldı. Daha da söylenip/yazılacaktır.

Gazetemizin kurucularından muhterem Hasan Aksay ağabeyimiz, 50. yıl makalesinde; ne zahmetler çekildiğini, buna karşılık duyulan heyecanı anlattı.

Millî Gazete’nin çıktığı dönemde bu heyecan sadece gazeteyi neşredenlerde değil, taşrada da yaşanıyor idi. Zira gazeteye duyulan ihtiyaç Millî Görüş’ün siyaset sahnesine çıktığı günden itibaren kendisini hissettiriyor ve bir başlangıç yapılması bekleniyor idi.

Bilâhare, gazete merkezleri genel olarak İstanbul’da olduğu cihetçe, bizim gazetemizin de İstanbul’da neşredilmesi uygun mütalâa olundu.

O günlerde işin taşradaki meraklıları da “Ne zaman, ne zaman?” diye İstanbul’daki ağabeylerden haber beklemekte idi. Hasan Aksay imzalı mektup, bu meyanda bize gönderilmiştir.

O günden itibaren bizler, mektupta istendiği şekilde gazetemize hizmet etmeye başladık ve elhamdülillâh devam ediyoruz.

* İlk nüshadan itibaren okuyucu, okutucu olarak, * 1970’li yıllarda fahri muhabirlik yaparak, * 1981-1991 yıllarında Balıkesir büro temsilcisi olarak; haber, ilân-reklâm, abone, gazete dağıtımı hizmetleri, * 1992-2002 yıllarında İstanbul’da koordinatör olarak, * Millî Gazete ailesinden olup, Balıkesir’e teşrif edenlere ev sahipliği yaparak, * Halen fahri muhabirlik hizmetinde bulunarak…

Allah (C.C.) Erbakan Hocamıza rahmetler eylesin, mekânı cennet olsun. Amin. Biz gazetemizin ancak hadimi olabiliriz ve olmaya gayret ediyoruz. Cenab-ı Hak, daha nice 50. yıllara imkân lütfetsin, Kur’an nizamının kurulduğunu görmeyi bizlere nasip buyursun.”

* İrfan Yıldız: “40 yıla yakındır Millî Gazetemizi hatmeden birisi olarak, hayata dair ne varsa, en az yüzde ellisini gazetemizden öğrendim. Millî Gazete; bir okul, ekol, şuurlandırma istasyonu, olduğu yere şeytanın giremediği bir siper olarak 50 yıldır görevini en iyi şekilde yapmaktadır. Rahmetli Erbakan Hocamızın; ‘Millî Görüş kıyamet sabahını görecek inşallah’ dediği gibi, Millî Gazetemizin de kıyamet sabahını görme duasıyla 50. yılımız mübarek olsun. Erbakan Hocamız başta olmak üzere, emeği geçen gelmiş, geçmiş, gelecek herkesi sizlerin şahsında tebrik ederim.”

* Muzaffer Özdemir: “Adnan bey selamlar. Millî Gazetemizin 50. kuruluş yılını kutlar, nice yıllar hizmet etmesini Allah’tan niyaz ederim. Ben, 1978’den beri Millî Gazete abonesiyim.  1979’dan beri Millî Görüş partilerinde görev yaptım. Çalışmalarınızda başarılar dillerim.”

***

(Gazetemizin 50. yıl dönümü dolayısıyla bana ulaşan mesajları yayımlamaya devam edeceğim…)

İMRENİYORUM!

* Yürüyen merdivenlerde öyle durup dikilirken, hemen solumdan tıkır tıkır yukarıya doğru yürüyenlere, imreniyorum!

* Her gün 20 bin adım yürüyenlere, imreniyorum!

* Kar yağdığında hafif bir eğim bulduğunda altına bir naylon, muşamba alarak kayak yapan çocuklara, imreniyorum!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

İrfan Yıldız - Adnan bey, milletvekillerinin maaşlarıyla ilgili fikrinize katılmakla beraber, bir ayrımı da yapmak lazım... O da şu ki; bu maaşları dahi "hak edenler" ve "hak etmeyenler"...

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 21 Ocak 15:18


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?