Reklamı Kapat

Emeklinin paraya ihtiyacı yok mu?

Başlığı görür görmez bazı okuyucularımın, ‘Bu soru da nereden çıktı. Her insanın bu şartlarda paraya ihtiyacı var’ dediklerini duyar gibiyim. Özellikle de medenileşmek, modernleşmek, bunun da ötesinde medeniyetin nimetlerinden faydalanmak gibi bir takım gerekçelerle kırsal kesimlerden insanların şehirlere göç ettirildiği bir dünyada parasız yaşamanın mümkün olmayacağını söylemeye ve tartışmaya bile gerek olmadığını biliyorum. Çünkü şehirler öyle bir hale geldi ki, adım atsanız paraya ihtiyacınız var. Bunun da ötesinde evinizden çıktığınız andan itibaren eliniz cebinizden kolay kolay çıkmıyor. Kısacası, elbette emeklilerinde paraya ihtiyacı var. Hem de insanca yaşayabileceği bir gelire ihtiyaçları var. Hatta kültürümüzün bir gereği olarak çocuklar babalarını büyük babalarını ziyaret ettiklerinde büyüklerinin ceplerine az ya da çok para koymasından mutlu olurlar. Özellikle torunlar bu konuda büyük anne ve babalarını ziyareti dört gözle beklerler. Torunlar bekler, dedelerinin verdiği para ile mutlu olurlar da büyükler torunlarını dizlerine oturtup, bir yandan da ceplerine imkanı nispetinde para koymaktan mutlu olmazlar m? Bu soruya ‘evet’in dışında bir cevap vermek mümkün değil. Ne var ki, kültürel mirasımızın bir devamı olarak hayata geçen bu davranışlar giderek büyüklerimizin mahkum edildikleri sefalet rakamı sebebiyle büyükler ellerini ceplerine sokamaz oldularsa bu durum mutsuzluğun sebebi değil midir?

Hemen belirteyim ki tüm bunları bir felaket tellallığı yapmak için sıralıyor değilim. Bir okuyucumdan aldığım mesaj tüm bunları bana yeniden hatırlattı. Okuyucum mesajında zamlı emekli maaşını aldığını, onca kopartılan gürültüye,  emeklimizi ve çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz açıklamalarına rağmen zamlı emekli aylığının 3 bin 600 liraya çıktığını belirtiyor. Bu arada asgari ücretin 4 bin 250 liraya çıkartılmış olmasını hatırlatarak ilan edilen asgari ücretin bile bir ay geçmeden açlık sınırı rakamının altında kaldığına dikkat çekerek, asgari ücretin 4 bin 250 lira olduğu bir noktada aldığı emekli aylığının 3 bin 600 lirada kalmasının mantığını birilerinin izah etmesi gerekmez mi,  diye soruyor.

Hemen belirteyim ki, öncelikli olarak asgari ücret kavramının terk edilmesi gerektiğini, bunun yerine insanca yaşama ücreti nitelendirmesinin devreye sokulması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü asgari ücret ülkemizde hep çalışanlara verilebilecek en düşük ücret olarak ilan edilmesine karşılık,  milyonlarca emeklinin asgari ücretin altında bir maaşa mahkum edilmiş olmaları söylenen ile yapılan arasındaki çelişkiyi ortaya koyuyor. Bu durumu izah için medyada çeşitli hesaplar ve listeler yayınlanıyor ve söz konusu asgari ücretle geçinmenin mümkün olmadığını vurgulamak için, “Bu asgari ücretle gel de sen geçin” başlıkları atılıyor. Bu hitap ülkeyi yönetme durumunda olanlara yönelik bir nitelendirme olsa gerek. Asgari ücretlinin insanca yaşamasının mümkün olmadığı rakamlarla gösterildiği gibi işin ikinci boyutunu da milyonlarca insanın emekli aylığının asgari ücretinde altında kaldığı gerçeği söz olduğuna göre sanıyorum asgari ücretin altında aylık alan emeklilerin aldıkları ile geçinmelerinin çok zor olduğunu, insanca yaşamaktan çok emeklilerin çile çektiğini  söylemek abartı olmasa gerek.

Hemen belirteyim ki, devletin imkanları olağanüstü şartlar sebebiyle yetersiz kaldığı için emekliler böylesine bir asgari ücretin altında aylığa mahkum ediliyorlar denebilir. Ancak, yapılan açıklamalara bakıldığında öylesine bir durum söz konusu değil. Çünkü açıklamalarda ülkemizin kısa zaman içinde 10 büyük ülke arasında yerini alacağı belirtiliyor. Eğer böyle ise önce emekli ve çalışanların insanca yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine kavuşturulması gerekmez mi? İnsanımızın gelirinden keserek onları yokluğa mahkum etmek pahasına güçlü ülke olunabilir mi? Hemen belirteyim ki elbette ülkemizin ihtiyacı olduğu durumlarda millet olarak her türlü fedakarlığın yapılması gerekir. Milletimiz bu hususta elinden geleni yapar. Ancak, ülkemiz pandemi gibi bir problemle boğuşurken ortaya çıkan ekonomik sıkıntılara karşı alınan tedbirlerde parası olanlara verilen destek dar ve sabit gelirlilerden kesilerek oluşturuluyorsa o zaman yapılan uygulamada bir terslik var demektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder

# emekli

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

E.emekli - Emekli sürünerek hükümete muhtaç olsun onun oyunuyla iktidar olsun sefasını sürsün bir çukalata alamasın torununa gelir adaletsizliğinin en başta devleti yönetenler suçlu 2008yılında emekli yasası.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Ocak 16:47


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?